ÖZET: S.S. Erciyes Kültür ve Eğitim Kooperatifi, Erciyes Üniversitesi’ne ait beş farklı yerde kiracı konumundadır. Bu kiralama işlemleri, 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesi çerçevesinde gerçekleştirilmiş olup, her üç yılda bir kira sözleşmeleri yenilenmektedir. Ancak kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üyelerinin büyük çoğunluğunun üniversite öğretim elemanlarından oluşması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ticari faaliyetler üzerindeki yasaklarıyla çelişmektedir. Bu durum, kooperatifin hukuki varlığını sorgulanır hale getirmekte ve mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Kooperatifin ana sözleşmesinde eğitim kooperatifi olarak tanımlanması, ancak yönetim yapısının mevcut mevzuatla uyumsuzluğu, Ticaret Bakanlığı’nın olası bir denetiminde kooperatifin dağıtılmasını gerektirebilir. Sayıştay denetim raporları, kooperatifin bu haliyle geçerli bir teşekkül olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, üniversite ile kooperatif arasındaki kiracı-kiralayan ilişkisi devam etmemelidir.

Üniversite, kiralama işlemlerinin hukuka uygun olduğunu savunsa da, kooperatifin yönetim yapısının mevzuata aykırılığı göz ardı edilemez. Dolayısıyla, kooperatifin mevcut durumu, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde kamu gelirinin güvenliği açısından da sorun teşkil etmektedir. Bu bağlamda, üniversitenin kooperatifle olan ilişkisini sürdürmesi uygun değildir.

BULGU: S.S. Erciyes Kültür ve Eğitim Kooperatifinin Üniversitenin Kiracısı Olması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversitenin öğretim elemanlarınca oluşturulan Sınırlı Sorumlu Kültür ve Eğitim Kooperatifine, Üniversite tarafından; otopark, restoran, kafe, Erciyes Üniversitesi logolu tanıtıcı promosyon ürünleri satış yeri ve Diş Hekimliği Fakültesi bünyesinde dental malzeme satış yeri olmak üzere Üniversite bünyesindeki toplam 5 ayrı yerin 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesi kapsamında kiraya verildiği, kira sözleşmelerinin 3’er yıllık yapıldığı, ancak her 3 yılın bitiminde tekrar söz konusu Kanun’un 51/g maddesi kapsamında kiranın devam ettirildiği, görülmüştür.

Kooperatif Ana Sözleşmesinde, kooperatifin eğitim kooperatifi olduğu belirtilmiş olup 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ticari ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı” başlığı 28’inci maddesinde, … Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır” hükmü yer almıştır. Söz konusu Kanun maddesine göre eğitim kooperatifinin yönetim ve denetim kurulunda memurlar görev alamayacağından Üniversitenin öğretim elemanları da Kooperatifin yönetim ve denetim kurulunda görev alamazlar.

Ayrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun;

Kooperatiflerin Dağılması bölümünde “Dağılma sebepleri” başlıklı 81’inci maddesinin 4’üncü fıkrasında, “Kanunlarda öngörülen diğer hallerde, ilgili bakanlığın mahkemeden alacağı karar üzerine, …Dağılır”

hükmü ile Ticaret Bakanlığının Görev ve Yetkileri bölümünde , “A) Genel olarak Bakanlığın görev ve yetkileri” başlıklı 86’ncı maddenin 2’inci fıkrasında, “ Kooperatifleri, birlikleri, merkez birliklerini ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğini teftiş etmek, denetlemek veya denetlettirmek”, 3’üncü fıkrasında; “Kooperatiflerin, birliklerin, merkez birliklerinin ve Türkiye Milli Kooperatifler Birliğinin dağılmasını gerektiren sebepleri mahkemeye bildirmek,”,

hükmü yer almıştır.

Söz konusu mevzuata göre, Ticaret Bakanlığının kooperatiflerin dağılmasını gerektiren sebepleri mahkemeye bildirmesi durumunda mahkemenin alacağı karar üzerine Kooperatifin hukuki varlığı son bulabilecektir.

Yapılan incelemelerde,

-Kooperatifin Üniversiteye ait 5 ayrı yerde kiracı konumunda olduğu,

-Kiralama işleminin 2886 sayılı Kanun’un 51/g maddesi kapsamında yapıldığı,

-2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 51’inci maddesinin (g) bendi uyarınca pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesi nedeniyle 2886 sayılı Kanun’un “İlkeler” başlıklı 2’nci maddesi gereği, ihalelerde açıklık ve rekabetin sağlanmadığı,

-Kooperatifin 23 üyesinden 22’sinin Üniversitede öğretim elemanı olarak görev yaptığı,

– Ana Sözleşmesinde Kooperatifin “eğitim kooperatifi” olduğunun belirtildiği,

-Eğitim kooperatifi vasfı olan söz konusu Kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üye yapısının Üniversite öğretim elemanlarından oluşması nedeniyle mevcut kurul yapısının mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve Kooperatifin bu haliyle muteber bir teşekkül mahiyetinde olmadığı,

tespit edilmiş olup mevzuatı gereği Ticaret Bakanlığınca yapılacak olası bir denetimde Bakanlıkça yargıya gidilerek Kooperatifin dağıtılması talep edilebilecektir.

Kooperatifin, yönetim ve denetim kurulu yapısı itibarıyla mevzuatına uygun muteber bir teşekkül mahiyetinde olmadığı dikkate alınarak Üniversite ve Kooperatif arasındaki kiracı- kiralayan ilişkisi sürdürülmemelidir.

Üniversite tarafından verilen cevapta; her ne kadar bulguda, Üniversitenin özel mülkiyetindeki taşınmazların söz konusu kooperatife kiralanmasının mevzuata aykırı olduğu belirtilmişse de, Sayıştay Temyiz Kurulunun, 2. Dairenin kararı üzerine verdiği 17/11/2015 tarihli 40208 sayılı dosya no.lu kararında Üniversite taşınmazlarının pazarlık usulü ile ihalesinin mümkün olduğunu, tek istekli olarak kooperatifin davet edilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığını açık bir şekilde hükme bağladığını ve bu kararın, Üniversitenin yaptığı kiralama işlemine gerek ihale usulü gerekse Kooperatife verilmesi bakımından birebir uyması nedeniyle Üniversite tarafından yapılan kiralama işlemlerinin de hukuka uygun olduğunun değerlendirildiği ifade edilmiş, ayrıca Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 12/01/2005 tarih ve 5035 sayılı yazısında; “Üniversitenin mülkiyetinde olan kantin ve otoparkların Üniversite çalışanlarınca kurulan ve ayrı bir tüzel kişilik olan … kooperatifine işletilmek üzere 2886 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde kiraya verilmesinde bir sakınca bulunmadığı düşünülmektedir.” şeklinde görüş verdiği belirtilmiştir.

Yine aynı cevapta, Kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üye yapısının Üniversite öğretim elemanlarından oluşmasının mevzuata aykırı bir yönü bulunmadığı, bu sebeple mevcut kurul yapısının mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve Kooperatifin bu haliyle muteber bir teşekkül mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle kapatılmasının söz konusu olamayacağı, Bakanlığın bu gerekçeyle dağıtılmasını istemesinin hukuken mümkün olmadığı, ancak ilgili kuruma yönetim kurulu üyeleriyle ilgili bildirim yapabileceği, kaldı ki bu sebeple Kooperatif dağıtılsa bile bunun kira sözleşmesini sona erdirmek dışında bir sonucunun olamayacağı, Kira Sözleşmesinin sona ermesinin de, Üniversiteye bir zarar vermesininsöz konusu olamayacağı, dolasıyla Üniversiteye zarar verecek başka bir sonuç meydana gelemeyeceği, belirtilmiştir.

Üniversite tarafından verilen cevap değerlendirildiğinde, bulguda vurgulanan hususa ilgililerce tam vakıf olunamadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, bulgu ile Üniversitenin yaptığı kiralama işlemine ne ihalenin usulü ne davet edilen istekli sayısı ne de müstecirin kooperatif olması yönünden bir eleştiri getirilmiş değildir. Bulgunun özünü, Kooperatifin 23 üyesinden 22’sinin Üniversitede öğretim elemanı olarak görev yapması; ana sözleşmesinde kooperatifin “Eğitim Kooperatifi” olduğunun belirtilmesi; eğitim kooperatifi vasfı olan söz konusu Kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üye yapısının 657 sayılı Kanun hükümleri hilafına Üniversite öğretim elemanlarından oluşması nedeniyle mevcut kurul yapısının mevzuata aykırılık teşkil etmesi ve Kooperatifin bu haliyle muteber bir teşekkül mahiyetinde değerlendirilemeyeceği hususu oluşturmaktadır.

İlgililerce, Kooperatifin yönetim ve denetim kurulu üye yapısının Üniversite öğretim elemanlarından oluşmasının mevzuata aykırı bir yönünün bulunmadığı, bu sebeple mevcut kurul yapısının mevzuata aykırılık teşkil ettiği ve Kooperatifin bu haliyle muteber bir teşekkül mahiyetinde olmadığı gerekçesiyle kapatılmasının söz konusu olamayacağını ve Bakanlığın bu gerekçeyle dağıtılmasını istemesinin hukuken mümkün olmadığı ileri sürülmüşse de bu iddialarının dayanağını oluşturacak herhangi bir mevzuat sunamamışlardır. Sonrasında da Kooperatif dağıtılsa bile bunun kira sözleşmesini sona erdirmek dışında bir sonucunun olamayacağı, kira sözleşmesinin sona ermesinin de Üniversiteye vereceği bir zararın söz konusu olamayacağı, dolasıyla Üniversiteye zarar verecek başka bir sonuç meydana gelemeyeceği şeklindeki sübjektif değerlendirmelere yer verilmiştir.

Sonuç olarak; S.S. Erciyes Kültür ve Eğitim Kooperatifi ana sözleşmesinde yer alan maddelere göre bir eğitim kooperatifi olup yapı, kalkınma ya da tüketim kooperatifi kapsamında bulunmamaktadır. Bu nedenle, Üniversite akademik personelinin söz konusu türde bir kooperatif kurmaları ve bu kooperatifin yönetim ve denetim kurullarında görev almaları 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre mümkün değildir. Dolayısıyla, Kooperatifin bu haliyle muteber bir teşekkül mahiyetinde olmaması ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun mezkur 81 ve 86’ncı maddesi hükümleri gereği Ticaret Bakanlığınca yapılacak olası bir denetimde Bakanlıkça yargıya gidilerek Kooperatifin dağıtılmasının talep edilebilecek olması karşısında, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 3’üncü maddesinde tanımlanan “Kamu Geliri” güvenliği bakımından, Üniversite ve Kooperatif arasındaki kiracı kiralayan ilişkisinin sürdürülmemesi gerekmektedir.