ÖZET: Personelin adli sicil kayıtlarının kontrol edilmemesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Büyükşehir İlçe Belediyesi’nde, memur personelin adli sicil kayıtlarına yönelik kontrollerin eksik olduğu ve memuriyete engel olabilecek kayıtların varlığına dair iç kontrol riskinin bulunduğu belirlenmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesi, devlet memurluğuna kabul şartlarını düzenlemekte olup, belirli suçlardan mahkumiyetin memuriyet için engel teşkil ettiğini vurgulamaktadır.

Özellikle, Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde hapis cezasının ertelenmesi durumu ele alınmakta, ancak bu durumun memuriyetin sona ermesine engel teşkil etmediği ifade edilmektedir. Yani, memurun suç işlemesi halinde, cezası ertelenmiş olsa bile memuriyetinin son bulması gerekmektedir. Yapılan incelemeler, idarenin personeline ilişkin adli sicil verilerinin kontrol edilmediğini göstermektedir. Bu durum, memuriyeti sona ermesi gereken kişilerin hala görevde olabilmesi gibi riskler taşımaktadır.

Sonuç olarak, bu risklerin ortadan kaldırılması amacıyla ilgili Bakanlık veya kuruluşlarla gerekli iletişimlerin sağlanması ve gerekli önlemlerin alınması önem arz etmektedir.

BULGU: Personelin Adli Sicil Kayıtlarına İlişkin Kontrolün Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin memur personelinin adli sicil kayıtlarına ilişkin kontrollerin yapılamadığı ve memuriyete engel herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığına ilişkin iç kontrol riskinin bulunduğu tespit edilmiştir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun devlet memurluğuna alınma şartlarının düzenlendiği “Genel ve Özel Şartlar” başlıklı 48’inci maddesinde;

“Devlet memurluğuna alınacaklarda aşağıdaki genel ve özel şartlar aranır.

A) Genel şartlar:

Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, (…)(1) zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olmamak.”

“Memurluğun sona ermesi” başlıklı 98’inci maddesinde:

“.b) Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında,

hallerinde memurluğu sona erer.” Denilmektedir.

Görüleceği üzere belirli suçlarda hüküm giyme ile kasıtlı suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreli suç işleyen kişinin memur olma şartlarını sağlamadığı durumda memuriyetin son bulacağı belirtilmiştir.

5237 Türk Ceza Kanunu’nun 51’inci maddesinde “Hapis Ceza Ertelemesi” düzenlenmiş olup cezanın ertelenmesi, hükümlünün belli bir süre denetim altında tutularak cezanın cezaevi dışında infaz edilmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle mahkeme tarafından mahkumiyet kararıyla belirlenen hapis cezasının cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Erteleme, bir cezanın infazı yöntemidir. Yani memur tarafından memur olma şartlarını bozacak bir suç işlemesi halinde bu suçun ceza ertelemesine konu olsa da memuriyetin sonlanması gerekmektedir.

Yapılan incelemelerde İdare tarafından kendi personeline ilişkin olarak böyle bir veri akışı ve kontrolünün bulunmadığı görülmüştür. Bu durum memuriyeti son bulması gereken kişilerin kurumda çalışabileceği gibi riskleri ortaya çıkarmaktadır.

Sonuç olarak İdare tarafından bu risklerin ortadan kaldırılması için ilgili Bakanlık veya kuruluşlarla gerekli yazışmaların yapılması ve yaşanılabilecek risklerin ortadan kaldırılması gerekmektedir.