ÖZET: Sondaj kuyuları ve bu kuyulardan elde edilen su kullanımları konusunda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ile Kayseri Su ve Kanalizasyon İdaresi (KASKİ) arasında yeterli bilgi paylaşımının olmaması ve etkin denetim eksikliği tespit edilmiştir. KASKİ, DSİ tarafından ruhsatlandırılan kuyuların sahipleri, koordinatları ve izin amaçları gibi bilgilere erişim sağlayamamaktadır. Bu durum, yeraltı sularının kullanımıyla ilgili denetimlerin etkin bir şekilde yürütülmesine engel teşkil etmektedir. Yeraltı Suları Hakkında Kanun, su kullanımını belirli şartlara bağlarken, tahsis izni verilen miktarın aşılmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

KASKİ, yeraltı su kaynaklarının korunması ve kirlenmesinin önlenmesi için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğüne sahiptir. Ancak, mevcut durumda KASKİ’nin yalnızca kendi kuyularına dair bilgiye sahip olduğu, diğer kuyular hakkında yeterli veriye ulaşamadığı anlaşılmaktadır. 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporu da bu eksiklikleri dile getirmiştir. 2024 yılı itibarıyla, DSİ ile KASKİ arasında yazışmalar yapılmasına rağmen, bu konudaki çalışmalar henüz tamamlanmamıştır.

Sonuç olarak, KASKİ ve DSİ’nin iş birliği yaparak, özellikle büyük su tüketicileri üzerinde yoğunlaşarak, sondaj kuyularına dair ortak bir çalışma yürütmesi gerekmektedir. Bu iş birliği, kaçak su kullanımlarının önlenmesi, tahsilat süreçlerinin düzenlenmesi ve yeraltı sularının korunması açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, iki kurum arasında bilgi paylaşımını artıracak entegre sistemlerin kurulması da önerilmektedir.

BULGU: Sondaj Kuyuları ve Bu Kuyulardan Yapılan Su Kullanımları ile İlgili DSİ ve KASKİ Arasında Yeterli Düzeyde Bilgi Paylaşımı Olmaması ve Bu Alanda Etkin Denetim Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından izin verilen su kuyularının sahipleri, koordinatları, iznin hangi amaç için verildiği gibi bilgilerin KASKİ tarafından bilinmediği ve bu koordinasyon eksikliği nedeni ile etkin bir denetim yapılamadığı görülmüştür.

167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinde, yeraltı suyunun içmede, temizlikte, belediye hizmetlerinde, hayvan sulamada, zirai sulamada, maden ve sanayide, sportif ve sair tesislerde kullanılması şeklinde “faydalı kullanım” tanımı yapılmıştır.

Anılan Kanun’un 4’üncü maddesinde; kuyu açan kimsenin, bulunan suyun ancak kendi faydalı ihtiyaçlarına yetecek miktarını kullanmaya yetkili olduğu, bu miktarı aşan suların 2886 sayılı Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verileceği, faydalı ihtiyaç miktarının, tahsis edilecek maksada göre ilgili bakanlıkların mütalaası alınmak suretiyle DSİ tarafından tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır.

Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde; miktarı ve kalitesi belirli sudan, bir ya da birden fazla gerçek ya da tüzel kişiye belirli bir amaç için belirli miktarda ve belirli süre ile su kullanım izni verilmesi su tahsisi olarak tanımlanmıştır.

Yine aynı Yönetmelik’in 5’inci maddesinde; tahsis izni verilen miktardan daha fazla ve amacın dışında su kullanılamayacağı, tahsis edilen suların korunması ve verimli kullanımının sağlanması amacıyla faaliyetten sorumlu kurum ve kuruluşların, kendi mevzuatlarından kaynaklanan yetkileri kapsamında faaliyeti izleyeceği, tahsis amacı dışında veya tahsis edilen miktarın üzerinde su kullanımının tespiti halinde DSİ’ye bildirileceği ifade edilmiştir.

Ayrıca KASKİ, 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 2’nci maddesinde sayılan görevleri yapmakla görevli bir kuruluştur. Bu görevlere bakıldığında, yeraltı sularına ilişkin sorumlulukları ve görevleri olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre su ve kanalizasyon idareleri kendisine verilen diğer görevler yanında, bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak zorundadır. Bu görevlerin yapılabilmesi için öncelikle yeraltı su kaynakları ile ilgili başta sondaj kuyuları olmak üzere gerekli bilgilere sahip olunması zorunludur.

Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere sondaj kuyularına (yeraltı sularının tahsisine) ilişkin olarak tüm yetki DSİ’de bulunmaktadır. Sondaj kuyularından çıkarılan suyun kiralanması gereken kısmı ise 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir olan illerde il özel idarelerinin tüzel kişiliğinin kaldırılmış olması sebebiyle su ve kanalizasyon idarelerini ilgilendirmektedir.

Ayrıca tahsis izni verilen miktardan fazla ve amacı dışında su kullandırılmaması, bu durumun tespiti halinde DSİ’ye bildirilip gerekli tedbirlerin alınmasının sağlanması gerekmektedir.

Bu nedenle, KASKİ’nin Kayseri il sınırları içerisinde kendisine ait 637 kuyunun bilgisine sahip olduğu ancak DSİ tarafından ruhsatlandırılmış diğer yeraltı kuyularının bilgisine sahip olmadığı anlaşılmıştır. Yalnızca DSİ’ye sondaj başvurusu yapıldığında, DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından KASKİ’ye yazı yazılmakta ve açılması talep edilen kuyunun koordinat, ada, parsel bilgisi sunularak bu yerden, KASKİ’ye ait içme suyu kuyusunun ve/veya kaynağının mesafe bilgisi talep edilmektedir. Bunun dışında iki kurum arasında Kayseri il sınırları içerisindeki sondaj kuyularına ait bir bilgi alışverişi bulunmamaktadır.

2023 yılı Sayıştay Denetim Raporunda da aynı konuya yer verilmiş olup, 2024 yılında DSİ ile sondaj kuyuları ve bu kuyulardan yapılan su kullanımları konusunda yazışmaların yapıldığı fakat bahsedilen hususlarla ilgili çalışmaların henüz tamamlanmadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, kuyu suyu kullanımı çok olan abonelerden (oteller, otel havuzları, su oyun parkları gibi) başlanmak üzere KASKİ ile DSİ Bölge Müdürlüğü tarafından sondaj izni verilen kuyulara ilişkin ortak bir çalışma yapılması, bu kuyularda olması muhtemel kaçak su kullanımlarını ve deşarjlarını önleyecek tedbirlerin alınması, bedellendirilmesi gereken kısımların bedellendirilip tahsilatının sağlanması, büyük tüketicilere öncelik verilerek çalışmalara başlanması ve bu yolla yeraltı sularının korunmasına katkı verilmesi, bu iş ve işlemlerin sürekliliğinin sağlanması için yer altı su izinleri ile ilgili tüm bilgilerin DSİ ve KASKİ arasında paylaşımına yönelik entegre sistemlerin kurulması çalışmalarına devam edilmesi gerekmektedir.