Sayıştay 4. Dairesi’nin 30.06.2015 tarihli ve 37267 karar numaralı ilamı, belediyelerin bankalarla yaptığı kısa vadeli borçlanmaların hukuki dayanağına ilişkin önemli bir değerlendirme sunuyor. Karar, bir belediyenin cari (açık) hesap şeklinde borçlanarak kullandığı krediden doğan faiz, komisyon ve benzeri masraflar nedeniyle verilen tazmin kararının hukuki gerekçelerle kaldırılmasına ilişkindir.

Uyuşmazlık, belediyenin bir kamu bankasıyla yaptığı genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandığı kısa vadeli krediye dayalı olarak ödenen faiz, komisyon, dosya ücreti gibi giderlerin kamu zararı oluşturduğu iddiasıyla Sayıştay tarafından sorumlular hakkında tazmin hükmü kurulmasıyla başladı. Ancak temyiz aşamasında yapılan değerlendirmede, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 68. maddesinde belediyelerin iç borçlanma yapmasına açıkça izin verildiği ve bu hükümde borçlanmanın hangi yöntemle (örneğin cari hesap şeklinde) yapılacağına dair herhangi bir sınırlama getirilmediği vurgulandı.

Ayrıca, kararın gerekçesinde İller Bankası dışında özel ya da kamu bankalarından kredi kullanımının da kanunen mümkün olduğu ifade edildi. Belediyelerin borçlanma yaparken farklı finans kuruluşlarından teklif alarak bir piyasa araştırması yapmasının tercih edilmesi gerektiği belirtilmiş olsa da, bu yapılmadığı gerekçesiyle otomatik olarak kamu zararı oluştuğu sonucuna varılamayacağına karar verildi.

Sonuç olarak, ilgili kredi sözleşmesinin cari hesap şeklinde düzenlenmiş olması, tek başına mevzuata aykırılık teşkil etmediğinden dolayı Sayıştay, söz konusu tazmin hükmünü kaldırdı.

Karar Künyesi:
Sayıştay 4. Dairesi, 30.06.2015, Karar No: 37267, İlam No: 40713.