|
ÖZET: Taşınmaz satışlarıyla ilgili yapılan incelemelerde, belediyelerin muhasebe işlemlerinin, taşınmazların kayıtlı değeri yerine satış bedeli üzerinden gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, varlıkların net değerinin kayıtlı değerden düşülen amortismanlar sonrası kalan tutar olarak belirlenmesini öngörmektedir. Satış işlemlerinde ise, net değer ile kayıtlı değer arasındaki farkların gelir veya gider hesaplarına kaydedilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, satışı gerçekleştirilen taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden muhasebeleştirilmesi ve varsa amortisman düşüldükten sonra kalan değer ile satış bedeli arasındaki farkların ilgili hesaplara aktarılması gerekmektedir. Ancak yapılan denetimlerde, taşınmaz satışlarının muhasebeleştirilmesinde kayıtlı değer yerine satış bedeli kullanılması, muhasebe kayıtları ile taşınmaz envanteri arasında uyumsuzluk yaratmaktadır. Bu durum, bilançoda yer alan varlık hesaplarının güvenilirliğini olumsuz etkilemektedir. Taşınmazların değerleme işlemlerinin yapılması ve satış bedeli ile kayıtlı değer arasındaki farkların doğru bir şekilde gelir veya gider hesaplarına aktarılması, muhasebe sisteminin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Satışı Yapılan Taşınmazların Kayıtlı Değeri Yerine Satış Bedeli Üzerinden Kayıtlardan Çıkarılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediye tarafından satışı yapılan taşınmazların ilgili maddi duran varlık hesaplarındaki çıkış kayıtlarının, taşınmazların kayıtlı değeri yerine, satış bedeli üzerinden yapıldığı görülmüştür.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliğinin 187’nci maddesinde; varlıkların net değerinin kayıtlı değerden ayrılmış amortismanlar düşüldükten sonra kalan tutar olduğu, maddi duran varlıkların satış işlemlerinde, amortismana tabi olanlarda net değeri, diğerlerinde kayıtlı değeri ile satış bedeli arasında olumlu veya olumsuz fark olması durumunda, gelir veya gider hesaplarına kaydedilerek muhasebeleştirileceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmelik’in 250 Arsa ve Araziler Hesabını düzenleyen 189’uncu ve 252 Binalar Hesabını düzenleyen 193’üncü maddelerinde; satılan taşınmazların kayıtlı değerleri üzerinden kayıtlardan çıkarılacağı, arsa ve araziler için kayıtlı bedel ile satış bedeli arasındaki olumlu ya da olumsuz farkların 600 Gelirler veya 630 Giderler Hesaplarına, arsa ve arazi dışındaki maddi duran varlıkların, varlıklar için satış bedeli ile net değeri arasındaki olumlu ya da olumsuz farkların 600 Gelirler veya 630 Giderler Hesaplarına kaydedileceği ifade edilmiştir. Ayrıca satış bedelinden bütçeye gelir kaydedilmesi gereken tutar 800 Bütçe Gelirleri Hesabına alacak, 805 Gelir Yansıtma Hesabına borç, satış bedelleri ise ilgisine göre 100 Kasa veya 102 Bankalar Hesabına kaydedilecektir.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri gereğince, satışı yapılan taşınmazlar kayıtlı değeri üzerinden ilgili varlık hesabına alacak kaydedilmek suretiyle varlık hesabından çıkarılarak, varsa amortismanı düşüldükten sonra kalan değeri ile satış bedeli arasındaki olumlu fark 600 Gelirler Hesabına, olumsuz fark ise 630 Giderler Hesabına kaydedilmelidir.
Yapılan incelemede, taşınmaz satışlarına ilişkin muhasebeleştirme işlemlerinin kayıtlı değer yerine satış bedeli üzerinden yapıldığı, satış değerleri ile kayıtlı değerleri arasında herhangi bir değerleme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Taşınmaz satışlarının satış bedeli üzerinden muhasebeleştirilmesi, 250 ve 252 no.lu Hesaplardan çıkış yapılması gereken değerden daha fazla bir değerin çıkmasına yol açmaktadır. Bu durum muhasebe kayıtları ile taşınmaz envanteri arasında uyumsuzluğa neden olmaktadır.
Bilançoda yer alan varlık hesaplarının güvenilir bilgi sunması için satışa konu olan taşınmazların değerleme işlemleri yapılarak, satış bedeli ile kayıtlı değeri arasındaki farkın ilgili gelir veya gider hesaplarına aktarılması gerekmektedir.