|
ÖZET: Ruhsatsız işyerlerine elektrik ve su aboneliklerinin verilmesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri tarafından, kamu alanları içerisinde ruhsat ve kullanım izni olmadan inşa edilen işyerlerine, belediye aboneliği aracılığıyla süzme sayaç ile elektrik ve su hizmeti sağlandığı belirlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu’na göre, tüm yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Yapı kullanma izni alınmadan, bu tür yapılar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanamaz.
Denetim sırasında, imar planında belediye hizmet alanı ve park olarak belirlenen yerlerde, belediye tarafından inşa edilen 22 adet konteynır, dükkan ve ofis gibi işyerleri tespit edilmiştir. Bu işyerlerine, belediyeye ait elektrik abonelikleri üzerinden elektrik sağlanmış ve bazılarına su aboneliği yapılmıştır. Ancak, bu işyerlerinden 19’unun iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmamaktadır. Kamu idaresinin verdiği yanıtta, ihale ile kiralanan işyerlerinin su ve elektrik aboneliklerinin kiracılara devredileceği belirtilmiştir. Ancak, mevcut mevzuat gereği kaçak yapı niteliğindeki bu işyerlerine elektrik ve su aboneliği yapılması mümkün değildir. İmar Kanunu’na uygun olmayan bu durumların düzeltilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiği vurgulanmaktadır. |
BULGU: Ruhsatsız İşyerlerine Elektrik ve Su Abonelikleri Yapılması, Bunların İhalesiz Kiraya Verilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediye tarafından kamu alanları içerisine ruhsat ve kullanma izni olmadan yapılan işyerlerine Belediye aboneliği üzerinden süzme sayaç ile elektrik verildiği ve su aboneliği yapıldığı tespit edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 20’nci maddesinde yapı tanımına yer verilmiş, 21’inci maddesinde bu Kanun kapsamına giren bütün yapılar için belediye veya valiliklerden yapı ruhsatı alınması gerektiğinin altı çizilmiştir. Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye veya valiliklerden yapı kullanma izni alınması mecburidir. Kanun’un 31’inci maddesine göre yapı kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar.
Kanun’un “Umumi Hizmetlere Ayrılan Yerlerde Muvakkat Yapılar” başlıklı 33’üncü maddesine göre, “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18’inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13’üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.” denilmektedir.
Konu ile ilgili yerinde yapılan denetimde, imar planında belediye hizmet alanı, park olarak görülen yerler içerisine Belediye tarafından yapılan konteynır, dükkan, ofis gibi 22 adet işyeri yapıldığı görülmüştür. Bunlara Belediyeye ait elektrik abonelikleri üzerinden süzme sayaç takılarak elektrik hizmeti götürülmüştür. Ayrıca bunların bir kısmına Belediye tarafından su aboneliği yapılmıştır. Kaçak olarak tabir edilen bu işyerlerinin üçü haricindeki 19’unun iş yeri açma ve çalışma ruhsatı da bulunmamaktadır.
Kamu idaresi tarafından verilen cevapta, “ihale ile kiralanan işyerlerinin, su ve elektrik aboneliklerinin kiracılara devri, kira sözleşmelerine müteakip yapılmaktadır.” denilmektedir. Ancak bulgu içerisinde de ifade edildiği gibi bu işyerleri kaçak yapı niteliğinde olup, mevzuat gereği bunlara elektrik ve su aboneliği yapılması mümkün değildir. İmar Kanunu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatına ilişkin mevzuatlara uygun düşmeyen bu tür uygunsuzlukların düzeltilmesi adına önlemlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir.