|
ÖZET: Şirketin mali durumu, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında, Yönetim Kurulu ve Genel Kurulun gerekli tedbirleri almadığı ve şirket faaliyetlerinin sürdürülemez bir seviyeye ulaştığı belirtilerek ele alınmıştır. Şirketin yıllar içinde yaşadığı zararlar, sermayesinin karşılıksız kalmasına ve toplam borçlarının aktifleri aşmasına yol açarak teknik iflas durumuna gelmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 6102 sayılı TTK’nın 376. maddesi çerçevesinde, yönetim kurulunun, sermaye kaybı ve borca batık olma durumları hakkında derhal genel kurulu toplantıya çağırması ve iyileştirici önlemleri sunması gerektiği vurgulanmaktadır.
31 Aralık 2024 tarihli bilanço incelendiğinde, şirketin varlıklarının 266.007.954,34 TL, yabancı kaynaklarının ise 607.671.766,81 TL olduğu, özkaynaklarının ise -341.663.812,47 TL seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, şirketin borçlarını karşılayamadığını ve iflas sürecinin kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Ancak, Yönetim Kurulu ve Genel Kurulun bu konularda herhangi bir tedbir almadığı gözlemlenmiştir. Şirketin, 25 Şubat 2025 tarihli kararı ile genel kurulu toplantıya çağırdığı ve iyileştirici önlemleri sunacağı belirtilse de, mevcut durumun ciddiyeti göz önünde bulundurulduğunda, yönetim kurulunun acilen gerekli adımları atması ve şirketin iflasını önlemek için gereken önlemleri alması gerekmektedir. |
BULGU: Şirket Yönetim Kurulu ile Genel Kurulun Gerekli Tedbirleri Almaması ve Şirket Faaliyetlerinin Mali Açıdan Sürdürülemez Düzeyde Olması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket sermayesinin yıllar itibariyle gerçekleşen zararlar nedeniyle karşılıksız kaldığı, aktif hesaplarda yer alan toplam tutarın toplam borçları karşılayamayacak duruma geldiği, bir başka deyişle şirketin teknik olarak iflas ettiği, ancak yönetim kurulu tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre yapılması gereken işlemlerin gerçekleştirilmediği tespit edilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 376’ncı maddesinde, “Sermayenin Kaybı ve Borca Batık Olma Durumu” düzenlenmiştir. Sermaye kaybı, anılan Kanun maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, borca batık olma durumu ise üçüncü fıkrasında tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 376 maddesinin birinci fıkrasında; son yıllık bilançoda, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağıracağı ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunacağı, 376 maddesinin ikinci fıkrasında ise son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhâl toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar verilmediği takdirde şirket kendiliğinden sona ereceği hususları yer almıştır.
Diğer taraftan; borca batık olma durumu ise TTK 376 maddesinin üçüncü fıkrasında; “şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim kurulu, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartır. Bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, yönetim kurulu, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirir ve şirketin iflasını ister. Meğerki, iflas kararının verilmesinden önce, şirketin açığını karşılayacak ve borca batık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket borçlarının alacaklıları, alacaklarının sırasının diğer tüm alacaklıların sırasından sonraki sıraya konulmasını yazılı olarak kabul etmiş ve bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği, yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanmış olsun. Aksi hâlde mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul olunur.” şeklinde düzenlenmiştir.
Şirketin 31.12.2024 tarihli bilançosu incelendiğinde; şirket varlıklarının 266.007.954,34 TL, yabancı kaynaklarının 607.671.766,81 TL ve Özkaynaklarının ise -341.663.812,47 TL olduğu, aktiflerin, şirket borçlarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılmış olup teknik olarak iflas ettiği anlaşılmıştır. Yönetim Kurulu ve Genel Kurul kararları incelendiğinde, Yönetim Kurulu’nun ve Genel Kurul’un “Sermayenin Kaybı ve Borca Batık Olma Durumu” hakkında herhangi bir girişimde bulunmadığı ve TTK’nın 376’ncı maddesi gereğince bu durumları ortadan kaldırmaya yönelik tedbirlerin alınmadığı görülmüştür.
Şirket tarafından verilen cevapta, şirket sermayesinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması neticesinde Yönetim Kurulu 25.02.2025 tarih ve 2025/07 sayılı kararı ile 27.02.2025 tarihinde “Türk Ticaret Kanunu’nun 376.Maddesi Uyarınca Şirket Sermaye İle Kanuni Yedek Akçeler Toplamının Karşılıksız Kalması Konusunun Görüşülmesi ve İyileştirici Önlemlerin Sunulması” gündem maddesini görüşmek üzere Genel Kurulu toplantıya çağırıldığı, iyileştirici önlemlerin Genel Kurulun onayına sunulduğu ve önümüzdeki süreçte iflası gerektirecek hususların giderileceği belirtilmiştir.
Sonuç olarak, şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler de göz önünde bulundurulduğunda; TTK’nın 376’ncı maddesinin bir ve ikinci fıkraları gereği yönetim kurulunun genel kurulu hemen toplantıya çağırarak uygun gördüğü iyileştirici önlemleri genel kurula sunması, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartılması, bilançoya göre aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetip yetmediğinin tespit edilmesi, yetmediğinin anlaşılması ve sermayenin iyileştirilmesine yönelik önlem alınmaması durumunda ise yönetim kurulunun, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirerek şirketin iflasını istemesi gerekmektedir.