|
ÖZET: 2022 mali yılına ilişkin Sayıştay denetim raporlarında, bazı kurumlar vergisi mükelleflerinin sat-kirala-geri al işlemlerine dair istisna şartlarını yerine getirmediği tespit edilmiştir. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-j maddesi, finansal kiralama şirketleri ve benzeri kuruluşlara yapılan satışlardan elde edilen kazançların istisna edilmesini öngörmektedir. Ancak, bu kazançların özel bir fon hesabında tutulması ve yalnızca belirli amortismanların itfasında kullanılabilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İncelemeler sonucunda, bazı mükelleflerin beyanname eklerinde bu özel fon hesabının mevcut olmadığı görülmüştür. Kamu İdaresi, bu durumun risk kriteri olarak değerlendirileceğini ve gerektiğinde vergi incelemesi yapılabileceğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, mükelleflerin beyannamelerini ve mali tablolarını doğru bir şekilde yüklemeleri, gelir toplama sürecinin etkinliğini artıracak ve beklenen vergi gelirlerinin azalmasını önleyecektir. Sonuç olarak, vergi ziyaını önlemek amacıyla, mevzuat hükümlerine uygun hareket edilmesi ve gerekli kontrol mekanizmalarının hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu sayede, mükelleflerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri sağlanacak ve vergi kayıplarının önüne geçilecektir. |
BULGU: Sat-Kirala-Geri Al İstisnasından Yararlanma Şartlarını Yerine Getirmeyen Mükelleflerin Tespitine Yönelik Kontrol Mekanizmasının Oluşturulmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
2022 mali yılına ilişkin kurumlar vergisi beyanname ve eki mali tabloları üzerinde yapılan incelemede, bazı kurumlar vergisi mükelleflerinin sat-kirala-geri al işlemlerine ilişkin istisnadan yararlanma şartlarına uymadığı tespit edilmiştir..
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-j maddesinde;
Her türlü taşınır ve taşınmaz malların 6361 sayılı Kanun kapsamında geri kiralanması ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla, kurumlar tarafından finansal kiralama şirketleri, katılım bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarına satışından doğan kazançlar ve bu kurumlarca söz konusu varlıkların devralındığı kuruma kira süresi sonunda devrinden doğan kazançların kurumlar vergisinden istisna olduğu belirtilmiştir.
Ancak aynı maddede, istisnadan yararlanılan satış kazancının kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabında tutulacağı ve özel fon hesabında tutulan bu tutarın sadece kiracı tarafından bu varlıklar için ayrılacak amortismanların (bu varlıkların kiralayan kurumlara devrinden önce kiracıdaki net bilanço aktif değerine isabet eden amortismanlar hariç) itfasında kullanılacağı ifade edilmiştir.
İstisna edilen kazançtan herhangi bir şekilde başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen ya da dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılan kısım için uygulanan istisna dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılacağı ayrıca belirtilmiştir.
Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 5.15. maddesinde sat-kirala-geri al işlemlerinden doğan kazançlarda istisna uygulaması ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. “Satış kazancının özel fon hesabında tutulması” başlıklı 5.15.3.2. maddesinde ise aynen;
“İstisnaya konu edilecek satış kazancı, satış işlemi ile birlikte doğacağından, satış işlemi ister peşin isterse vadeli olarak yapılmış olsun istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanacaktır.
Bu varlıkların satışından elde edilecek istisna kazancın, kiracı tarafından pasifte özel bir fon hesabına alınması gerekmektedir. Bu çerçevede, fon hesabına alınma işleminin, kiracılarca varlıkların kiralayanlara satışının yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla, istisna kazanç tutarı, satışın yapıldığı dönemin genel sonuç hesaplarına yansıyacak olup kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilmek suretiyle istisnadan yararlanılabilecektir. Anılan istisnadan geçici vergi dönemleri itibarıyla da yararlanılması mümkün olup belirtilen süre zarfında söz konusu kazancın fon hesabına alınmaması durumunda, kurumlar vergisi beyannamesinde istisnadan yararlanılabilmesi mümkün olmadığı gibi geçici vergi dönemleri itibarıyla yararlanılan istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerden kaynaklanan vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ayrıca aranacaktır.
İstisna, satış kazancının %100’üne uygulandığından, kazancın tamamı fon hesabına alınacaktır.”
Denilmektedir.
Yine anılan Tebliğ’in “Fon hesabında tutulan kazancın işletmeden çekilmemesi” başlıklı 5.15.3.3. maddesinde ise; fon hesabına alınan kazanç tutarının kiracı tarafından sadece, gerek kira süresi boyunca gerekse kira süresinin sonunda varlıkların geri alınmasından sonra bu varlıklar için ayrılacak amortismanların itfasında kullanılabileceği,
fon hesabına alınan kazanç tutarının bunun dışında, başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde (bu Kanuna göre yapılan devir ve bölünmeler hariç), istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergilerin, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edileceği,
İfade edilmiştir.
Yapılan incelemede; sat-kirala-geri al işlemlerinden doğan kazançlardan istisna uygulamasından yararlanan bazı mükelleflerin beyanname eki bilançolarında özel fon hesabının bulunmadığı görülmüştür.
Kamu İdaresi cevabında, bulguda yer verilen hususların risk kriteri olarak dikkate alınmasının ve gerektiğinde ilgili mükellefler hakkında vergi incelemesi yapılmasının mümkün olduğu ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, mükellefler tarafından beyannamelerin ve mali tabloların sisteme yüklenmesiyle başlayan gelir toplama sürecinin sağlıklı işlemesini garanti altına almak ve GİB tarafından tahsil edilmesi beklenen vergi gelirlerinin azalmasının önüne geçmek üzere; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerince belirlenmiş şartlara uyulmasını temin etmek üzere risk kriterlerinin gözden geçirilmesi ve vergi ziyaını engelleyecek nitelikteki kontrollerin uygulamaya geçirilmesi önem arz etmektedir.