|
ÖZET: Şirket işçileri için kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı ve mali tablolarda izlenmediği tespit edilmiştir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, 43.939.948,21 TL tutarında kıdem tazminatı karşılıkları, ilgili hesaplarda kaydedilmemiştir. Bu durum, şirketin gelecekteki yükümlülüklerini yeterince yansıtmayarak mali tablolarında yanlış bir görünüm oluşturmuştur. Kıdem tazminatı karşılıklarının muhasebeleştirilmesi, 1. seri No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde belirtilen kurallara göre gerçekleştirilmelidir.
Denetim sonucunda, şirketin kıdem tazminatı giderlerini vergi matrahından indiremediği gerekçesiyle bu karşılıkları ayırmadığı ifade edilmiştir. Ancak, bir giderin kanunen kabul edilip edilmemesi, muhasebeleştirilmesine engel teşkil etmemektedir. Kamu İdaresi, gerekli düzeltmelerin 2025 yılı içinde yapılacağını belirtse de, bu durum 2024 mali yılı tablolarını etkilememektedir. Sonuç olarak, mali tabloların doğru bilgi sunabilmesi ve gelecekteki yükümlülüklerin takip edilebilmesi için kıdem tazminatı karşılıklarının ihtiyatlılık ve dönemsellik ilkeleri doğrultusunda uygun hesaplarda izlenmesi gerekmektedir. |
BULGU: Şirket İşçilerinin Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket işçileri için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarının ayrılmadığı ve dolayısıyla mali tablolarda izlenmediği görülmüştür.
(1) seri No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin “V-Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları” bölümünde yer alan “Hesap planı açıklamaları” başlıklı (C) bendinde, hesaplanan kıdem tazminatı karşılık tutarlarının ilgili gider hesaplarına borç, 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedilmek suretiyle muhasebeleştirileceği; izleyen dönemde ödenmesi beklenen kıdem tazminatı karşılık tutarlarının 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına borç, 372 Kıdem Tazminatı Karşılığı Hesabına alacak kaydedileceği belirtilmiştir.
Anılan Tebliğ’in “I-Muhasebenin Temel Kavramları” başlıklı bölümünde ihtiyatlılık kavramının; muhasebe olaylarında temkinli davranılmasını ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınmasını ifade ettiği belirtilerek, bu kavram gereği, işletmelerin muhtemel giderleri ve zararları için karşılık ayıracakları ifade edilmiştir.
Tebliğ’in yine aynı bölümünde tanımlanan dönemsellik kavramının; işletmenin sürekliliği kavramı uyarınca sınırsız kabul edilen ömrünün, belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasını ifade ettiği belirtilerek, bu kavram gereği, gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirileceği, hasılat, gelir ve kârların aynı döneme ait maliyet, gider ve zararlarla karşılaştırılacağı ifade edilmiştir.
Yapılan incelemede, Şirketin, 2024 yılında 43.939.948,21 TL tutarında personel için ayrılması gereken kıdem tazminatı karşılıklarını ayırmadığı ve 372 veya 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı hesaplarında izlemediği tespit edilmiştir. Bu durum, Şirketin ileride ödenmesi muhtemel yükümlülüklerini, karşılık ayırarak ilgili dönemlerinde giderleştirmemesine, dolayısıyla yükümlülüklerin mali tablolarda olması gerekenden az, ticari karın ise olması gerekenden fazla görünmesine neden olmuştur.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, Şirket tarafından, kıdem tazminatı karşılık giderlerinin kanunen kabul edilen giderler arasında olmadığı ve dolayısıyla vergi matrahından indirilemediği, bu nedenle Şirket tarafından Vergi Usul Kanunu kapsamında düzenlenen mali tablolarda kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı belirtilmiştir.
Ancak bir giderin kanunen kabul edilmesi ya da edilmemesi, ilgili tutarın muhasebeleştirilmesi açısından herhangi bir hüküm doğurmayıp, giderin kanunen kabul edilmemesi muhasebeleştirilmesine engel olmamakta; muhasebeleştirilen bu giderler vergi beyannamelerinde matraha ayrıca eklenmektedir.
Kamu İdaresi cevabında, bulgumuzda belirtilen gerekli işlem ve muhasebe kayıtlarının 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiğini belirtmişse de, bu düzeltme işleminin 2024 mali yılı tablolarına etkisi bulunmamaktadır.
Sonuç olarak, mali tabloların doğru bilgi sunması ve ileride ödenmesi muhtemel yükümlülüklerinin takip edilebilmesi açısından, ihtiyatlılık ve dönemsellik kavramları gereği işçiler için hesaplanan kıdem tazminatlarının vadesine göre 372 veya 472 Kıdem Tazminatı Karşılığı hesaplarında izlenmesi hususuna riayet edilmesi gerekmektedir.