|
ÖZET: Şirketin olağan ve olağanüstü genel kurullarında belediyeyi temsil edecek gerçek kişinin, Belediye Meclisi tarafından belirlenmediği tespit edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 17. ve 18. maddeleri, belediye meclisinin karar organı olduğunu ve bu meclisin, bütçe içi işletmeler ile ortaklıkların kurulması, sermaye artışları ve özelleştirme gibi konularda yetkilere sahip olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, belediyenin gelir ve giderleri arasında, iştiraklerden elde edilecek gelirler ve ortaklık payı giderleri de yer almaktadır.
Ticaret Bakanlığı’nın yazısında, belediyenin veya bağlı kuruluşlarının sahip olduğu şirketlerin genel kurulunda temsil edilecek kişilerin, belediye meclisinin kararıyla belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu durum, belediye meclisinin, şirketin faaliyetlerini değerlendirerek belediyenin çıkarlarını koruyabilmesi için önemlidir. Aksi takdirde, belediye başkanının hem belediyeyi hem de şirketi temsil etmesi, tarafsız bir değerlendirme yapmasını zorlaştırmaktadır. Yapılan incelemelerde, genel kurullarda belediyeyi temsil edecek kişilerin belirlenmediği ve genellikle belediye başkanlarının katıldığı görülmüştür. Bu nedenle, belediyenin sahip olduğu şirketlerin genel kurullarında temsilci atamalarının, Belediye Meclisi’nin kararıyla yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu uygulama, genel kurul kararlarının geçerliliği açısından da önem arz etmektedir. |
BULGU: Şirketin Olağan ve Olağanüstü Genel Kurullarında Belediyeyi Temsil Edecek Gerçek Kişinin Belediye Meclisince Belirlenmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirketin olağan ve olağanüstü genel kurullarında Belediyeyi temsil edecek gerçek kişinin Belediye Meclisince belirlenmediği görülmüştür.
5393 sayılı Belediye Kanunun;
-17’nci maddesinde belediye meclisinin, belediyenin karar organı olduğu ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluştuğu belirtilmiş,
-18’inci maddesinde meclisin görev ve yetkileri sayılarak, maddenin birinci fıkrasının (i) ve (j) bentlerinde;
“(i) Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek.
(j) Belediye adına imtiyaz verilmesine ve belediye yatırımlarının yap-işlet veya yap- işlet-devret modeli ile yapılmasına; belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek” hükümleri yer almıştır.
5393 sayılı Belediye Kanunun 59’uncu maddesinde belediyenin gelirleri arasında her türlü girişim, iştirak ve faaliyetler karşılığı sağlanacak gelirler sayılmış; 60’ıncı maddesinde belediyenin giderleri arasında, belediyenin kuruluşuna katıldığı şirket, kuruluş ve katıldığı birliklerle ilgili ortaklık payı ve üyelik aidatı giderleri yer almıştır.
Ticaret Bakanlığının Ticaret Sicil Müdürlüklerine gönderdiği 15.05.2019 tarihli ve 50035491-431.044-00044345462 sayılı yazıda da; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (yeni adı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü’nün 14.05.2019 tarihli ve 44335722 sayılı yazıda yer alan “…belediyenin veya bağlı kuruluşlarının sahip oldukları veya ortağı bulundukları belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşu temsil edecek kişilerin belediyenin karar organı olan Belediye meclisinin kararıyla belirleneceği” görüşü doğrultusunda sicil işlemlerinin ifa edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Açıklanan mevzuat hükümlerine göre; belediye meclisi belediyenin karar organı olup, Türk Ticaret Kanunu’na tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına, belediyeye ait şirket, işletme ve iştiraklerin özelleştirilmesine karar vermek belediye meclisinin görev ve yetkileri içinde sayılmıştır. Bu doğrultuda belediye meclisinin belediyenin ortağı olduğu şirketin kar edip etmediğini, belediyenin gelirlerinde veya giderlerinde artışa/azalışa neden olacak faaliyetlerde bulunup bulunmadığını öğrenerek şirkette belediyenin payının devam edip etmemesine, şirketten ayrılıp ayrılmamaya, özelleştirmeye konu edilip edilmeyeceğine karar verebilmesi ancak şirketin genel kurulunda meclis adına hareket edebilecek temsilci görevlendirmekle mümkün olabilir. Bu şekilde görevlendirme olmadan belediye başkanının belediyeyi temsil etmek için katıldığı şirket genel kurulunda, kendisinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin faaliyetlerini tarafsız ve bağımsız olarak incelemesi ve değerlendirmesi, aynı kişinin hem belediyenin hem şirketin hak ve menfaatlerini eşit düzeyde koruması mümkün görünmemektedir.
Dolayısıyla belediyenin veya bağlı kuruluşlarının sahip oldukları veya ortağı bulundukları belediye şirketlerinin genel kurulunda belediye ve bağlı kuruluşu temsil edecek kişilerin belediyenin karar organı olan belediye meclisinin kararıyla belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca Ticaret Bakanlığı’nın yukarda yer verilen yazısı gereğince, genel kurul kararlarının ticaret siciline tescilinin zorunlu olduğu durumlarda ilgili ticaret sicil müdürlüğünce, şirketin genel kurulunda pay sahibi belediyenin temsil edilmediği gerekçesiyle genel kurul kararlarının tescil edilmemesi, genel kurul toplantılarının geçersiz sayılması riskleri de bulunmaktadır.
Yapılan incelemede Şirketin olağan/olağanüstü genel kurullarında belediyeyi temsil edecek gerçek kişiyi belediye meclisinin belirlemediği, çoğunlukla belediye başkanlarının katıldığı, istisnai olarak başkanının görevlendirdiği kişilerin katıldığı görülmüştür.
Kamu İdaresinin cevabında, yapılacak olan olağan üstü genel kurulların 5393 sayılı Belediye kanunun 17-18’inci maddeleri dikkate alınarak yapılacağı ifade edilmiştir.
Bu nedenlerle belediyenin sahip olduğu şirketin olağan/olağan üstü genel kurullarında belediyeyi temsil edecek gerçek kişilerin Belediyenin karar organı olan Belediye meclisinin kararıyla belirlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.