ÖZET: Şirketin vergi ve SGK prim borçlarını zamanında ödememesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporu’nda önemli bir mali yük olarak ortaya çıkmıştır. Gecikme zammı ve tecil faizi gibi ek maliyetler, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri gereği uygulanmaktadır. Bu durum, 2024 yılında toplam 336.612.750,00 TL’lik bir gecikme zammı ve tecil faizi yükü oluşturmuştur. Ayrıca, şirketin yıl sonu itibarıyla 743.328.655,00 TL vergi borcu ve 636.448.647 TL SGK prim borcu bulunduğu tespit edilmiştir.

Denetim bulgularına göre, şirketin alacak tahsilatındaki gecikmeler, nakit akışında aksamalara yol açmakta ve bu da vergi ile SGK ödemelerinde zaman zaman gecikmelere neden olmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda belirtilen hükümlere göre, bu gecikmelerin maliyetleri kurum kazancının hesaplanmasında gider olarak dikkate alınmayacaktır.

Sonuç olarak, şirketin vergi ve sosyal güvenlik prim ödemelerini zamanında gerçekleştirmesi, bütçesel yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu sayede, ek maliyetlerin önüne geçilerek finansal sürdürülebilirlik sağlanabilir.

BULGU: Şirket Yükümlülüklerinin Zamanında Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Ek Mali Külfete Maruz Kalınması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin vergi ve SGK prim borçlarını zamanında ödememesi nedeniyle gecikme zammı ve tecil faizi gibi ek mali külfete katlandığı görülmüştür.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Gecikme Zammı, Nispet ve Hesabı” başlıklı 51’inci maddesinde; amme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitim tarihinden itibaren her ay için ayrı ayrı % 4,5 oranında gecikme zammı uygulanacağı ifade edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; bu Kanun’a göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları, vergi cezaları, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizlerinin kurum kazancının tespitinde gider indirilmeyeceği hükmüne yer verilmiştir.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 89’uncu maddesinin ikinci fıkrasında da; Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmın sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için %3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılacağı belirtilmektedir.

Yapılan incelemede, Şirket tarafından ödenmesi gereken vergi ve SGK prim borçları nedeniyle 2024 yılında toplam 336.612.750,00 TL gecikme zammı ve tecil faizine katlanıldığı tespit edilmiştir. Söz konusu tutar kurum kazancının tespitinde kanunen kabul edilmeyen bir gider olduğundan 2024 yılı kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmayacaktır. Ayrıca, yıl sonu itibarıyla Şirket’in vadesi geçmiş 743.328.655,00 TL vergi borcu ve 636.448.647 TL SGK prim borcu bulunduğu tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine Şirket tarafından, alacakların tahsilatında gecikmeler yaşanması nedeniyle nakit akışında aksamalar olduğu, bu durumun vergi ve SGK ödemelerinde de zaman zaman gecikmelere yol açtığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, vergi ve sosyal güvenlik prim ödemeleri zamanında yapılarak Şirket bütçesinden fazla ödemeye sebebiyet verilmemesi gerekmektedir.