|
ÖZET: Şirket çalışanlarının geçici işgöremezlik raporlarıyla ilgili gerekli işlemlerin yapılmadığı tespit edilmiştir. Aylık olarak çalışanların %10-15’inin sistematik bir şekilde rapor aldığı, ancak şirketin bu duruma karşı etkili önlemler almadığı gözlemlenmiştir. 2023-2024 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesi, çalışanlara çeşitli teşvikler sağlarken, rapor alan personelin disiplin süreçlerinin etkin bir şekilde işletilmediği anlaşılmaktadır.
Toplu İş Sözleşmesi’nde yer alan maddeler, çalışanların rapor almayı alışkanlık haline getirmesi durumunda disiplin kuruluna sevk edilebileceğini belirtmesine rağmen, bu uygulamanın nadiren hayata geçirildiği görülmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği yönergeler doğrultusunda, raporların itiraz süreçlerinin işletilmesi gerektiği halde, şirketin bu konuda herhangi bir adım atmadığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde, çalışanların iş karşılığında ücret alması gerektiği vurgulanırken, mevcut uygulamalarla personelin sürekli rapor alması teşvik edilmiştir. Şirketin, 7500 çalışanı arasında yalnızca 9 kişinin disiplin kuruluna sevk edilmesi, mevzuat hükümlerinin yeterince uygulanmadığını göstermektedir. Çalışanların raporlarının incelenmesi ve suistimallere karşı gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Şirket Personeli Tarafından Alınan Geçici İşgöremezlik Raporlarına İlişkin Gerekli İşlemlerin Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket çalışanlarının aylık bazda ortalama %10-%15’nin sistematik bir şekilde geçici iş görmezlik raporu aldığı, ancak şirket tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığı görülmüştür.
Şirket ile sendika arasında imzalanan 2023-2024 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin,
“İşe Devam Teşvik Primi” başlıklı 45’inci maddesinde, “Toplu iş sözleşmesi kapsamına giren işyerlerinde çalışan tüm sendika üyesi işçilere 01.05.2023 tarihinden geçerli olmak üzere; Vardiyasız çalışmalarda fiilen ayda 20 gün ve üzeri çalışanlara (yıllık izinler de çalışmış gibi kabul edilerek) günlük brüt ücretin %9′ u oranında toplam fiili gün üzerinden işe devam pirimi ödenir.
Vardiyalı çalışmalarda fiilen ayda 20 gün ve üzeri çalışmalarda (yıllık izinler de çalışmış gibi kabul edilerek) günlük brüt ücretin %12′ si oranında toplam fiili gün üzerinden iş devam pirimi ödenir.”
“İşten Çıkarılma” başlıklı 22’inci maddesinde, “İşçinin; iş kazası ve meslek hastalıkları ile ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık kuruluşlarından aldığı rapor süresince iş akdi fesih edilemez. Ancak diğer durumlarda işçi rapor almayı alışkanlık haline getirmişse ve bu durumda işçinin açık suistimali görülürse disiplin kuruluna sevk edilir.”
“İkramiye” başlıklı 40’ıncı maddesinde, “1- İşveren, sendika üyesi işçilere sözleşmenin yürürlük tarihinden itibaren 112 yevmiye tutarında ikramiye vermeyi kabul eder.
İşyerine yeni giren işçiler ve ikramiye tarihleri arasında işyerinden ayrılan işçiler çalıştıkları günler oranında ikramiye almaya hak kazanırlar.
İşyeri ile ilişkileri devam eden fakat S.G.K.’ da geçici iş görmezlik raporu alan sendika üyesi işçiler işyerinde çalışmış gibi ikramiyeden yararlanırlar.”
“Hastalık Yardımı” başlıklı 40’ıncı maddesinde, “1-S.G.K. ile anlaşmalı sağlık kurumlarından hafif işlerde çalışabilir raporu alanların ücretlerinde bir indirim yapılmadan işveren tarafından uygun bir işe verilir.
2-İşçinin vizitede geçen süreleri için ücretinden kesinti yapılamaz.
3-S.G.K. ile anlaşmalı sağlık kurumlarından normal hastalık, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle istirahat alanların S.G.K.’ ca ödenmeyen ilk iki gün ücretleri işveren tarafından tam olarak ödenir. Ancak S.G.K.’ ca ödeme yapılmayan işbu iki günlük istirahatler toplamının yılda Sekiz günü geçen bölümü için işveren ödeme yapmaz.
İki günün üzerindeki istirahatlerde;
Aşağıda belirtilen mahsup uygulamasına göre, tüm çalışanların istirahatine tekabül eden günlerin ücreti tam olarak ödenir ve S.G.K. prim günleri tam gösterilir, S.G.K. primleri tam yatırılır. Ayrıca istirahatli gün sayısına bakılmaksızın işçiler istirahatli olduğu günlere ait tüm sosyal yardımlardan yararlandırılır. Ancak fiilen çalışma koşuluna göre ödenen sosyal yardımlarda ilgili madde hükümlerine göre işlem yapılır. İş kazası nedeniyle iş görmezliği olan işçiye, iş görmezlik süresince, yemek yardımı hariç fiili çalışma günüyle orantılı ödenen, iş riski, prim vb. gibi sosyal yardımlar, iş günleri (hafta tatili, resmi tatil ve bayram günleri hariç) dikkate alınarak, fiilen çalışılmış gibi ödenir.
Hastalığı nedeniyle işçinin iş akdi fesih edilemez…
7- Her iki aylık periyodlarda, aylık çalışma puantajlarında, istirahat raporu bulunmayan (iş kazası ve covid 19 bulaşında pozitif olma raporları hariç), ücretsiz izin kullanmayan veya mazeretsiz göreve gelmeme hali bulunmayan ve ayrıca ilgili periyodlarda Disiplin Kurulu Ceza Cetveli 5.- 8.- 23.- 41.- maddelerinden herhangi birinden disiplin cezası almamış olanlardan,
Vardiyalı ve vardiyasız çalışan tüm işçilere, iki aylık periyodlarda ikinci ayın maaşı ile birlikte 3 yevmiye, teşvik primi ödenir. Bu değişiklik 01.05.2023 tarihinden itibaren uygulanacaktır.
8.Sözleşmenin yürürlük tarihi başlangıç tarihi olarak dikkate alınarak, iş kazası ve covid 19 bulaşında pozitif olma raporları hariç olmak üzere, 1 yıllık süre içinde raporlu olduğu gün sayısı 6 günü aşmayan ve disiplin kurulu ceza cetveli, 1.maddesi, 2.maddesi, 3.maddesi, 4(a) maddesi, 16.maddesi, 32.maddesi, 37.maddesi ve 51.maddelerindeki İHTAR cezaları hariç olmak üzere, 1 yıllık süre içinde disiplin cezası almayan işçilere aralık maaşı ile birlikte 8 günlük brüt ücreti tutarında teşvik primi ödenir.
“Genel Kural” Başlıklı 58’inci maddesinde, “Aşağıdaki maddelerde sözü edilen hafta tatili, ulusal dini bayram ve genel tatil günleri ile bu sözleşmede ücretsiz olduğu belirtilmeyen her türlü izin ve istirahat süreleri (Bu toplu iş sözleşmesinin ‘Hastalık Yardımı’ başlıklı maddesinde belirtildiği şekilde) çalışılmış gibi değerlendirilecek süreler olarak kabul edilerek, bir iş karşılığı olmaksızın işçilerin ücretleri tam olarak ödenir.”
Hükümleri yer almaktadır.
Şirketin sendika ile imzalamış olduğu Toplu İş sözleşmesinin yukarıda yer alan hükümleri nedeniyle rapor alan personel sürekli teşvik edilmiş, sonrasında ise personelin işe gelmesi için “işe devam primi” adı altında teşvik ödenmeye başlanmıştır. Oysaki toplu iş sözleşmesinde “işçinin rapor almayı alışkanlık haline getirmesi ve bu durumda işçinin açık suiistimalinin görülmesi halinde disiplin kuruluna sevk edileceği” maddesi ise rapor almayı alışkanlık haline getiren hiçbir personel için hemen hemen hiç uygulanmamıştır.
Sağlık Bakanlığı tarafından 30.09.2019 tarih ve 23642684-010.04-1618 sayılı Olur’u ile aynı tarihte yürürlüğe giren Sağlık Raporları Usul ve Esasları Hakkında Yönerge’nin kapsamının resmi ve özel tüm sağlık hizmet sunucularını, özel hukuk tüzel kişileri ve gerçek kişileri içerdiği belirtilmiştir.
Yönergenin “Sağlık kurulu raporlarına itiraz işlemleri” başlıklı 36’ıncı maddesinde, “Raporlara; raporu alan kişi, raporu alan kişinin velisi veya vasisi, raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir. İlgililer itiraz dilekçesi ve sağlık raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte, itiraza konu sağlık kurulu raporunu tanzim eden sağlık hizmet sunucusunun bulunduğu ya da adına rapor düzenlenecek kişinin ikametgâhının bulunduğu ilin il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü gerektiğinde il dışı hakem hastane görevlendirmesi yapabilir. Bu durumda görevlendirme yapılan hakem hastanenin bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne bilgi verilir.” ve “İstirahat raporlarına itiraz işlemleri” başlıklı 37’nci maddesinde, “İstirahat raporlarının fenne aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunması hâlinde, kişi hastalık izni kullanıyor sayılmakla birlikte, bağlı bulunduğu kurumca doğrudan Bakanlıkça belirlenen Yönerge eki Ek-12 Hakem Hastane Listesinde yer alan sağlık hizmet sunucularından kişinin bulunduğu yere en yakın aynı veya üst roldeki bir hastaneye sevk edilir ve sonucuna göre işlem yapılır.” denilmektedir.
Söz konusu yönerge ile şirkete ibraz edilen raporların incelenmesi ve yeniden muayene istenilmesi gibi yetkileri bulunmaktadır. Ancak şirket tarafından herhangi bir rapor için itiraz süreçleri de işletilmemiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Ücret ve ücretin ödenmesi” başlıklı 32’nci maddesinde “Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar” şeklinde tanımlanmıştır. TİS hükümleriyle personel sürekli rapor almaya teşvik edilmiş, rapor almaya teşvik eden hükümlerin TİS’ten çıkarılmasından ziyade personele rapor almaması durumunda işe devam pirimi ve diğer adlarla menfalar sağlanmıştır. Böylece şirket personelinin işini yapması karşılığı ücret ödenmesi gerçekleşmemiş olmaktadır.
Şirket cevabında özetle, işçilerin sağlık raporları ile ilgili gerektiği durumlarda İl sağlık müdürlüğüne; şirketin ortak sağlık ve güvenlik birimi müdürlüğüne veya disiplin kuruluna şevklerinin yapıldığı, bu bağlamda 9 personelin disiplin kuruluna sevk edildiği ifade edilmiştir. Ancak Şirketin ortalama 7500 çalışanın olduğu, %10-%15’ine tekabül eden ve aylık rapor alan personel sayısının 750-1125 olduğu dikkate alındığında sadece 9 kişinin disiplin kuruluna sevk edilmesinin bulguda belirtilen mevzuat hükümlerinin yerine getirildiği sonucunu doğurmayacağı açıktır.
Şirket çalışanlarının aldıkları geçici iş görmezlik raporlarının incelenerek gerektiğinde yeniden muayene istenilmesi gibi yetkilerin kullanılmasının yanı sıra suistimallere karşı gerekli tedbirlerin alınması sağlanmalıdır.