ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, genel bütçeli idareler ve tesisleri tarafından belirlenen rezerv yapı alanlarının tespitinde bazı eksiklikler olduğunu ortaya koymuştur. Rezerv yapı alanlarının niteliğine göre gözlemsel verilere dayanan gerekçe raporları yerine, standart maktu gerekçe raporları hazırlanmıştır. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri, rezerv yapı alanlarının belirlenmesinde detaylı bir değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından 2021 yılında ilan edilen rezerv yapı alanları incelendiğinde, her bir alan için ayrı bir değerlendirme yapılmadığı ve aynı gerekçe yazısının kullanıldığı tespit edilmiştir. Gerekçe yazılarında, mevzuatın amacına dair genel ifadeler yer almakta, ancak her bir alan için özel bir analiz sunulmamaktadır. Bu durum, mevzuat hükümlerinin yeterince dikkate alınmadığını göstermektedir.

İdare, gelecekte rezerv yapı alanlarının ilanında mevzuatta belirtilen hususlara daha fazla özen gösterileceğini belirtmiştir. Ancak, bu süreçte her bir alan için ayrı gerekçelendirme yapılması ve alanın özelliklerine göre nedenlerin açıklanması gerektiği önem arz etmektedir. Bu yaklaşım, rezerv yapı alanlarının belirlenmesinde daha şeffaf ve etkili bir yönetim anlayışını destekleyecektir.

BULGU: Rezerv Yapı Alanı Belirlenmesine İlişkin Tespitler

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

İdare tarafından rezerv yapı alanları tespit edilirken, her bir rezerv alanının niteliğine göre gözlemsel verilere dayanan gerekçe raporu düzenlenmesi gerekirken maktu gerekçe raporları düzenlendiği tespit edilmiştir.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesi (c) bendinde, rezerv yapı alanı 6306 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanlar olarak tanımlanmaktadır.
Öte yandan 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği’nin “Rezerv yapı alanının tespiti” başlıklı 4’üncü maddesinde ise, rezerv yapı alanlarının, alanın büyüklüğünü içeren koordinatlı hâlihazır haritasını, alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını, alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini, alanda yapılacak inceleme neticesinde gözlemsel verilere dayanılarak hazırlanacak gerekçe raporunu ve alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri ihtiva eden dosyaya istinaden Bakanlıkça belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Genel Müdürlüğü Emlak Dairesi Başkanlığı tarafından 2021 yılında rezerv yapı alanı ilan edilen tüm yerlerin listesi ve gerekçeleri incelendiğinde, tüm rezerv alanı ilanlarında aynı maktu gerekçe yazısının kullanıldığı, her bir rezerv alanı için alanın özelliğine göre ayrı ayrı değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Hazırlanan gerekçe yazılarında;
“6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un amacı; “afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek” şeklinde maktu gerekçelerin yazıldığı tespit edilmiştir.
Görüldüğü üzere rezerv yapı alanı ilan yazılarında, Yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenmesi gereken, her bir alan için alanda yapılacak inceleme neticesinde gözlemsel verilere dayanılarak hazırlanan bir gerekçelendirme yer almamakta, mevzuatta yer alan hükümler arka arkaya sıralandıktan sonra bir gerekçelendirme yapılmaksızın belirtilen alanların rezerv yapı alanı olarak ilan edilmesinin uygun görüldüğü belirtilmektedir.
İdare cevabında da, bundan sonraki süreçlerde 6306 sayılı Kanun kapsamında belirlenen rezerv yapı alanının ilan amacı gözetilmek suretiyle mevzuatta belirtilen hususlara azami hassasiyet gösterileceği ifade edilmektedir.
Belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde, Bakanlık tarafından rezerv yapı alanları belirlenirken, her bir alan için ayrı ayrı olacak şekilde gerekçelendirme yapılması gerektiği ve bu gerekçe raporlarında her bir alanın özelliğine göre, rezerv alanı ilan edilmesinin nedenlerinin de açıklanması gerektiği düşünülmektedir.