|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, bazı davalarda kamu idaresinin kusurlu bulunduğu tespit edilmiştir. Eskişehir 1. İdare Mahkemesi, idarenin kusurlu bulunması sonucunda toplamda 13.999.203,19 TL tazminat ödemesine hükmetmiştir. Ayrıca, Eskişehir 2. İdare Mahkemesi de benzer bir şekilde 4.252.730,06 TL tazminat ödemesi kararı vermiştir. Bu davalar, üniversitenin hukuka aykırı idari işlemleri nedeniyle menfaati ihlal edilen kişiler tarafından açılmıştır ve toplamda 18.251.933,25 TL’lik bir gider kalemi oluşturmuştur.
Kamu personelinin mali sorumluluğu, Anayasa ve ilgili yasalarla düzenlenmiştir. Anayasa’nın 40. maddesi, resmi görevlilerin haksız işlemleri sonucu oluşan zararların devlet tarafından tazmin edileceğini belirtirken, 129. madde ise kamu görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının yalnızca idare aleyhine açılabileceğini ifade etmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da, devlet memurlarının kusurlu işlemleri nedeniyle idareye verdikleri zararların ödenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, kamu idaresinin mali yükümlülüklerini azaltmak için personelin görevlerini dikkatle yerine getirmesi sağlanmalı, hukuka aykırı işlemler nedeniyle yapılan ödemeler titizlikle incelenmeli ve kusurlu kişiler tespit edilmelidir. Eğer sorumlular belirlenemezse, yargı yoluna başvurulmalı ve rücu davaları açılmalıdır. |
BULGU: Personelin İhmali ve Kusurlu İşlemleri Nedeniyle Mahkemelerce İdarenin Tazminat Ödemesine Hükmedilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite
Üniversiteye karşı açılan bazı davalar sonucunda Kamu İdaresinin kusurlu bulunduğu görülmüştür. Bu davalarda Üniversite, Eskişehir 1. İdare Mahkemesi’nin 31/10/2024 tarih ve 2024/942 sayılı kararıyla İdarenin kusurlu bulunması neticesinde 13.385.391,13 TL tazminat, 613.3812,06 TL yargılama ve diğer giderler olmak üzere toplam 13.999.203,19 TL, Eskişehir 2. İdare Mahkemesinin 29/11/2024 tarihli ve 2024/1047 sayılı kararıyla İdarenin kusurlu bulunması neticesinde 3.686,984,72 tazminat, 565.745,34 TL yargılama ve diğer giderlere ait olmak üzere toplam 4.252.730,06 TL ödemeye mahkûm edilmiştir.
Üniversitenin hukuka aykırı idari işlemleri nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından açılan davalar sonucunda hükmedilen tazminat, faiz, yargılama giderleri ve vekâlet ücretleri bütçede öngörülmeyen 18.251.933,25 TL tutarında bir gider kalemi oluşturmuştur.
Kamu personelinin mali sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler öncelikle Anayasa olmak üzere ilgili kanunlarında yer almaktadır. Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesinin ek fıkrası; “…Kişinin. resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre, Devletçe tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir.
Kamu görevlilerinin görev ve sorumluluklarını düzenleyen Anayasa’nın 129’uncu maddesinin beşinci fıkrası da memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve Kanun’un gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceğini ifade etmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kişisel sorumluluk ve zarar” başlıklı 12’nci maddesinde; devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu ve zararların ödettirilmesinde bu konudaki genel hükümlerin uygulanacağı, “Kişilerin uğradıkları zararlar” başlıklı 13’üncü maddesinde ise; kişilerin kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açacakları ve kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu zararı” başlıklı 71’inci maddesinde; kamu zararı, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararının, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edileceği belirtilmiştir.
5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinin verdiği yetkiye istinaden Bakanlar Kurulunca hazırlanıp 19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 7’nci maddesinin (a) fıkrasında da kontrol, denetim veya inceleme sonucu tespit edilen kamu zararına ilişkin yazı, tutanak, rapor, ilâm ve benzeri belgelerin ilgili kamu idaresine gönderileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; kamu görevlilerinin hatalı eylem ve işlemlerinden doğan tazminat ve benzeri yükümlülüklerinin öncelikle ilgili kamu kurumu tarafından ödenmesi, ödenen tazminat ve benzeri zararların kamu üzerinde bırakılmaması, zarara neden olan kişilere kusurları oranında rücu edilmesi gerekmektedir.
Kamu idaresi cevabında, hukuki süreçlerin takip edildiği, mahkeme kararlarının kesinleşmesiyle birlikte ilgililer hakkında rücu sürecinin işletileceği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, İdarenin ek mali külfetler karşılaşmasını önlemek için personelin görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmesinin sağlanmasına yönelik gerekli tedbirlerin alınması, personelin hukuka aykırı idari işlemleri nedeniyle idare aleyhine sonuçlanan davalarda yapılan tüm ödemeler için mutlaka inceleme yapılması ve varsa kusurlu olan sorumluların tespit edilmesi, sorumluların tespit edilemediği durumlarda yargı yoluna gidilmesi ve bu tutarlar için rücu davası açılması gerekmektedir.