İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi E: 2022/3543 K: 2023/382

ÖZET : Dava, taşınmaza ruhsatsız imalat yapılması sebebiyle para cezası verilmesine ilişkin Encümen kararının iptali istemine ilişkindir. Davada; işleme sebep gösterilen yapıya ilişkin olarak davalı idarece yapılan hesaplama raporunda c/7 bendi üzerinden arttırım yapılmışsa da; davalı idarenin savunmasının ekinde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapımına başlanan ruhsatsız yapılara ilişkin iş ve işlemlerin ilgili birimlerce gerçekleşmesinin istendiği, dilekçe ekinde sunulan Çevre Bakanlığının yazı ekinde bahse konu yapının 185. sırada yer aldığı ve ” sit dışı” olarak değerlendirildiği ve ara karar ile davalı idareden, dava konusu yapıya uygulanan 3194 sayılı Yasanın 42/2. maddesinin c/7 bendinde öngörülen arttırımının uygulanma nedeninin sorulmasına, bu hususu ispatlayıcı bilgi ve gönderilmesinin istenilmesine rağmen, cevap verilmediği görülmektedir.

Bu durumda; davacıya ait yapının bulunduğu taşınmazın özel çevre koruma bölgesi vb gibi özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimlerine tabi alanda kalıp kalmadığı hususunun idarece somut bir biçimde ortaya konulamamış olması karşısında, 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesinin ( c ) bendinin 7 numaralı alt bendi uyarınca hesaplanan ilgili kısmına denk gelen önünden ceza artırımının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

İSTEMİN ÖZETİ : Muğla ili, … ilçesi, … Mahallesi, tapunun 220 ada, 10 parselinde kayıtlı taşınmaz üzerinde ruhsatsız imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42/2 maddesi uyarınca toplam 273.217,25-TL para cezası verilmesine ve söz konusu imalatların aynı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yıkılmasına ilişkin 24.03.2021 tarih ve 79 sayılı Köyceğiz Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davada; yıkıma ilişkin kısmı ile para cezasının, 254.630,44-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine, para cezasının 18.586,81-TL’lik kısmının iptaline ilişkin Muğla 3. İdare Mahkemesince verilen 24/05/2022 gün ve E:2021/1451, K:2022/808 sayılı kararın; davacı tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin tümden iptaline, davalı idare tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın tümden reddine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; ruhsatsız yapılar nedeniyle toplam 273.217,25-TL para cezası verilmesine ve yapıların yıkılmasına ilişkin encümen kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Muğla 3. İdare Mahkemesi’nce; dava konusu encümen kararının yapının yıkımına ilişkin kısmı yönünden incelenmesinde; davalı idare ekiplerince mahallinde yapılan denetim sonucunda ruhsatsız “zemin+1.kat+çatı katı” olarak bina yapıldığı ve bitmiş durumda olduğu tespitiyle yapının mühürlenerek durdurulduğu, ruhsat gerektirdiği açık olan yapıya ilişkin olarak, Encümen kararının, aynı Kanun’un 32. maddesi gereğince yapının bir ay içinde imara uygun hale getirilmemesi halinde yıkılacağına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, encümen kararına dayanak alınan imar para cezası hesaplama raporuna göre, III. Sınıf B grubu yapı sınıfı ve grubunda değerlendirilen yapı için yapı tatil zaptında belirtilen 1.170 m² alan üzerinden hesaplanan temel para cezasına İmar Kanunu’nun 42/2 maddesinin ( c ) bendinin 7., 8., 12. ve 13. numaralı alt bendleri ve ( ç ) bendi uyarınca arttırım uygulanarak para cezasının hesaplandığı, dava konusu taşınmaza konu yapı misafirhane, pansiyon niteliğinde olduğundan yapı sınıfı ve grubu olarak III. Sınıf B grubunda değerlendirilmesi uygun olup, yapının alanı ise yapı tatil zaptında ayrıntılı ve kroki çizilmek suretiyle gösterilen uzunluklar esas alınarak yapıldığı, yapının alanı ile yapı sınıfı ve grubu üzerinden belirlenen temel para cezasında mevzuat hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı, temel para cezasına uygulanan 42/2 maddesinin; c/7 bendi uyarınca yapının, özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış olması nedeniyle artırım uygulanmasında, c/8 bendi uyarınca ruhsatsız olması nedeniyle artırım uygulanmasında, c/12 bendi uyarınca inşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor olması nedeniyle artırım uygulanmasında hukuka aykırılık görülmediği, ancak c/13 bendi uyarınca artırım uygulanabilmesi için yapının çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiği somut olarak ortaya konulması gerektiği, dava konusu işlemde ise böyle bir tespite yer verilmediği, dolayısıyla, bu bent uyarınca verilen cezada hukuka uygunluk görülmediği, diğer taraftan, ( ç ) bendi uyarınca, dava konusu Encümen kararında verilen süre içerisinde aykırılığın giderilmesi halinde bu bent uyarınca verilecek cezanın tahsil edilmeyeceği yönünde davacıya ihtar yapılması gerektiği; ancak yapılmadığı, bu nedenle bu bent uyarınca verilen cezada hukuka uyarlık görülmediği, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca davacıya verilen 273.217,25-TL tutarında idari para cezasının 254.630,44-TL’lik kısmında ve aynı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yapının süresi içerisinde yasal hale getirilmemesi halinde yıkılacağına ilişkin kısmında hukuka aykırılık; 18.586,81-TL idari para cezasına ilişkin kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan davacı tarafından, dava konusu yapı için alınan yapı kayıt belgesinin iptali üzerine dava açıldığından bahisle bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de anılan davada Mahkemelerinin 09.11.2021 tarih ve E:2021/628, K:2021/1334 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği görüldüğünden davacının bu iddiasının da yerinde görülmediği gerekçesiyle dava konusu Encümen kararındaki 273.217,25-TL’lik idari para cezasının; 254.630,44-TL’lik kısmı ile davanın reddine, yıkıma ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, para cezasının 18.586,81-TL’lik kısmının iptaline, karar verilmiştir.

Davacı tarafından; usul ve yasaya aykırı olduğu, yapılara ilişkin imar affından yararlanarak yapı kayıt belgesi alındığı, her ne kadar anılan belgenin iptal edilmiş olması nedeniyle dava konusu işlemler tesis edilmiş ise de Muğla 3. İdare Mahkemesinin E:2021/628 sayısına kayden açtığı davanın derdest olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, dava konusu işlemin tümden iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

Davalı idare tarafından; ruhsatsız yapılan yapının çevre ve görüntü kirliliği oluşturacağının açık olduğu, 42/ç bendinin, ruhsata aykırılık giderilirse alınmayacağı yönünde ihtarın yapılmasının zorunluluk olmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın tümden reddine karar verilmesi istenilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45.maddesinin 3.fıkrasında; “Bölge İdare Mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.”, 4. fıkrasında: “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.” hükmü yer almaktadır.

Muğla 3. İdare Mahkemesince verilen 24/05/2022 gün ve E:2021/1451, K:2022/808 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulünü gerektirir hukuki bir neden bulunmamaktadır.

İstinafa konu kararın, 42/2. maddesinin ( c ) bendinin 7 numaralı alt bendi uyarınca hesaplanan kısmı dışında kalan kısımlar yönünden davanın reddine ilişkin olarak dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, davacının belirtilen kısımlara yönelik istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığından bu kısım yönünden reddine, aynı maddenin c/7 alt bendi gereği yapıların 36.375,77-TL’lik arttırım yönünden kabulüne karar verilerek kararın bu kısmı kaldırılarak, uyuşmazlık yeniden incelendi:

3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 42/2. maddesinde, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak ya da 27. madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere hesaplanan idari para cezası verileceği hükmü; 2. fıkranın ( c ) bendinin 7.alt bendinde ise özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimlerine tabi alanda yapı yapılması durumunda temel cezanın %50 oranında artırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Bakılan davada; işleme sebep gösterilen yapıya ilişkin olarak daval idarece yapılan hesaplama raporunda c/7 bendi üzerinden arttırım yapılmışsa da; davalı idarenin savunmasının ekinde bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca HÖ.58-663.05 ( 19.48/03 )-E.7 sayılı ve YKB tespitleri konulu yazısında ekte sunulan 31/12/2017 tarihinden sonra yapımına başlanan ruhsatsız yapılara ilişkin iş ve işlemlerin ilgili birimlerce gerçekleşmesinin istendiği, dilekçe ekinde sunulan Çevre Bakanlığının yazı ekinde bahse konu yapının 185. sırada yer aldığı ve ” sit dışı” olarak değerlendirildiği, Dairemizce 30/11/2022 tarihinde yapılan ara kararı ile davalı idareden, dava konusu yapıya uygulanan 3194 sayılı Yasanın 42/2. maddesinin c/7 bendinde öngörülen arttırımının uygulanma nedeninin sorulmasına, bu hususu ispatlayıcı bilgi ve belgelerin ( taşınmazın işaretlendiği imar planı pafta örneği gibi ) gönderilmesinin istenilmesine rağmen, cevap verilmediği görülmektedir.

Bu durumda; davacıya ait yapının bulunduğu taşınmazın özel çevre koruma bölgesi vb gibi özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimlerine tabi alanda kalıp kalmadığı hususunun idarece somut bir biçimde ortaya konulamamış olması karşısında, 3194 sayılı İmar Kanununun 42/2. maddesinin ( c ) bendinin 7 numaralı alt bendi uyarınca hesaplanan 36.375,77-TL’lik kısmına denk gelen önünden ceza artırımının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun REDDİNE, davacının istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, Muğla 3. İdare Mahkemesince verilen 24/05/2022 gün ve E:2021/1451, K:2022/808 sayılı kararın kısmen KALDIRILMASINA, dava konusu para cezasının 3194 sayılı Yasanın 42/2 ( c/7 ) maddesi ile verilen 36.375,77-TL’lik kısmının da İPTALİNE, kararın diğer kısımlarına yönelik istinaf başvurusunun REDDİNE, dava kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığından, tarafların haklılık oranlarına göre, davacı tarafından yapılan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen 852,20-TL yargılama giderinin 552,20-TL’lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 300,00-TL yargılama giderinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan 325,70-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, ilk dava aşamasında davacı ve davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedildiğinden bu hususta yeniden hüküm kurulmamasına, davalı tarafından fazladan yatırılan 80,70-TL karar harcının istemi halinde davalıya iadesine, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 46. maddesinin ( b ) bendi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu AÇIK OLMAK üzere, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


ÖZET: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi, ruhsatsız imalat nedeniyle verilen para cezasının iptali istemini değerlendirmiştir. Mahkeme, davalı idarenin, yapı için uygulanan ceza artırımının hukuka uygun olmadığını belirlemiş ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince cezanın bir kısmını iptal etmiştir. Dava sonucunda, davacının istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiş, para cezasının belirli bir kısmı iptal edilmiştir. Tarafların yargılama giderleri de belirlenmiş ve kararın temyiz yolu açık bırakılmıştır.