|
ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, il belediyesi ile yetkili sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesinde mevzuata aykırı düzenlemelere yer verildiğini ortaya koymuştur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 128. maddesi, kamu görevlilerinin hak ve yükümlülüklerinin kanunla düzenleneceğini belirtirken, sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı kalacağını vurgular. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15. maddesi, belediyelerde sosyal denge tazminatının ödenebilmesi için gerekli yasal çerçeveyi çizerken, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu da bu tazminatın belirlenmesinde belediye başkanı ve sendika temsilcisine sınırlı yetkiler tanımaktadır.
Sosyal denge sözleşmesinin yalnızca tazminat tutarını belirlemek amacıyla yapılması gerektiği, toplu sözleşmede yer almayan konuların ise yasal dayanak olmaksızın eklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Yapılan incelemelerde, sosyal denge sözleşmesinde “Başvuruların Yanıtlanması”, “Sendika Temsilcilik Odası ve İlan Tahtası Tahsisi”, “Sosyal Hizmetlerden Yararlanma” gibi tazminatla ilgili olmayan maddelerin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, sosyal denge sözleşmelerinin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak düzenlenmesi gerektiğini ve yalnızca sosyal denge tazminatına ilişkin hükümler içermesi gerektiğini göstermektedir. |
BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hüküm Konulması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresi ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesinde, mevzuata aykırı olarak sözleşmenin konusuna girmeyen düzenlemelere yer verildiği görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 128’inci maddesinde; memur ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin ise saklı kalacağı hüküm altına alınmıştır.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde; belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenebilecek aylık tutarın, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği belirtilmiştir.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde; 375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verileceği, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminat tutarının ise ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendika ile belediye başkanı arasında imzalanan sözleşme ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere belediye başkanı ile sendika yetkilisi sadece ödenecek olan sosyal denge tazminat tutarını kanuni sınırlar içinde tespit etmek üzere yetkilendirilmiştir.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Genel Hükümler” başlıklı birinci kısmının 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında; bu Sözleşme’de düzenlenmeyen mali ve sosyal haklar hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında ise; sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarının, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri değerlendirildiğinde; belediye başkanı ve sendika temsilcisinin, sadece ödenecek sosyal denge tazminatının tutarını kanuni sınırlar kapsamında tespit etmek üzere yetkilendirildiği, toplu sözleşmede belirlenmeyen bir hususta ancak kanuni düzenlemelerin yasal dayanak teşkil edeceği, sosyal denge sözleşmesinin toplu sözleşme gibi düşünülemeyeceği ve sözleşme metnine yetkilendirilen hususlar dışında hüküm koymanın mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu İdaresi ile Tüm Yerel Yönetim Çalışanları Sendikası arasında yapılan sosyal denge sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmede, “Başvuruların Yanıtlanması”, “Sendika Temsilcilik Odası ve İlan Tahtası Tahsisi”, “Sosyal Hizmetlerden Yararlanma”, “Diğer Haklar ve Ücretli İzinler”, “Sağlık Hizmeti” ve “Kreş” gibi sosyal denge tazminatı tutarına ilişkin olmayan ve sözleşmede bulunmaması gereken hususların bulunduğu tespit edilmiştir.
Sosyal denge sözleşmelerinin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılması ve sosyal denge tazminatı sözleşmelerinde, sosyal denge tazminatının tutarının belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin hükümler dışında herhangi bir hüküm konulmaması gerekmektedir.