ÖZET: Şirketin mali yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi, ek maliyetlerin doğmasına yol açmaktadır. 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarına göre, belediye şirketinin sosyal güvenlik prim borcu ve elektrik fatura ödemelerinde gecikmeler yaşandığı tespit edilmiştir. Bu durum, gecikme faizi ve zammı gibi ek mali yükümlülüklere neden olmuştur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu çerçevesinde, işverenlerin prim ödemelerini belirlenen süreler içinde gerçekleştirmesi gerekmektedir. Ayrıca, elektrik borçlarının zamanında ödenmemesi durumunda, elektrik hizmetinin kesilmesi ve gecikme zammı uygulanması gibi sonuçlar doğmaktadır.

Yapılan incelemelerde, şirketin 2024 yılı itibarıyla 51.816.710,06 TL sosyal güvenlik prim borcu ve 22.804.869,04 TL elektrik faturası borcu bulunduğu belirlenmiştir. Bu borçlar nedeniyle toplamda 19.171.368,82 TL gecikme faizi ve 7.103.978,29 TL gecikme zammı yükümlülüğü ortaya çıkmıştır. Ayrıca, bu tür gecikmeler, şirketin vergi matrahını artırarak dolaylı yoldan öz sermayesinin azalmasına neden olmaktadır.

Sonuç olarak, şirketin mali yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, gecikme faizleri ve zammı gibi ek maliyetlerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatlar gereği, bu yükümlülüklerin ihmal edilmesi, ilave mali yükümlülüklerin doğmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, sosyal güvenlik primleri ve elektrik faturalarının zamanında ödenmesi kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır.

BULGU: Şirket Yükümlülüklerinin Zamanında Yerine Getirilmemesi Nedeniyle Ek Mali Külfetlere Katlanılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin sosyal güvenlik prim borcu ile elektrik fatura ödemelerini zamanında yapmadığı, bu nedenle gecikme faizi ve zammı gibi ilave maliyetlere katlanmak zorunda kaldığı görülmüştür.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında işverenlerin prim ödeme işlemleri, Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin, bir ay içinde çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak sigortalı hissesi prim tutarlarını sigortalıların ücretlerinden keserek, kendi hissesine isabet eden prim tutarlarını da bu tutarlara ekleyerek en geç takip eden ay/dönemin sonuna kadar SGK’ya ödemeleri şeklinde gerçekleşmektedir. 5510 sayılı Kanun’un 86’ncı maddesinde işverenlerce SGK’ya verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususların SGK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirleneceği hükmü yer almıştır. Mezkur maddede belirtilen hususları düzenleyen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 102’nci maddesinde aylık prim ve hizmet belgelerinin en geç belgenin ilişkin olduğu ayı izleyen ayın 26’sında SGK’ya gönderileceği, 108’inci maddesinde ise prim tutarlarının da en geç söz konusu ay sonuna kadar SGK’ya ödeneceği belirtilmiştir.

Şirket tarafından işçilerin ücretlerinden, söz konusu kişilerin gelir vergilerine mahsuben kesilen tutarlar ilgili ayı takip eden ayın 26’ncı günü akşamına kadar beyan edilip ödenmelidir. Ayrıca sosyal güvenlik primleri de benzer şekilde işçi ücretlerinden kesilmeli, Şirkete ait prim de bu tutara eklenerek belirlenen sürelerde ilgili Kuruma bildirilmeli ve ödenmelidir.

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin “Zamanında ödenmeyen borçlar” başlıklı 35’inci maddesinin 4’üncü fıkrasında; tüketicinin öngörülen ödemelerini, ikinci bildirimde belirtilen süre içerisinde de yapmaması halinde, görevli tedarik şirketinin bildirimi üzerine, bildirim tarihinden itibaren en geç 5 iş günü içerisinde dağıtım şirketi tarafından kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriğinin kesileceği; 6’ncı fıkrasında ise; tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulanacağı ifade edilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 369’uncu maddesi yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişilere, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetme yükümlülüğü getirmiştir.

Yapılan incelemelerde, Şirketin; 2024 yıl sonu itibarıyla ilgili kurumlara ödenmemiş 51.816.710,06 TL sosyal güvenlik prim borcu ve 22.804.869,04 TL tutarında elektrik faturası borcu bulunduğu görülmüştür. Bu çerçevede, sosyal güvenlik prim borcu kapsamında toplam 19.171.368,82 TL tutarında gecikme faizi ile 7.103.978,29 TL tutarında elektrik borcundan kaynaklanan gecikme zammı bedeli yükümlülüğü ortaya çıkmıştır.

Şirket tarafından sosyal güvenlik prim borcundan kaynaklı ödenen gecikme zammı ve faizler, şirketin hasılatından indirimi kabul görmeyen giderler olması nedeniyle şirketin kurum kazancına ilave edilerek vergi matrahına eklenmektedir. Dolayısıyla yapılan bir gider sonucunda bu tutarın kurum kazancından indirimi kabul edilmemesi ve kurum kazancına ilave edilmesi şirketin yükümlülüğünü arttırmaktadır. Bu sebeple kanunen kabul edilmeyen giderler, şirketin gelirlerinin azalmasına sebep olduğu gibi vergi matrahını artırarak dolaylı olarak şirketin öz sermayesinde azalışa sebep olmaktadır.

Şirket tarafından 30.03.2025 tarihi itibarıyla tarihi geçmiş borcun bulunmadığı ifade edilse de, söz konusu borçların kapatıldığına dair bir bilgi veya belge sunulmamıştır. Kaldı ki bahsedilen mali yükümlülükler tamamen ödenmiş olsa bile şirket tarafından ek mali külfetlerin oluşması önlenememiş ve şirket zararı niteliğindeki ödemelere sebebiyet verilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden ve açıklamalardan anlaşılacağı üzere, Şirketin, ödeme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getirmesi gerekmektedir. Söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun ve ilgili diğer mevzuata göre gecikme faizi ve zammı gibi fer’i alacakların doğmasına ve şirketin ilave mali yük altına girmesine sebebiyet vermektedir. Bu sebeple, prim borcu ve elektrik faturası ödemelerinin zamanında yapılıp gecikme faiz ve zammına sebep olunmaması gerekmektedir.