|
ÖZET: Şirketin Hukuk Birimi, kendi kadrosunda bir avukat bulundurmasına rağmen dışarıdan avukatlık hizmeti almayı sürdürmektedir. 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, İztarım Eğitim Kurumları Danışmanlık Tarımsal Üretim Mar. Satış Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ, serbest çalışan avukatlara önemli miktarda ücret ödemiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili maddeleri, şirket yönetiminin özen ve bağlılık yükümlülüklerini vurgulamakta, bu bağlamda şirketin menfaatlerini koruma sorumluluğunu ortaya koymaktadır.
Yapılan incelemelerde, danışmanlık hizmeti sunan avukatın herhangi bir iş veya işlem gerçekleştirmediği, buna karşın 424.579,36 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, Temmuz 2024 itibarıyla kadrolu avukata 283.500,00 TL, sözleşmeli avukata ise vekaletli davalar için 394.331,76 TL ödeme yapılmıştır. Kadrolu avukatların esas görevi, şirketin davalarını takip etmek ve sonuçlandırmaktır; bu nedenle, dışarıdan alınan avukatlık hizmetleri, Türk Ticaret Kanunu’nun sermayenin korunmasına ilişkin hükümlerini ihlal etmektedir. Sonuç olarak, şirketin mevcut durumu, hukuki ve mali açıdan risk taşımaktadır. Sözleşmeli avukatlarla olan anlaşmaların feshedilmesi, şirketin karlılığını ve kaynaklarının etkin kullanımını sağlamak adına gereklidir. |
BULGU: Şirketin Hukuk Biriminde Görevli Avukatı Bulunmasına Rağmen Dışarıdan Avukatlık Hizmeti Alınması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
İztarım Eğitim Kurumları Danışmanlık Tarımsal Üretim Mar. Satış Pazarlama Sanayi ve Ticaret AŞ (Şirket)’nin kendi kadrosuna bağlı avukat bulunmasına rağmen serbest çalışan başka avukatlardan avukatlık hizmeti alındığı ve bu kapsamda avukatlık ücreti ödendiği görülmüştür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun “Tacir olmanın hükümleri” başlıklı 18’inci maddesinin, “…(2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.” şeklindeki hükmü, “Özen ve bağlılık yükümlülüğü” başlıklı 369’uncu maddesinin, “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” şeklindeki hükmü ile “Yönetim Kurulu, Devredilemez görev ve yetkiler” başlıklı 375’inci maddesinin;
“(1) Yönetim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri şunlardır:
Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi.
Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.
Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde, finansal planlama için gerekli düzenin kurulması.
Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları.
Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.
Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararlarının yürütülmesi.
Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması.”
Şeklindeki hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Şirket Yönetim Kurulu’nun şirketin karlılığı, sermayesinin korunması ve ana sözleşmesine uygun faaliyette bulunmasını temin etmek üzere; şirkette istihdam edileceklerin kendilerine ödenecek ücretler karşılığında şirketin ihtiyaç duyduğu hizmetleri sunmasını sağlaması gerekmektedir.
Ancak Şirket’in sunduğu raporlar incelendiğinde, 2024 yılında Şirket’in kendi kadrosunda (01.07.2024) 1, serbest olarak çalışan biri vekaletli, biri danışmanlık olmak üzere toplam 3 avukat ile çalışıldığı görülmüştür. Yapılan incelemeler sonucunda danışmanlık hizmeti alınan avukat tarafından yapılmış hiçbir iş veya işleme rastlanmamış, ancak bunun karşılığında söz konusu kişiye 424.579,36 TL ödemede bulunularak şirket zarara uğratılmıştır.
Temmuz 2024 yılında bünyesine katılan şirket avukatına 31.12.2024 tarihi itibariyle toplam 283.500,00 TL tutarında ücret ödemesi yapılmıştır. Yine aynı dönemde sözleşmeli avukata vekaletli takip ettiği davalar karşılığında yapılan ödeme 394.331,76 TL’dir.
Kadrolu avukatların asıl görevinin Şirket’in davalarının takibi ve sonuçlandırılması olduğu açıktır. Bu itibarla, TTK’nın sermayenin korunmasına ilişkin hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle sözleşmeli avukatlar ile olan sözleşmelerin feshedilmesi gerekmektedir.