ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, park ve yeşil alanların ecrimisil karşılığında yalnızca belirli kişilere kullandırıldığını ortaya koymuştur. İmar planlarında kamuya açık olması gereken bu alanların, 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı bir şekilde kullanıldığı tespit edilmiştir. İlgili mevzuat, park ve yeşil alanların belediyenin sorumluluğunda olduğunu ve bu alanların başka amaçlarla kullanılamayacağını belirtmektedir.

İncelemeler sonucunda, bazı taşınmazların yalnızca site sakinleri tarafından ecrimisil bedeli ödenerek kullanıldığı anlaşılmıştır. İdare, bu durumun mahkeme kararlarıyla desteklendiğini savunsa da, söz konusu kararlar park alanlarında ecrimisil uygulamasını meşrulaştırmamaktadır. Ecrimisil, işgal edilen kamu taşınmazları için tazminat niteliğinde bir bedel olup, kiralama yöntemi olarak değerlendirilmesi hukuka aykırıdır.

Sonuç olarak, kamuya ait park ve yeşil alanların sadece belirli kişiler tarafından kullanılmasının, imar mevzuatına aykırı olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle, İdare’nin bu tür kullanımları sonlandırarak, park alanlarını toplumun genel kullanımına açması gerekmektedir.

BULGU: Park ve Yeşil Alan Olarak Bütün Vatandaşların Kullanımına Açık Olması Gereken Taşınmazların Ecrimisil Karşılığında Kullandırılması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İmar planlarında park alanı olarak işlevlendirilen ve tüm vatandaşların kullanımına açık olması gereken yerlerin, ecrimisil karşılığında amacı dışında kullandırıldığı görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, park ve yeşil alanlara ilişkin hizmetleri yapmak veya yaptırmanın belediyenin görev ve sorumluluğunda olduğu belirtilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Kamuya ait gayrimenkuller” başlıklı 11’inci maddesinde, imar planlarında; meydan, yol, suyolu, park, yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsaların belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye bedelsiz terk edileceği ve tapu kaydının terkin edileceği, bu suretle mal edilen arazi ve arsaların belediye tarafından satılamayacağı, başka bir maksat için kullanılamayacağı, bu hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerhin konulacağı ifade edilmiştir.
İstanbul İmar Yönetmeliği’nin 4’üncü maddesinde parkların; kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçları için ayrılan, 19’uncu maddedeki kullanımlara da yer verilebilen alanları ifade ettiği belirtilmiştir. Yönetmelik’in 19’uncu maddesinde de;
c)Park alanları: Bu alanlarda encümen kararıyla;
Açık havuz/süs havuzu, açık spor ve oyun alanı, genel tuvalet, pergola, kameriye,
1000 m2 ve üzeri parklarda ahşap veya hafif yapı malzemelerinden yapılmak, kat adedi 1’i, yüksekliği 4.50 metreyi ve açık alanları dâhil taban alanları toplamda %3’ü, her birinin alanı 15 m2’yi geçmemek kaydıyla çay bahçesi, büfe, muhtarlık, güvenlik kulübesi ile oyun alanlarına en az 10 metre mesafede olmak ve etrafı çit ve benzeri ile kapatılmak koşuluyla trafo,
Tabii veya tesviye edilmiş toprak zemin altında kalmak üzere, ağaçlandırma için TSE standartlarında öngörülen yeterli derinlikte toprak örtüsünün sağlanması kaydıyla kapalı otopark,
10.000 m2 üzerindeki parklarda, açık alanları dâhil taban alanları, (2) numaralı alt bentte belirtilenler de dâhil toplamda %3’ü geçmemek üzere muvakkat yapı ölçülerini aşmayan mescit ile trafik güvenliği alınarak kamuya ait 112 acil ambulans istasyonu,
Yapılabilir.” denilerek, park alanlarında nelerin yapılabileceği sınırlı olarak sayılmıştır.
Yapılan incelemede, İdarenin tasarrufuna bırakılan yeşil alan ile park alanlarında yukarıdaki mevzuat hükümlerine aykırı 4 adet taşınmazın ecrimisil karşılığı sadece site sakinleri tarafından kullanıldığı görülmüştür.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından, park ve yeşil alanların üçüncü kişilere ecrimisil bedeli ödeyerek kullandırılmasını tercih etmediklerini, bulguda belirtilen alanların site içerilerinde bulunması ya da baz istasyonu gibi herkese hizmet veren zorunlu bazı kullanım alanları olduğu, bu kullanımlara ilişkin ise mahkeme kararlarının bulunduğu ve bu alanlar dışında kalan yerlerle ilgili kiralama, tahliye vb. işlemlerin imar planları doğrultusunda yapıldığı ifade edilmiştir.
Ancak bahsedilen mahkeme kararı, park alanı içerisinde kurulan baz istasyonuna karşılık fuzuli şagilden alınan ecrimisil bedelinin tespitine ilişkin olup söz konusu yerlerin ecrimisil karşılığı kullandırılabileceği anlamına gelmemektedir. Ayrıca bulgu konusu baz istasyonu olmayıp yeşil alan ile park alanlarının ecrimisil karşılığı yalnızca site sakinleri tarafından kullanılmasıdır.
Park alanlarındaki söz konusu bu kullanımlar imar mevzuatına aykırılık oluşturduğu gibi İdare taşınmazlarının ecrimisil karşılığında kullandırılması da 2886 sayılı Kanun’a aykırı bir işlemdir. Şöyle ki, ecrimisil bir kiralama yöntemi değildir. İşgale uğrayan ve bu işgali sonradan tespit edilen kamuya ait taşınmaz mal için fuzuli şagilden bunun bedelinin adeta bir tazminat suretinde alınmasıdır. Aksi bir durum, yani işgal eden kişinin ödemesi için tespit edilen ecrimisil bedelinin kira ödemesi gibi esas alınarak ileriye doğru devam ettirilmesi, 2886 sayılı Kanun’un her türlü satış ve kiralama gibi hususlarda ihale yoluna gidilmesi gerektiğini ifade eden amir hükümlerine aykırı olacaktır.
Netice olarak, toplumun yararlanması için ayrılan park ve yeşil alanlarda yalnızca belirli kişilerin kullanım imkanına sahip olması imar mevzuatına aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle, İdare tarafından bu kullanımların sonlandırılıp, tahliyelerin gerçekleştirilmesi ve park alanlarının işlevine uygun olarak kamunun kullanımına sunulması önem arz etmektedir.