ÖZET: Sosyal Denge Sözleşmesi’nde mevzuata aykırı hükümlerin yer aldığı tespit edilmiştir. 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, Büyükşehir Bağlı İdaresi ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşmede, Anayasa’nın 128. maddesi ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. maddesi gibi yasal düzenlemelere aykırı olarak, sözleşmenin konusu dışında hükümlere yer verilmiştir. Bu durum, sosyal denge sözleşmelerinin yasal çerçevesini ihlal etmektedir.

Sözleşmenin 7. maddesinde belirtilen ulaşım yardımı gibi hükümler, sosyal denge sözleşmesinde yer almaması gereken unsurlar arasında sayılmaktadır. Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi, bu tür sözleşmelerin toplu sözleşme olarak kabul edilmeyeceğini ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’na başvurulamayacağını vurgulamaktadır. İlgili mevzuat hükümleri, mali ve sosyal haklar için geçerli olan düzenlemeleri belirlemekte ve sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin bu çerçevede hazırlanması gerektiğini ifade etmektedir.

Sonuç olarak, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin, mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenmesi ve bu sözleşmelere yalnızca yasal dayanağı olan hükümler eklenmesi gerekmektedir. Bu durum, kamu idaresinin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hüküm Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdare ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinde mevzuata aykırı olarak sözleşmenin konusu dışında hükümlere yer verildiği görülmüştür.

Anayasa’nın 128’inci maddesinde, memur ve diğer kamu görevlilerinin aylık ve ödenekleri ile diğer özlük işlerinin kanunla düzenleceği, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin ise saklı olduğu belirtilmiştir.

Mahalli idarelerde düzenlenen sosyal denge sözleşmelerinin yasal dayanaklarını oluşturan gerek 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesinde gerekse de 375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesinde; belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine hangi usul ve esaslarda sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenecek tazminatın aylık tavan tutarının nasıl belirleneceği ile ilgili hükümlere yer verilmiş, bunun dışında çeşitli düzenlemeler yapılabileceğine ilişkin herhangi bir kayda yer verilmemiştir.

Ayrıca, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde; bu sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı belirtilerek sosyal denge sözleşmesinin 4688 sayılı Kanun kapsamında toplu sözleşme olarak sayılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

7’ncı Dönem Toplu Sözleşme’nin “Genel Hükümler” başlıklı birinci kısmının 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında ise söz konusu kararda düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir.

Yapılan incelemede; İdare ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinde mevzuata aykırı olarak sözleşmenin konusu dışında hükümlere yer verildiği tespit edilmiştir. Zira, sözleşmenin 7’nci maddesinde yer alan ulaşım yardımı yapılması sosyal denge sözleşmesinde yer almaması gereken ve bu yönüyle yasal dayanaktan yoksun hükümdür.

Kamu idaresi cevabında, bulguda belirtilen konu ile ilgili açıklama yapmayıp yol yardımının maliyet hesabından bahsetmiştir.

Bu bağlamda, imzalanacak sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılması ve bu sözleşmelere sosyal denge tazminatı tutarının belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin hükümler dışında herhangi bir hüküm konulmaması gerekmektedir.