|
ÖZET: Şirketin sermayesinin tamamının karşılıksız kalması durumu, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında tespit edilmiştir. Şirketin yıllar içinde yaşadığı zararlar, aktif hesapların toplam borçları karşılayamayacak bir seviyeye ulaşmasına neden olmuş ve bu durum, şirketin “borca batık” konumda olduğunu göstermektedir. Yönetim kurulunun, Türk Ticaret Kanunu’na uygun olarak gerekli önlemleri almadığı ve genel kurulu toplantıya çağırmadığı belirlenmiştir. Kanun, sermaye kaybı ve borca batık olma durumlarında yönetim kurulunun sorumluluklarını açıkça tanımlamaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri, şirketin mali durumunu sürekli izleme ve olumsuz işaretler tespit edildiğinde gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü yönetim kuruluna yüklemektedir. Ayrıca, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması durumunda, yönetim kurulunun bu durumu mahkemeye bildirmesi ve iflas talep etmesi gerekmektedir. Yapılan incelemelerde, şirketin özkaynaklarının 2021 yılından itibaren negatif hale geldiği ve sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının sürekli zarar nedeniyle karşılıksız kaldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, şirketin mali durumunun düzeltilmesi için belediyeden ve diğer belediye şirketlerinden olan yüksek tutarlı alacakların tahsil edilmesi gerekmektedir. Bu adımlar atılmadığı takdirde, şirketin iflası veya kendiliğinden sona ermesi gibi ciddi sonuçlar doğabilir. Şirketin varlığını sürdürebilmesi, bu alacakların tahsil edilmesine ve mali durumunun ivedilikle iyileştirilmesine bağlıdır. |
BULGU: Şirket Sermayesinin Tamamının Karşılıksız Kalması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket sermayesinin yıllar itibarıyla gerçekleşen zararlar nedeniyle karşılıksız kaldığı, aktif hesaplarda yer alan toplam tutarın toplam borçları karşılayamayacak duruma geldiği, bir başka deyişle Şirketin “borca batık” durumda olduğu, ancak Yönetim Kurulu tarafından Türk Ticaret Kanunu’na göre yapılması gereken işlemlerin gerçekleştirilmediği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu” başlıklı 376’ncı maddesinde;
“(1) Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar.
(2) Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.
(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/16 md.) Şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.”
hükümleri ile düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Riskin erken saptanması ve yönetimi” başlıklı 378’inci maddesinde ise;
“(1) Pay senetleri borsada işlem gören şirketlerde, yönetim kurulu, şirketin varlığını, gelişmesini ve devamını tehlikeye düşüren sebeplerin erken teşhisi, bunun için gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla, uzman bir komite kurmak, sistemi çalıştırmak ve geliştirmekle yükümlüdür. Diğer şirketlerde bu komite denetçinin gerekli görüp bunu yönetim kuruluna yazılı olarak bildirmesi hâlinde derhâl kurulur ve ilk raporunu kurulmasını izleyen bir ayın sonunda verir.
(2) Komite, yönetim kuruluna her iki ayda bir vereceği raporda durumu değerlendirir, varsa tehlikelere işaret eder, çareleri gösterir. Rapor denetçiye de yollanır.”
hükmüne yer verilmiştir.
15.09.2018 tarihli ve 30536 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”de de sermayenin kaybı ve borca batık olma durumu hakkında detaylı açıklamalara yer verilmiştir. Tebliğ’in ikinci bölümünde “Sermaye kaybı”, üçüncü bölümünde ise “Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının tamamının karşılıksız kalması” durumu detaylı bir şekilde düzenlenmiş, Tebliğ’in 12’nci maddesinde şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması hali “borca batık olma durumu” olarak ifade edilmiştir.
Ayrıca, 28.08.2012 tarihli ve 28395 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Şirketlerin Yıllık Faaliyet Raporunun Asgari İçeriğinin Belirlenmesi Hakkında Yönetmelik”in 12’nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Şirketin sermayesinin karşılıksız kalıp kalmadığına veya borca batık olup olmadığına ilişkin tespit ve yönetim organı değerlendirmeleri”nin yıllık yönetim kurulu faaliyet raporunun “Finansal durum” bölümünde ve 13’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “Oluşturulmuşsa riskin erken saptanması ve yönetimi komitesinin çalışmalarına ve raporlarına ilişkin bilgiler”in yıllık faaliyet raporunun “Riskler ve yönetim organının değerlendirmesi” bölümünde yer alması zorunlu hususlardan sayılmıştır.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; yönetim kurulunun şirketin mali durumunu sürekli takip etmesi, şirketin mali durumunun bozulduğuna, borca batık hale geldiğine dair şüphe uyandıran riskler tespit ettiği anda bir ara bilanço çıkarması veya risklerin denetçi tarafından yönetim kuruluna yazılı olarak bildirilmesi durumunda gerekli önlemler ile çarelerin uygulanması ve riskin yönetilmesi amacıyla derhal uzman bir komite kurması, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kalması durumunda genel kurulu hemen toplantıya çağırması ve genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunması, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması durumunda ise genel kurulu hemen toplantıya çağırması ve genel kurulun sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermesi, şirketin aktiflerinin borçlarını karşılayamaması halinde ise yönetim kurulunun durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirmesi ve şirketin iflasını istemesi gerekmektedir. Genel Kurulun şirket sermayesi ile ilgili bir karar vermemesi şirketin kendiliğinden sona ermesi durumuna sebep olacaktır.
Ayrıca, yıllık yönetim kurulu faaliyet raporunda sermayesinin karşılıksız kalıp kalmadığına veya borca batık olup olmadığına ilişkin tespitler ile oluşturulmuşsa riskin erken saptanması ve yönetim komitesinin çalışmalarına ve raporlarına ilişkin bilgilere yer verilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde; Şirketin, 6102 sayılı Kanun’un 376’ncı maddesinde belirtilen esaslara göre mali durumunun aşağıdaki tabloda gösterildiği şekilde olduğu, bu haliyle Şirket sermayesinin tamamının zarar nedeniyle karşılıksız kaldığı ve Şirketin aktif varlıklarının borçlarını karşılayabilecek düzeyde olmaması nedeniyle Tebliğ’de belirtildiği üzere Şirketin “borca batık” durumda olduğu tespit edilmiştir.
Tablo 2: Şirketin 2021-2024 Yıllarına İlişkin Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık Durumu
| Açıklama | 2021 (TL) |
2022 (TL) |
2023 (TL) |
2024 (TL) |
| Ödenmiş Sermaye | 7.657.485,31 | 15.605.655,54 | 103.439.242,97 | 132.944.614,43 |
| Kar Yedekleri | 8.352,24 | 8.352,24 | 105.572,46 | 135.686,32 |
| Geçmiş Yıllar Zararları (-) | 5.543.792,62 | 10.510.949,69 | 132.445.798,48 | 170.225.101,30 |
| Özkaynaklar | -2.417.937,33 | -10.661.026,58 | -28.900.983,05 | -83.527.937,16 |
| Dönem Net Zararı (-) | -4.967.157,07 | -16.191.259,48 | -27.536.635,87 | -46.383.136,61 |
| Aktif (Varlıklar) Toplamı | 99.226.235,37 | 144.402.423,14 | 243.903.793,78 | 442.294.972,06(*) |
| I- Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar | 101.644.172,70 | 155.063.449,72 | 160.381.333,80 | 445.709.962,74 |
| II- Uzun Vadeli Yabancı Kaynaklar | 0,00 | 0,00 | 112.423.443,03 | 80.112.946,48 |
| Borçlar Toplamı | 101.644.172,70 | 155.063.449,72 | 272.804.776,83 | 525.822.909,22 |
(*) Şirket 2024 yılı aktif toplamından Belediye Meclisinin 05.09.2024 tarihli sermaye artırım kararına istinaden Belediye tarafından sermaye taahhüt ödemesi kaydıyla gönderilen 84 milyon TL, 6102 sayılı Kanun uyarınca sermaye artırım yetkisine haiz Genel Kurul kararının alınmaması ve ticaret siciline tescil edilmemesi gerekçeleriyle dayanaksız bir ödeme olduğundan çıkarılarak tabloda yer verilmemiştir.
Tablodan da görüleceği üzere; Şirketin Özkaynaklar toplamı 2021 yılından itibaren negatif hale dönmüş, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının tamamı sürekli zarar edilmesi nedeniyle karşılıksız kalmış ve Şirket aktifleri borçlarını karşılayamayacak duruma gelmiş, diğer bir ifadeyle Şirket borca batık duruma düşmüştür.
Yapılan incelemelerde;
-Şirket yönetim kurulu kararlarında ve genel kurul toplantı tutanaklarında şirketin borca batık durumunun ve sermaye kaybının düzeltilmesi amacıyla mali durumunun iyileştirilmesi önlemlerinden bahsedilmediği,
-Sadece Şirketin 13.09.2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararıyla Şirket sermayesinin 10 milyon TL artırıldığı, ancak yukarıda yer verilen tablodan da anlaşılacağı üzere söz konusu sermaye artışının şirketin mali durumunun düzelmesini ve aktiflerinin borçlarını karşılamasını sağlayamadığı,
-Yönetim Kurulunun 02.09.2024 tarihli ve 371 sayılı Kararıyla sermayenin 207 milyon TL artırılmasına, bu tutarın %35’inin nakdi, %65’inin ayni olarak karşılanmasına karar verildiği, Belediye Meclisinin 05.09.2024 tarihli Kararıyla yönetim kurulu kararının oyçokluğuyla kabul edildiği, ancak 6102 sayılı Kanun uyarınca sermaye artırım yetkisine haiz Genel Kurul kararının alınmadığı, ticaret siciline tescil edilmediği ve ayni sermayenin değer tespiti için Düzce Asliye Mahkemesine başvurulmadığı, kısaca sermaye artırım kararının gerçekleşmediği,
-2021, 2022 ve 2023 yılı Bağımsız Denetçi Raporlarında; özkaynaklar toplamına göre sermayenin tamamının yitirildiği, Şirketin 6102 sayılı Ticaret Kanunun 376’ncı madde kapsamına girdiği, bu durumdan çıkılması için yönetim kurulunun iyileştirici tedbirler alması ve genel kurulun şirket sermayesine yönelik kararlar alması gerektiği, Şirket ortağı Düzce Belediyesinden ve Belediyenin diğer şirketlerinden yüksek tutarlarda alacaklarının bulunduğu, bu alacakların ivedilikle ödenmesi durumunda işletme sürekliliğinin önemli bir risk altında olmayacağı, bu sebeple sınırlı olumlu görüş verildiğinin açıklandığı,
-Bağımsız denetim raporlarında sermayenin tamamının kaybedildiği belirtilmesine rağmen yönetim kurulu tarafından 6102 sayılı Kanun’un 378’inci maddesinde belirtilen komite oluşturulmadığı ve belediyeden ve diğer şirketlerinden olan yüksek tutarlı alacaklarının tahsil edilmesi için girişimlerde bulunulmadığı,
-2023 yılı Faaliyet Raporunda sermayesinin karşılıksız kalıp kalmadığına veya borca batık olup olmadığına ilişkin tespitler ile oluşturulmuşsa riskin erken saptanması ve yönetimi komitesinin çalışmalarına ve raporlarına ilişkin bilgiler kısımlarının boş bırakıldığı,
tespit edilmiştir.
Şirketin ana faaliyet alanı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 20’nci maddesi uyarınca personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmeleri kapsamında Belediyeye personel temin etmektir. Belediye personel ihtiyacının karşılanması amacıyla Şirketin faaliyetinin devamlılığını sağlayabilmesi Şirketin varlığını sürdürmesine bağlıdır.
Şirket cevabında ilgili mevzuat ve denetim bulgusu gereğince Belediyeden ve Belediye şirketlerinden olan yüksek tutarlı alacaklarının tahsil edilmesi konusunda gerekli tedbirler alınarak tahsilat işlemlerine başlanıldığını belirterek bulguya iştirak etmiştir. Ancak, başlatılan çalışmalar neticesinde bir tahsilat henüz sağlanmamıştır.
Sonuç olarak, Şirketin varlığının ve devamlılığının sağlaması, 6102 sayılı Kanun’da öngörülen düzenlemeler ile şirketin kendiliğinden sona ermesi veya iflasının istenmesi gibi ağır hükümlerin uygulanmasına yol açılmaması amacıyla Belediyeden ve diğer belediye şirketlerinden olan yüksek tutarlı alacakların tahsil edilmesi ve Şirketin mali durumunun ivedilikle düzeltilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.