ÖZET: Şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde otobüs arızaları ve trafik kazalarının önlenmesi için alınan tedbirlerin yetersiz olduğu tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, bu durumun sık sık trafik kazalarına yol açtığını ve İdarenin mali yükümlülüklerini artırdığını ortaya koymaktadır. Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılmasından sorumlu olanların hesap verme yükümlülüğünü vurgulamaktadır. Ayrıca, İdare ile Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesi, işçilerin etik davranış ilke ve değerlerine bağlı kalmalarını öngörmektedir.

Denetim sonuçlarına göre, 2024 yılı içerisinde şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde toplam 13.809 trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazaların büyük bir kısmı, şoför kusurlarından kaynaklanmakta olup, hız limitlerine uyulmaması, dikkatsizlik ve duraklara nizami yanaşmama gibi sebepler öne çıkmaktadır. Ayrıca, otobüs filosunun yaşlı olması ve bakım süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmemesi, otobüs arızalarının artmasına neden olmaktadır. İdare, bu sorunların çözümü için gerekli çalışmalara başladığını bildirmiştir.

Sonuç olarak, kamu kaynaklarının etkin kullanımı için İdare’nin, şoförlerin eğitimine ve otobüs bakım süreçlerine daha fazla önem vermesi gerekmektedir. Bu sayede, hem trafik kazalarının azaltılması hem de otobüs arızalarının önlenmesi mümkün olacaktır.

BULGU: Şehir İçi Toplu Taşıma Hizmetlerinde Yaşanan Otobüs Arızaları ile Trafik Kazalarının Önlenmesi Amacıyla İdare Tarafından Alınan Tedbirlerin Yetersiz Kalması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdare tarafından yürütülen şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde yaşanan trafik kazaları ile otobüs arızalarına ilişkin olarak alınan tedbirlerin yetersiz kalması nedeniyle sık sık trafik kazalarının yaşandığı ve bunun sonucunda İdarenin mali külfete katlandığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 8’inci maddesinde her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu olduğu ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorunda olduğu, 32’nci maddesinde harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu olduğu belirtilmiştir.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 1’inci maddesi uyarınca, işçi ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapabilecekleri belirtilmiştir. Aynı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, işletme toplu iş sözleşmesi, bir gerçek veya tüzel kişiye ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait aynı işkolundaki birden çok işyerini kapsayan sözleşme olarak tanımlanmıştır.

Bu kapsamda İdare ile Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (Hizmet-İş) arasında İşletme Toplu İş Sözleşmesi imzalanmıştır.

İdare ile Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (Hizmet-İş) arasında imzalanan İşletme Toplu İş Sözleşmesinin İşçilerin Genel Ödevleri ve Zarardan Mesuliyet başlıklı Dördüncü Bölümünün “İşçilerin genel ödevleri” başlıklı 31’inci maddesinde;

“İşçiler Kamu Görevlileri Etik Sözleşmesinde belirlenen etik davranış ilke ve değerlerine bağlı olarak görev yapmayı ve hizmet sunmayı taahhüt eder. Bu bağlamda;

a) İşçi kendisine verilen işleri benimsemeye, dikkatini o iş üzerinde toplayıp başarmaya, amirleri ve arkadaşları ile iyi geçinmeye, müşteri ile yolculara iyi muamele etmeye özen gösterir.

b) İşverene ait tesisatı alet ve edevatı kendisine verilen kıyafeti kendi malı gibi muhafaza etmesi, işverenin menfaatlerini kendi menfaati gibi koruması başlıca ödevlerindendir.

…” düzenlemeleri yapılmıştır.

Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemede; İdare tarafından yürütülen şehir içi toplu taşıma hizmetlerinde kullanılan otobüsler ile 2024 yılı içerisinde 10.541 defa üçüncü kişilere ait araçlara çarpma, 179 defa duraklarda bulunan yolculara veya yayalara çarpma, 1.067 defa yoldan çıkma, 1.242 defa peronlarda veya duraklarda birbirlerine çarpma ve diğer sebeplerde toplamda 13.809 defa trafik kazasına karışıldığı, söz konusu kazalardan ötürü gerek araçların bakım ve tamir masrafları gerekse üçüncü kişilere ödenen tazminatlardan dolayı İdare bütçesinden ciddi bir külfete katlanıldığı tespit edilmiştir.

Bu kapsamda İdareden alınan kaza verilerinden hareketle; şehir içi yolcu taşıma hizmetlerinin yürütülmesinde günde ortalama 38 defa trafik kazası yapıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Söz konusu kazaların sebepleri incelendiğinde, mevzuat ve İETT talimatlarında belirlenen hız limitlerine uyulmaması, seyir halinde iken şoförlerin telefonla meşgul olması, duraklara nizami şekilde yanaşılmaması, durak harici yolcu indirme-bindirme vb. gibi şoför kusurlarından kaynaklandığı görülmüştür. Buna ilişkin yapılan incelemede ise İdare tarafından yapılan eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerinin şoförlere kurum aidiyetinin kazandırılmasında etkili olmadığı, şoförlerin birçoğunun toplu taşıma hizmetlerinin yürütülmesinde kullanılan araçlar konusunda tecrübesiz olduğu ve şoförlere çok uzun sürelerle fazla çalıştırma yaptırılması gibi sebepler olduğu anlaşılmıştır.

Öte yandan toplu taşıma faaliyetlerinin yürütülmesinde karşılaşılan en büyük sorunlardan birinin de yaşanan otobüs arızaları olduğu görülmüştür. Söz konusu otobüs arızalarının sebeplerine bakıldığında ise İdarenin otobüs filosunun çoğunlukla eski model araçlardan oluşmasından ötürü yüksek kilometrelere sahip olması, sefer öncesi araç kontrol süreçlerinin etkin bir şekilde işletilmemesi, otobüslerin bakım onarımlarına ilişkin kontrollerin tam olarak yerine getirilmemesi gibi sebepler olduğu anlaşılmıştır. Zira bakım onarım işlerine ait ihale dokümanlarında sık karşılaşılan yedek parça arızalanmalarında idarenin bu parçaları istediğinde analize gönderebileceği yönünde hükümler bulunmasına rağmen idare tarafından bu yola hiç başvurulmadığı görülmüştür.

Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından; bulguda yer alan hususlara iştirak edilmiş ve gerek otobüs arızalarının önlenmesi gerekse de şoför kaynaklı trafik kazalarının azaltılması adına gerekli çalışmalara başlandığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, kamu kaynaklarının kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak kullanılmasından sorumlu olduğu göz önüne alındığında; İdare tarafından gerek otobüs şoförlerinin kurum aidiyetini artıracak çalışmaların yapılarak gerekse de otobüslerin bakım onarımları ile sefer öncesi kontrol süreçlerinin etkinleştirilerek kaynak kullanımında etkinlik, ekonomiklik ve verimliliğin arttırılacağı değerlendirilmektedir.