ÖZET: Şirketin öz kaynaklarının yıllar itibariyle eksi bakiye verdiği ve bu nedenle şirket aktiflerinin kısa ve uzun vadeli yabancı kaynakları toplamını karşılamadığı görülmektedir. Şirketin 2020-2021 yıllarında ciddi gelir kaybı yaşadığı ve bu durumun öz kaynaklarını olumsuz etkilediği belirtilmektedir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesine göre, şirket aktif toplamının, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılayamaması halinde, yönetim kurulunun bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirmesi ve şirketin iflasını istemesi gerekir. Tebliğ’in geçici 1’inci maddesine göre, borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısının dikkate alınmayabileceği belirtilmektedir.

Sonuç olarak, Şirket tarafından Tebliğ’in geçici 1’inci maddesi ile belirtilen ihtiyari giderlerin dikkate alınmaması ile yapılan hesaplamayla, 376’nci madde kapsamında borca batık olma durumu oluşmamakla birlikte, Öz Kaynakların yıllar itibariyle eksi bakiye vermesinin şirket faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturduğu değerlendirilmektedir.

BULGU: Şirket Öz Kaynaklarının Yıllar İtibariyle Eksi Bakiye Vermesi

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin, öz kaynaklarının gerçekleşen zararlar nedeniyle yıllar itibariyle karşılıksız kalarak eksi bakiye verdiği, bu nedenle Şirket aktiflerinin, kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar toplamını karşılamadığı görülmüştür.
Aşağıdaki tabloda Şirketin yıllar itibariyle dönem kar ve zararları ile Öz Kaynak değişim tutarlarına yer verilmiştir:
Tablo 7: Yıllar İtibariyle Öz Kaynaklar Değişim Tutarları

Yıl Ödenmiş Sermaye (TL) Yedek Akçeler (TL) Önceki Dönem Kar / Zararları Kümülatif
Toplamı (TL)
Dönem Karı veya
Zararı (TL)
Öz Kaynaklar (TL)
2019 19.850.000,00 11.800.833,43 20.759.423,25 -34.559.727,43 17.850.529,25
2020 19.850.000,00 11.800.833,43 -13.800.304,18 -41.351.130,43 -23.500.601,18
2021 19.850.000,00 11.800.833,43 -55.151.434,61 1.776.240,00 -21.724.361,18

Tablodaki verilere bakıldığında Şirket Öz Kaynaklarının son üç yıllık dönemde eksi bakiye verdiği; Şirket aktiflerinin toplam yabancı kaynakları karşılamadığı ve bu çerçevede sermaye ve yedek akçeler toplamının tamamının karşılıksız kaldığı görülmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun sermayenin kaybı ve borca batık olma durumuna ilişkin “Çağrı ve bildirim yükümü” başlıklı 376’ncı maddesinde; şirket aktif toplamının, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulunun, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildireceği ve şirketin iflasını isteyeceği hususları düzenlenmiştir.
Anılan Yasa hükmünün uygulama esaslarını düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in 12’inci maddesinde, borca batık olma durumu, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması hali şeklinde tanımlanmış; 13’üncü maddesinde ise şirketlerin sermaye kaybı veya borca batık olma durumlarının, 6102 sayılı Kanunun 88 inci maddesine göre hazırlanacak finansal tablolar esas alınarak belirleneceği belirtilmiştir.
Tebliğ’in geçici 1’inci maddesine 26.12.2020 tarihinde eklenen ifade ile borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, 01.01.2023 tarihine kadar; 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralamalardan kaynaklanan giderler, amortismanlar ve personel giderlerinin toplamının yarısının dikkate alınmayabileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, Şirket tarafından; Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle alınan tedbirler kapsamında 2020 – 2021 yılları müşteri sayısının ciddi düşüş gösterdiği, 2020 Yılı içerisinde 31 gün, 2021 yılında ise 54 gün tam sokağa çıkma yasağı uygulandığı, pandemiye karşı alınan tüm bu önemler neticesinde 2020 yılında 79 milyon TL, 2021 yılında ise 56.5 milyon TL gelir kaybı yaşandığı, bu durum Şirketin öz kaynaklarını olumsuz yönde etkilediği, bunun yanı sıra Şirketin uygulamakta olduğu tarife birim fiyatlarının gerektiği oranda artırılamamış olmasının da öz kaynaklardaki azalmayı etkilediği belirtilmiştir.
Ancak, Şirket tarafından yapılan açıklamalar üzerine önceki yıl verilerine bakıldığında, 2017 ve 2018 yılları faaliyet sonuçlarının olumsuz sonuç doğurmadığı (sırasıyla 11.252.120,69 TL ve 3.328.842,37 TL dönem karı), sermayedeki eriyişin pandemi ilanı öncesi dönemde 2019 yılı sonu itibariyle gerçekleşen -34.559.727,43 TL dönem zararı ile başladığı görülmektedir. Dolayısıyla Covid-19 salgınının Şirket faaliyetleri üzerinde olumsuz etkisinin olduğunu söylemek mümkün olmakla birlikte, meydana gelen zararları doğrudan salgın tedbirlerine bağlamak da mümkün değildir. Diğer taraftan her tacirin amacı kar elde etmek olduğundan, Şirket organlarınca iyileştirici tedbirlere öncelik verilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak, Şirket tarafından Tebliğ’in geçici 1’inci maddesi ile belirtilen ihtiyari giderlerin dikkate alınmaması ile yapılan hesaplamayla, 376’nci madde kapsamında borca batık olma durumu oluşmamakla birlikte, Öz Kaynakların yıllar itibariyle eksi bakiye vermesinin Şirket faaliyetlerinin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturduğu değerlendirilmektedir.