ÖZET: Rekreasyon alanlarındaki işgallerin mevzuata uygun olarak sonlandırılmadığı, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Yapılan incelemeler sonucunda, kiracıların sözleşme kapsamı dışında alanları işgal ettiği ve bu işgallerin ecrimisil alınarak sonlandırılması gerekirken, sürekli hale getirildiği belirlenmiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu çerçevesinde, belediye mülkiyetindeki alanların geçici işgali için usulüne uygun izin alınması ve işgal harcı ödenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sürekli işgallerin ise ihale yoluyla kiralanması zorunludur.

İncelemeler, rekreasyon alanlarındaki işletmelerin büyük bir kısmının üçüncü şahıslara kiralandığını göstermektedir. Kiracılar, kendilerine tahsis edilen alanları aşarak işgalci konumuna gelmişlerdir. Bu durum, ecrimisil alınarak tahliye edilmesi gereken bir durumken, gelir tarifesinde işgale ilişkin metrekare bazında tarifeler belirlenmesi ve uygulamanın sürekli hale getirilmesi mevzuata aykırıdır. Kamu İdaresi, işgallerin sonlandırılması için gerekli işlemlerin yapıldığını belirtse de, sözleşme hükümlerine aykırı hareket eden işletmelerin derhal tahliye edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde, haksız işgallerin ödüllendirilmesi söz konusu olacaktır. Bu nedenle, Kurumun işgalleri derhal sonlandırması ve tahliyeleri gerçekleştirmesi elzemdir.

BULGU: Rekreasyon Alanlarındaki İşgallerde Mevzuatın Gereklerinin Yerine Getirilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Kurum tarafından uygulanan 2024 yılı gelir tarifesi ve Kurumun tasarrufunda bulunan taşınmazların incelenmesi sonucunda; rekreasyon alanlarındaki işletmeleri kiralayan kişiler tarafından sözleşme kapsamı dışında işgal edilen açık ve kapalı alanlar bulunduğu, bu işgallerin geçmişe dönük ecrimisil alınarak sonlandırılması gerekirken ücret tarifesi ile sürekli hale getirildiği tespit edilmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52’nci maddesine göre, belediye sınırları içinde bulunan ve belediye tasarrufu altında bulunan çeşitli yerler yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınarak işgal harcı karşılığında geçici olarak işgal edilebilmektedir.

2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1’inci maddesinde belediyeler tarafından gerçekleştirilecek “kira işleri” Kanun kapsamına alınmış ve söz konusu kiralama işlemlerinin ihale mevzuatı uyarınca gerçekleştirilmesi zorunlu tutulmuştur.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15’inci maddesinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75’inci maddesi hükümlerinin belediye taşınmazları hakkında da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun “Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde ise devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil isteneceği ayrıca işgal edilen taşınmaz malın, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edileceği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuattan anlaşılacağı üzere, belediyenin mülkiyetinde veya tasarrufunda bulunan alanlar üzerinde yetkili mercilerden izin alınarak ve işgal harcı ödenerek ancak geçici nitelikte işgaller yapılabilmektedir. Bir taşınmazın sürekli nitelikte üçüncü şahsa kullandırılması düşünülüyor ise bu durumda 2886 sayılı Kanun uyarınca söz konusu yerin rekabete açık bir ihale sonucunda kiralanması kanuni bir zorunluluktur.

Şayet, herhangi bir ihale olmadan veya ihale olmakla birlikte ihale kapsamında olmayan bir yerin işgali söz konusu olur ise; bu durumda 2886 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi uyarınca ecrimisil işlemleri gerçekleştirilmeli ve sonrasında mevzuatın öngördüğü sürede taşınmazın tahliyesi sağlanmalıdır. Fuzuli şagilin Belediye ile farklı bir alan için yapılmış sözleşmesi olması veya olmaması yapılan işgalin mahiyetini değiştirmeyecektir. Her iki durumunda da ilgili kişi fuzuli şagil sıfatını kazanacak ve kanuni yaptırımla karşı karşıya kalacaktır.

Yapılan incelemelerde, rekreasyon alanlarında yer alan işletmelerin çok büyük bir kısmının üçüncü şahıslara kiraya verildiği, Kurumla kiracılık sözleşmesi olan bu kişilerin bir kısmının ihale ve sözleşme kapsamında kendilerine teslim edilen alanları aşarak işgalci konumuna geldikleri, bu kişilerden ecrimisil alınarak mezkûr alanların tahliye edilmesi gerekirken gelir tarifesinde işgale ilişkin metrekare bazında çeşitli tarifeler belirlendiği ve uygulamanın sürekli hale getirildiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında rekreasyon alanlarında uygulanan ücret tarifesinin fiili sebepleri açıklanmış ve işgalin sonlandırılması için mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli tahliye ve yıkım işlemlerinin uygulandığı ifade edilmiştir.

Sözleşme hükümlerine aykırı hareket eden işletmelerin işgal ettikleri alandan derhal çıkarılması gerekirken bu kişiler için ücret tarifesi belirlenerek işgallerinin meşru bir hale dönüştürülmeye çalışılması mevzuata uygun bir usul değildir. Böyle bir uygulama idare malını haksız ve hukuksuz bir şekilde işgal edenin ödüllendirmesi sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Kurum tarafından vakit kaybetmeksizin işgallerin sonlandırılması ve tahliyelerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.