BULGU: Prim Borcuna Karşılık Alınan Taşınmazların Nakde Dönüştürülmesi Sürecinin Sağlıklı İşletilmemesi
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 41’inci maddesi uyarınca, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilen borçlar ile kişi ve ecrimisil borçlarına karşılık mülkiyeti bu idarelere ait olan taşınmazlardan Kurum tarafından uygun görülenler prim borçlarına karşılık olarak satın alınabilecektir.
Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında alınan taşınmazlara ilişkin listeler ve seçilen dosyaların incelenmesi sonucunda tespit edilen hususlar aşağıda yer almaktadır.
a) Prim Borcuna Karşılık Satış Amacıyla Alınan Taşınmazların Nakde Dönüştürülememesi
5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında takipli borçlara karşılık satış amacıyla alınan taşınmazların nakde dönüştürülemediği tespit edilmiştir.
31.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi ile birlikte, özelleştirme kapsamına alınan kuruluşlar dâhil 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi iktisadi devlet teşekkülleri ve kamu iktisadi kuruluşları ile bunların müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri, 4389 sayılı mülga Bankalar Kanunu’na tabi faaliyeti devam eden kamu bankaları, büyükşehir belediyeleri, belediyeler, il özel idareleri ve bunlara ait tüzel kişilerin veya bunlara bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz kuruluşların, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olan ve Kuruma bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçları ile kira ve ecrimisil borçlarına karşılık, mülkiyeti bu idarelere ait ve üzerinde herhangi bir takyidat bulunmayan taşınmazlardan Kurum tarafından uygun görülenler Kurumun görevlendireceği üç temsilci ile taşınmazın bulunduğu yerdeki defterdarlık tarafından görevlendirilecek iki temsilciden oluşan komisyon tarafından ve gerektiğinde bilirkişi mütalaası alınmak suretiyle takdir edilecek değeri üzerinden, borçlu kurumun da uygun görüşü alınarak Kurum bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin Kurumca alınabilmektedir.
Bu idarelerden alınan taşınmazlarının tapu işlemlerine esas olan ve yukarıda belirtilen şekilde tespit edilen değerine eşit tutarda 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçları ile kira ve ecrimisil borçları terkin edilmektedir.
Bu uygulama yukarıda sayılan kuruluşlar dışında kalan, borcunu ödemede çok zor duruma düştüğü Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı denetim elemanlarının inceleme raporu ile tespit edilen ve Kuruma bağlı tahsil dairelerinde 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borcu ile kira ve ecrimisil borcu bulunan diğer mükelleflerin (tüzel kişiliği bulunanların ortaklarına ait olanlar dâhil) taşınmazları için de uygulanabilmektedir.
5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında 2021 yılı sonuna kadar toplam 1.562 taşınmaz alınmıştır. Bu kapsamda alınan taşınmazlar içinde hizmet gereği için alınanlar bulunsa da çoğu taşınmaz satılmak amacıyla prim borcuna karşılık olarak nakit elde etmek amacıyla alınmıştır. Söz konusu taşınmazların alış bedeli ise toplam 2.275.083.542,06 TL tutarındadır. Kurumun bu kapsamda aldığı taşınmazların sayısı yıllar itibariyle giderek artmış ve en çok taşınmaz alımı 2021 yılı içerisinde gerçekleştirilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2012 yılından bu yana 5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında satış amacıyla alınan taşınmazlardan değer itibariyle yalnızca %6’sının satıldığı ve geriye kalan %94’ün ise henüz nakde dönüştürülemediği tespit edilmiştir. Prim alacaklarının garanti altına alınması amacıyla prim borçlarına karşılık satılmak üzere alınan taşınmazların değer olarak çok küçük bir kısmı satılabilmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 33’üncü maddesiyle, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında taşınmazların SGK’ya devir ve teslimi ile bu taşınmazların SGK tarafından devir ve teslimi 31.12.2023 tarihine kadar KDV’den müstesna tutulmuştur. 2023 yılı sonu itibariyle KDV istisnasının kaldırılması halinde, yani Kurum tarafından bu kapsamda alınan taşınmazların satış bedeline ek olarak KDV’de tahsil edilecek olması halinde taşınmazların satış kabiliyetinin daha fazla düşeceği düşünülmektedir.
Kurum prim borcuna karşılık olarak satılmak üzere alınan taşınmazların satışı için düzenli olarak ihale yapmaya devam edildiğini ve 2022 yılı içerisinde yaklaşık 6 ihale ile 225 adet taşınmazın satışının planlandığını ifade etmiştir.
6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçlar ile kişi ve ecrimisil borçlarına karşılık satış amacıyla alınacak taşınmazlarda satış kabiliyeti yüksek olan taşınmazların tercih edilmesi ve KDV istisnası sona ermeden şu ana kadar alınan taşınmazların satış işlemlerinin hızlandırılması gerekmektedir.
b) Geçici 41’inci Madde Kapsamında Alınan Taşınmazların Trampa Yolu ile Başka Taşınmazlar Karşılığında Değiştirilmesi
Kurum tarafından 5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında prim borçlarına karşılık olarak geri satış amacıyla alınan taşınmazlardan bir kısmının trampa kapsamında değerlendirilerek taşınmaz karşılığında Hazine ve Maliye Bakanlığına devredildiği tespit edilmiştir.
Kanun’un Geçici 41’inci maddesi uyarınca Kurum tarafından satın alınan taşınmazlar ile Kuruma ait olup Kurum Yönetim Kurulunca ihtiyaç fazlası olarak tespit edilen taşınmazlardan, Hazine ve Maliye Bakanlığınca kamu hizmetlerinde kullanılmak veya gerektiğinde genel hükümlere göre değerlendirilmek üzere talep edilenler, Kurum Yönetim Kurulunun uygun görüşü ve Bakan onayıyla bedeli karşılığında Hazineye devredilebilecektir. Devir bedeli; bu madde uyarınca satın alınan taşınmazlar için satın alma bedeli, satın alma tarihinden altı ay geçtikten sonra devir hâlinde ise satın alınan bedele geçen sürede yeniden değerleme oranı kadar artış yapılmak suretiyle belirlenecektir.
Belirtilen mevzuat hükmünden anlaşılacağı üzere, SGK tarafından kurumların prim borcuna karşılık olarak alınan taşınmazların Hazineye devredilebilmesi için bir devir bedelinin belirlenmesi ve bu bedel üzerinden devir işleminin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Kurum kayıtlarının incelenmesi sonucunda, Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında alınan 19 adet taşınmazın trampa kapsamında başka taşınmazlar alınması suretiyle devir işlemlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Bu taşınmazların Hazineye devrinde devir bedeli belirlenirken Kanun maddesine uygun olarak belirlenmeyip SPK lisanslı firmaya yaptırılan değerleme bedelleri üzerinden trampa işlemi gerçekleştirilmiştir. Kanun maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere, devir bedelinin taşınmazın satın alma bedeli olduğu, altı aydan fazla bir sürenin geçmesi halinde ise satın alınan bedele geçen sürede yeniden değerleme oranı kadar artış yapılmak suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Ancak, bu kapsamdaki taşınmazlardan trampa suretiyle Hazineye devredilenlerin çoğunluğunun satın alma tarihi üzerinden yıllar geçmesine rağmen bu şekilde yeniden değerleme oranı eklenerek devir bedeli belirlenmediği ve bazı taşınmazlar için devir bedelinin satın alma bedelinden de düşük belirlendiği görülmüştür. Ayrıca, Kurum tarafından bu taşınmazların trampası kapsamında devralınan taşınmazların satılmak istenilmesi durumunda, KDV istisnası olmadığından mükellefiyet doğacak ve bu taşınmazların satış kabiliyeti devredilen taşınmazlara göre daha düşük kalacaktır.
Sonuç itibariyle, prim borçlarına karşılık olarak alınan taşınmazlardan Hazineye devredilmesine karar verilenlerin Kanun’a uygun olarak belirlenecek bedel karşılığı devredilmesi gerekir.
| ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 41’inci maddesi kapsamında prim borçlarına karşılık alınan taşınmazların nakde dönüştürülmesinde sorunlar yaşanmaktadır. 2012 yılından bu yana alınan taşınmazların yalnızca %6’sı satılabilmiş, %94’ü ise henüz nakde çevrilememiştir. Ayrıca, bu taşınmazların Hazineye devri sırasında devir bedellerinin doğru belirlenmediği ve KDV istisnasının sona ermesi durumunda satış kabiliyetinin azalacağı tespit edilmiştir. Kurum, taşınmazların satışını hızlandırmak ve değer artışlarını dikkate alarak devir işlemlerini gerçekleştirmek zorundadır. |