ÖZET: Radyoaktif mineraller, radyoaktif maddeler, nadir toprak elementleri ve nadir toprak minerallerinin devlet kontrolünde aranması ve işletilmesine yönelik yasal düzenlemelerin eksik olduğu tespit edilmiştir. Mevcut maden mevzuatında bazı madenler için devlet eliyle arama ve işletme düzenlemeleri bulunmasına rağmen, stratejik öneme sahip bu gruptaki mineraller için henüz benzer bir yasal çerçeve oluşturulmamıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu ve 2840 sayılı Kanun’da yer alan hükümler, yalnızca belirli madenleri kapsamaktadır ve radyoaktif mineraller için yeterli düzenlemeler içermemektedir.

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından hazırlanan taslak mevzuat çalışmaları, bu minerallerin etkin ve milli menfaatlere uygun bir şekilde kullanılmasını amaçlamaktadır. Taslakta, radyoaktif mineraller ve nadir toprak elementleri için devlet eliyle arama ve işletme zorunluluğu getirilmesi öngörülmektedir. Ayrıca, bu madenlerin üretim kayıtlarının düzenli bir şekilde tutulmasına dair hükümlere de yer verilmektedir.

Sonuç olarak, radyoaktif minerallerin ve nadir toprak elementlerinin devlet kontrolünde aranması ve işletilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce tamamlanması gerekmektedir. Bu düzenlemeler, mevcut yasaların farklı yorumlanmasının önüne geçerek, ileride yaşanabilecek hukuki ihtilafları da önleyecektir.

BULGU: Radyoaktif Mineraller, Radyoaktif Maddeler, Nadir Toprak Elementleri ve Nadir Toprak Minerallerinin Devlet Eliyle Aranıp İşletilmesine Dair Yasal Mevzuat Düzenlemesi Yapılması İhtiyacının Bulunması

2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare

Maden mevzuatımızda bazı madenler için Devlet eliyle aranması ve işletilmesine dair yasal düzenlemeler yer almışken stratejik konumda olan radyoaktif mineraller, radyoaktif maddeler, nadir toprak elementleri ve nadir toprak mineralleri için söz konusu mevzuatta arama ve işletme konularında henüz yasal bir düzenleme yer almadığı tespit edilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 49’uncu maddesinde “Madde 49 – (Değişik birinci fıkra: 26/5/2004 – 5177/22 md.) 2840 sayılı Kanun hükümleri saklıdır. Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce bulunmuş ve sonra bulunacak bor madenlerinin aranması ve işletilmesi 2840 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir.
Bunların ihracatına ait usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca tespit edilir.” denilmiştir.
10.06.1983 tarihli ve 2840 sayılı Bor Tuzları, Trona ve Asfaltit Madenleri ile Nükleer Enerji Hammaddelerinin İşletilmesini, Linyit ve Demir Sahalarının Bazılarının İadesini Düzenleyen Kanun’un “Devlet eliyle işletilecek madenler” başlıklı 2’nci maddesinin ilk halinde
“Madde 2. — Bor tuzları, trona (tabii soda), asfaltlt, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır. Bu madenler için 6309 sayılı Maden Kanunu gereğince gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerine verilmiş olan ruhsatlar iptal edilmiştir.” ifadeleri yer almıştır.
16.02.1994 tarihinde yapılan değişiklik sonrasında 2840/2’inci maddenin son şeklinde
“Madde 2 – (Değişik birinci cümle: 16/2/1994 – 3971/1 md.) Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır. Bu madenler için 6309 sayılı Maden Kanunu gereğince gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerine verilmiş olan ruhsatlar iptal edilmiştir.” Denilmiş olup Yasanın ilk halindeki “uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır” ifadesi ile ilgili bir değişiklik yapılmamıştır. Böylece maddenin bu kısmı 10.06.1983 tarihli 2840 sayılı Yasanın ilk haliyle aynen muhafaza edilmiştir.
2840/2’nci madde ile ilgili 1994 yılında yapılan değişiklik maddenin ilk halinde yer alan “trona (tabii soda), asfaltit” madenleri ile ilgili kısıtlayıcı hükmün Yasa’dan çıkarılması olmuştur.
15.06.1985 tarih ve 18785 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 50’nci maddesinde “Madde 50 – Bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra toryum ve uranyum madenlerinin aranması ve işletilmesi bu Kanun hükümlerine tabidir. Üretilen cevher Devlete veya Cumhurbaşkanınca tespit edilecek yerlere satılır.” Denilmekte ve 53’üncü maddesinde “Yürürlük: Madde 53 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” hükmüne yer verilmektedir.
Toryum ve uranyum madenlerinin aranması ve işletilmesi konusunda daha sonra çıkan 3213 sayılı Maden Kanunu’nda 2840 sayılı Kanun benzeri bir kısıtlayıcı hüküm yer almamıştır. Ancak 2840/2’nci madde ile ilgili 1994 yılında yapılan değişiklik ise 3213 sayılı Yasanın Yürürlük tarihinden (1985) sonraki bir düzenleme olup bu düzenlemede 2840/2’inci maddenin “Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır.” Hükmü aynen muhafaza edilmiş söz konusu değişiklik kapsamına maddenin uranyum ve toryum madenleri ile ilgili kısmı alınmamıştır. Dolayısıyla 2840/2’inci maddenin son halinde “Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır” şeklindeki kısıtlayıcı hüküm varlığını aynen muhafaza etmiştir.
Mevcut yasal düzenlemelerdeki kısıtlayıcı hükümler yukarıda yer verildiği gibi olup radyoaktif minerallerin, radyoaktif maddelerin, nadir toprak elementleri ve nadir toprak minerallerinin ise Devlet eliyle aranması ve işletilmesine dair zorunluluk içeren yasal kısıtlayıcı hükümler bulunmamaktadır. Konuyla ilgili Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından hazırlıkları devam eden taslak mevzuat çalışmaları bulunmaktadır. Söz konusu taslak metinlerin gerekçe kısımlarında,
“Bahsi geçen madenlerin yanı sıra günümüz teknolojisiyle birlikte nadir toprak elementleri ve nadir toprak mineralleri de kritik öneme sahip olmuş belirtilen alanlarda daha yaygın şekilde kullanılmaya başlanılmıştır.
Taslak kanunla da radyoaktif minerallerin, radyoaktif maddelerin, nadir toprak elementleri ve nadir toprak minerallerinin daha etkin, verimli ve milli menfaatlere uygun olarak kullanılması amacıyla Devlet eliyle aranıp işletilmesi ve kritik öneme sahip bu maden ve minerallere ilişkin üretim kayıtlarının düzenli bir şekilde tutulması hususunda hükümlere yer verilmiştir.” denilmiştir. Yapılması tasarlanan yasal düzenlemeler özetle,
“-Nadir Toprak Elementleri, 3213 sayılı Maden Kanununda IV. Grup (d) bendinde ayrıca gruplandırılarak nadir toprak elementleri ve nadir toprak minerallerinin daha etkin, verimli ve milli menfaatlere uygun olarak kullanılması amacıyla düzenleme yapılması,
-3213 sayılı Maden Kanununda IV. Grup (ç) bendinde radyoaktif mineraller ile radyoaktif maddeler yer almakta olup radyoaktif minerallerin, radyoaktif maddelerin, nadir toprak elementleri ve nadir toprak minerallerinin de Devlet eliyle aranıp işletilmesine ilişkin 2840 sayılı Kanun’un “Devlet eliyle işletilecek madenler” başlıklı 2’nci maddesinde düzenleme yapılması,”
şeklindedir.
Mevcut uygulamada özellikle tesis şartlı çıkılan maden ihalelerinde örneğin “.. ili dahilinde bulunan sayılı IV. Grup maden sahası ara/uç ürün üretimine yönelik tesis
kurulması şartı ile tarihinde ihale edilecektir.’’” şeklinde duyuru yapılmaktadır. Ancak
3213 sayılı Yasa incelendiğinde Yasa’nın “madenler” başlıklı 2’nci maddesi (ç) bendinde “Uranyum, Toryum, Radyum gibi elementleri içeren radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddeler.” denilerek uranyum, toryum ve radyum gibi elementler IV. Gruba dahil diğer madenler ile birlikte hepsi aynı grupta yer almaktadır. Buradan hareketle ihale ilanı yukarıdaki gibi çıktığı zaman aslında ihale ilanının bizzat kendisi uranyum ve toryum madenleri konusunda kısıtlayıcı bir hüküm arz etmemekte, bunları da kapsar mahiyettedir. Yani ihale ilanında 4. Grup madenlerden x veya y maden türüne dair veya bir bent üzerinden değil grubun tamamını kapsayacak şekilde ilana çıkılması uygulamada söz konusu sahada uranyum veya toryum gibi radyoaktif mineraller veya diğer radyoaktif maddelerin ilan kapsamında ihaleye çıkılması ile sonuçlanacaktır. Bu durum ise günümüz dünyasında Nükleer enerji hammaddesi olması nedeniyle Devletler açısından stratejik konumda olan bu tip madenlerin aranması ve işletilmesi yönüyle Devlet kontrolünde zafiyete sebep olabileceği gibi zamanında mevzuat düzenlemesi yapılmazsa ileriki tarihlerde tesis edilecek ruhsat iptallerinde hukuken ihtilaflara sebep olabilecektir.
Sonuç olarak,
Radyoaktif minerallerin, radyoaktif maddelerin, nadir toprak elementleri ve nadir toprak minerallerinin Devlet eliyle aranıp işletilmesine ve bu elementler ile minerallerin daha etkin, verimli ve milli menfaatlere uygun olarak kullanılması amacıyla gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce tamamlanmasında,
2840 sayılı Kanun ve 3213 sayılı Yasada yapılan değişikliklerin farklı yorumlanmasının önüne geçilmesi açısından yapılacak nihai yasal düzenlemelerde “Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi Devlet eliyle yapılır” Hükmünün Kanun’un son halinde tekraren ve açıkça vurgulanmasında,
İhale ilanlarında “Devlet eliyle arama ve işletilme” sınırlamasına muhatap olabilecek maden ve mineral türleri ile ilgili kapsayıcı ihale uygulamalarından kaçınılmasında,
fayda mülahaza edilmektedir.