ÖZET: Şirketin, yüksek borç yükü altında olmasına rağmen başka bir belediye şirketine borç vermesi, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda dikkat çekici bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Şirketin, borçlarını ödeyemediği için gecikme faizi ödemek zorunda kalması ve Büyükşehir Belediyesine ait şirketlere borç vermesine izin veren herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmaması, bu durumun hukuki açıdan sorgulanmasına neden olmaktadır. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin şirketin menfaatlerini gözetme yükümlülüğünü vurgulamakta, bu tür işlemlerin dikkatle ele alınması gerektiğini belirtmektedir.

2024 yılı itibarıyla şirketin kısa vadeli yabancı kaynaklar hesabında 654.514.916,59 TL borcu bulunmasına rağmen, 76.650.000,00 TL tutarında borç vermesi ve bu borçlardan 1.884.355,00 TL faiz tahsil edememesi, şirketin mali yönetiminde ciddi bir eksiklik olduğunu göstermektedir. Şirketin, belediye şirketlerine verdiği borçların tahsil edildiği yönündeki açıklamaları, mevcut durumda tahsil edilemeyen 150.000,00 TL anapara ve 29.217,90 TL faiz alacağı ile çelişmektedir.

Bu bağlamda, şirketin mevcut borç durumu göz önünde bulundurularak, diğer belediye şirketlerine borç verme işlemlerinin durdurulması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Şirketin mali sağlığını korumak ve zarar etmesini önlemek için daha dikkatli ve öngörülü bir yaklaşım benimsemesi önem arz etmektedir.

BULGU: Şirketin Başka Bir Belediye Şirketine Borç Vermesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirketin yüksek miktarda borcu bulunmasına ve bu borçlarını ödeyememesi nedeniyle gecikme faizine katlanmasına ayrıca Büyükşehir Belediyesine ait Şirketlere borç vermesine izin veren yasal bir hüküm bulunmamasına rağmen borç verdiği ve borcu tahsil etmediği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18’inci maddesinin ikinci fıkrasında, tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiği ve “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” başlıklı 369’uncu maddesinin birinci fıkrasında; Yönetim kurulu üyelerinin ve yönetimle görevli üçüncü kişilerin görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altında olduğu ve 553’üncü madenin birinci fıkrasında, yönetim kurulu üyeleri ile yöneticilerin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu oldukları belirtilmiştir. Basiretli iş adamı gibi davranmayı tacirin ticaretine ilişkin faaliyetlerinde herhangi bir kişiye kıyasla daha dikkatli, tedbirli, öngörülü ve yaptığı işin inceliklerine hâkim biçimde hareket etmesi olarak tanımlamak mümkündür. Şirkete ait bir faaliyette bulunulurken bunun şirketin menfaatine olması ile şirketin zarar etmesini önleyici tedbirlerin alınması gerekir.

Belediye şirketlerinin tabi olduğu mevzuat açısından ne 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ne de 5393 sayılı Belediye Kanunu ile 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nda şirketin farklı tüzel kişiliği bulunan şirketlere borç verebileceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Şirketin dönem başı itibarı ile Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar Hesabında 654.514.916,59 TL borcu bulunmasına rağmen Büyükşehir Belediyesine ait şirketlere 2024 yılı içerisinde 76.650.000,00 TL borç verdiği ve söz konusu borçlardan tahakkuk eden 1.884.355,00

TL tutarında faizi olmak üzere toplam 78.534.355,00 TL’nin 31.12.2024 tarihi itibariyle tahsil edemediği tespit edilmiştir.

Şirket cevabında, belediye şirketlerine verilen borç tutarlarının tahsil edildiği ifade edilmiş ise de Şirketin hali hazırda tahsil edilmeyen 150.000,00 TL anapara ve 29.217,90 TL tutarında faiz olmak üzere toplam 179.217,90 TL alacağı bulunmaktadır.

Şirketin yüksek miktarda borcu bulunmasına rağmen Büyükşehir Belediyesine ait diğer bir şirketlere borç vermesinin mümkün olmadığı dikkate alınarak bu tür işlemlerin yapılmaması sağlanmalıdır.