|
ÖZET: Sahil şeridinin birinci bölümünde, 3194 sayılı Kıyı Kanunu ve buna bağlı yönetmelik hükümlerine aykırı yapılaşmalar tespit edilmiştir. Kıyı Kanunu’na göre, sahil şeridi, kıyı kenar çizgisinden kara doğru en az 100 metre genişliğinde tanımlanmıştır. Yönetmeliğin 16. maddesi, 11 Temmuz 1992 tarihinden önce onaylanmış imar planlarının geçerliliğini vurgulamakta ve bu durumun mevcut yapılaşma ile ilişkisini açıklamaktadır. Ayrıca, sahil şeritlerinin birinci bölümünde yalnızca belirli rekreatif amaçlı yapıların inşasına izin verilmektedir.
Denetim raporları, İkinci Kordon olarak bilinen bölgede bazı parsellerdeki yapıların, ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak inşa edildiğini ortaya koymuştur. Örneğin, 139/54 ve 139/55 parsellerdeki restoranlar, sahil şeridinin birinci bölümünde yer almakta olup, bu alanlarda 42 taşınmaz için herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Kamu idaresi, sahil şeridinin 20 metre olarak belirlendiğini savunarak, mevcut 100 metre kuralının geçerli olmadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, sahil şeridindeki yapılaşmaların Kıyı Kanunu ve yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması önem arz etmektedir. Bu durum, kamu yararını gözeten bir yaklaşımın benimsenmesi açısından kritik bir gereklilik taşımaktadır. |
BULGU: Sahil Şeridinin Birinci Bölümünde Kıyı Kanununa Aykırı Yapılaşmaların Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İdare sorumluluğunda bulunan sahil şeridinin birinci bölümünde 3194 sayılı Kıyı Kanunu’na dayanılarak çıkarılan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı yapılaşmanın olduğu görülmüştür.
Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte;
Sahil Şeridi: Deniz ve tabii göllerin kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alandır.
olarak tanımlanmıştır.
Buna göre; sahil şeridi kıyı kenar çizgisinden itibaren yatay olarak en az 100 metredir.
Aynı yönetmeliğin 16’ncı maddesinde ise;
“ Sahil Şeridinin belirlenmesinde aşağıdaki esaslara uyulur.
b) 11 Temmuz 1992 tarihinden önce onaylanmış uygulama imar planı bulunan kentsel ve kırsal yerleşmelerde, turizm merkez ve alanlarındaki turizm amaçlı alanlar ile turizm merkez ve alanlarındaki kentsel ve kırsal yerleşmelerde kısmen veya tamamen yapılaşma varsa onaylı imar planındaki sahil şeridi geçerlidir.
>>
hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre; 11 Temmuz 1992 tarihinden önce onaylanmış uygulama imar planının mevcudiyeti halinde, yukarıda yer alan en az 100 metre sahil şeridi kuralına göre değil, planda yer alan sahil şeridine bakılacaktır.
Yine aynı yönetmeliğin 17’nci maddesinde;
Sahil şeritlerinin birinci bölümünü içeren uygulama imar planları, tümüyle açık alan olarak toplumun kullanımına tahsis edilecek şekilde düzenlenir. Bu alanlarda sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde belirlenen yapı ve tesisler yer alabilir. Bu alan içinde toplumun yararlanmasına açık yapılar da dahil olmak üzere başka hiç bir yapı ve tesis yapılamaz.
hükmü yer almaktadır.
Bu hükümden görüleceği üzere de; sahil şeritleri iki bölüm olarak düzenlenebilecek olup, birinci bölümünde sadece yaya yolları, gezinti ve dinlenme alanları, seyir teras ve alanları ile yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanan rekreaktif amaçlı kullanımlar ile yönetmeliğin 13’üncü maddesinde belirlenen;
“iskele, liman, barınak, yanaşma yeri, dolfen, şamandıra, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları, tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri, Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı gemi/bot karakolları ve destek birimleri, ygulama imar planı yapılmadan; rekreatif amaçlı iskele, tonoz sistemleri, aralarında en az 150 metre mesafe olmak kaydı ile 6 m2’yi geçmeyen büfe ve kirletici etkisi olmayan fosseptik yapımını gerektirmeyen seyyar tuvalet ile sabit olmayan duş, gölgelik ve soyunma kabini, uluslararası spor otoritelerinin, Türkiye’de spor faaliyetlerinin düzenleneceğine dair kararı gereğince Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu spordan sorumlu Bakanlığın izni doğrultusunda, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun (I) sayılı Cetvelinde düzenlenen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, aynı Kanunun (II) sayılı Cetvelinde düzenlenen özel bütçeli idareler, belediyeler ile il özel idareleri tarafından her türlü spor aktiviteleri ve organizasyonların yapılmasına/yaptırılmasına yönelik spor tesisleri ve zorunluluk arz eden durumlarda bunların tamamlayıcı konaklama tesisleri, enerji iletim hatları ve millet bahçeleri”
yapılabilecektir.
Yapılan incelemelerde ise; İkinci Kordon olarak bilinen yerin sahil kısmının birinci bölümünde yer alan bazı parsellerdeki yapıların yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine aykırı olarak yapıldığı tespit edilmiştir. Diğer bir ifadeyle ve örnek vermek üzere; 139/54 ve 139/55 parselde yer alan restoranların sahil şeridinin birinci kısmında yer aldığı tespit edildiği gibi ilgili bölgede yer alan 42 adet taşınmaza ilişkin de idarece bugüne kadar herhangi bir araştırma yapılmadığı da tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında özetle; sahil şeridinin kıyı kenar çizgisinden itibaren 20 metre olduğunu ve bu hususun Kıyı Kanunu hükümlerine uygun olduğunu ifade etmişlerdir. Diğer bir ifadeyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerinde geçerli olan 100 metre mesafenin ilgili bölgede geçerli olmadığını ifade etmişlerdir. Bu hususa ilişkin herhangi bir eleştiri bulgumuzda zaten yoktur. Yine diğer bir ifadeyle, mevzuata uygun olmayan yapılaşma zaten 20 metre içerisindedir. Ayrıca bulgumuzda yer alan hususlar için çalışma yapılacağı da ifade edilmiştir.
Sonuç olarak; ilgili alana ilişkin Kıyı Kanunu ve yönetmeliğinde yer alan gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir.