ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, özel sosyal hizmet kuruluşlarına uygulanan idari para cezalarının muhasebeleştirilmediği tespit edilmiştir. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve ilgili mevzuat gereğince, bu cezaların gelir kaydedilmesi ve tahsil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bakanlık, bu konuda İl Müdürlüklerine yazılı talimat vermiştir; dolayısıyla cezaların muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarda izlenmesi önem arz etmektedir.

BULGU: Özel Sosyal Hizmet Kuruluşlarına Uygulanan İdari Para Cezalarına İlişkin Alacakların Muhasebeleştirilmemesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Bakanlığın denetim alanında olan özel sosyal hizmet kuruluşlarında yapılan denetimler sonucunda uygulanan idari para cezalarına ilişkin alacakların muhasebeleştirilmediği görülmüştür.
2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun “Müeyyideler” başlıklı 35/A maddesinde; gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarında yapılan kontrol ve denetimler sonucunda yönetmelikle belirlenen koşullara göre tespit edilen eksiklik ve aykırılıkların tespiti halinde il müdürleri tarafından aylık net asgari ücret tutarının on katından elli katına kadar idari para cezası verileceği ifade edilmiştir.
Aynı maddenin devamında; söz konusu idari para cezalarının, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bu süre içinde ödenmeyen idari para cezalarının kesinleşmesini müteakiben Bakanlığın bildirimi üzerine vergi daireleri tarafından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takip ve tahsil edileceği ifade edilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 17’nci maddesinde; 5018 sayılı Kanun’a ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen idari para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine bir hüküm bulunmadıkça, genel bütçeye gelir kaydedileceği, genel bütçeye gelir kaydedilmesi gereken idari para cezalarına ilişkin kesinleşen kararların, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderileceği ifade edilmiştir.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (ff) bendinde “Tahakkuk esası” kavramı; bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmesi olarak tanımlanmıştır.
Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 120- Gelirlerden Alacaklar Hesabının niteliğine ilişkin 51’inci maddesinde bu hesabın; mevzuatı gereğince gelir olarak tahakkuk ettirilen vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri, alınan bağış ve yardımlar ile diğer gelirleri ile bunlardan yapılan tahsilat veya terkinlerin izlenmesi için kullanılacağı ifade edilmiştir.
Vergiler ve diğer karşılıksız gelirler hakkındaki 23 numaralı Devlet Muhasebe Standardı’nda (DMS 23) para cezaları, karşılıksız diğer gelirler arasında sayılmıştır.
Yer verilen mevzuat doğrultusunda; özel sosyal hizmet kuruluşlarının denetimi sonucunda bunlara uygulanan idari para cezalarının öncelikle 120- Gelirlerden Alacaklar Hesabına kaydedilerek muhasebe sistemi içerisinde izlenmesinin sağlanması ve gelir kaydedilmesi, süresi içerisinde ödenmeyen ve kesinleşen idari para cezalarının tahsil edilmek üzere vergi dairelerine gönderilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemeler neticesinde Bakanlık taşra teşkilatınca, denetim alanında bulunan özel sosyal hizmet kuruluşlarına ilgili mevzuatınca denetimler yapıldığı, tespit edilen eksikliklere ilişkin idari para cezalarının uygulandığı, ancak bu idari para cezalarının muhasebeleştirilmediği, dolayısıyla mali tablolarda izlenemediği tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında; özel sosyal hizmet kuruluşlarına İdarece uygulanan para cezalarının muhasebeleştirilmesine ilişkin iş ve işlemlerin gereği için İl Müdürlüklerine yazılı talimat verildiği ifade edilmiştir.
Bu itibarla, Bakanlıkça özel kuruluşlara yapılan denetimler sonucunda tahakkuk ettirilen idari para cezalarının muhasebeleştirilmesi vasıtasıyla mali tablolarda izlenebilmesinin temini gerekmektedir.