|
ÖZET: Sosyal Denge Sözleşmesi’nde, 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında, bazı hükümlerinin mahalli idarelerdeki kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olduğu belirlenmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi, belediyelerdeki kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceğini, ancak bu tazminatın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda belirlenen tavan tutarı aşamayacağını ifade etmektedir. Ayrıca, sosyal denge tazminatının belirlenmesi, yalnızca belediye başkanı ve sendika temsilcisi arasında yapılacak sözleşme ile sınırlıdır.
4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi, sosyal denge tazminatının ödenmesi için belediye meclisinin karar almasını gerektirmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, sosyal denge sözleşmelerinde yalnızca tazminat tutarının belirlenmesi gerektiği, diğer sosyal yardımların veya faaliyetlerin düzenlenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, sosyal denge sözleşmelerinin yalnızca tazminatla ilgili düzenlemeleri içermesi gerektiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, sosyal denge sözleşmelerinde mevzuatta yer almayan unsurların eklenmesi, hukuki açıdan geçersiz kabul edilmektedir. Bu nedenle, sosyal denge tazminatının belirlenmesi dışında herhangi bir düzenleme yapılmaması gerektiği değerlendirilmektedir. |
BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hükümler Konulması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İdare ile Belediye ve yetkili sendika arasında imzalanmış olan sosyal denge tazminatı sözleşmesinin bazı hükümlerinin, mahalli idarelerde kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenmesine ilişkin hukuki düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde; belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenebilecek aylık tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği ve anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesine göre; 375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verileceği, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminat tutarının ise ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendika ile belediye başkanı arasında imzalanan sözleşme ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere belediye başkanı ile sendika temsilcisi sadece ödenecek olan sosyal denge tazminat tutarını kanuni sınırlar içinde tespit etmek üzere yetkilendirilmiştir. Aynı maddede ayrıca mahalli idarelerle imzalanan sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılamayacağı da açıkça belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2024 ve 2025 Yıllarını Kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre; sosyal denge sözleşmesinde sadece görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilecektir. Sosyal denge sözleşmelerine, sözleşmenin adı farklı dahi olsa, farklı ödemelere ve hususlara ilişkin hükümler konulması ilgili mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Bu bağlamda; mahalli idarelere sosyal denge sözleşmelerine ilişkin olarak tanınan yetki, sosyal denge sözleşmesi yapıp yapmama konusunda irade serbestisi olmakla beraber tavan tutara uyulmak şartıyla ödenecek sosyal denge tazminatının belirlemesi ile sınırlıdır. Dolayısıyla, idareler ile sendikalar arasında akdedilen sosyal denge sözleşmelerinde, sosyal denge tazminatının parasal tutarının dışında herhangi düzenlemenin yer almaması gerekmektedir.
Söz konusu hususa ilişkin olarak yapılan incelemelerde; idare ile yetkili sendika arasında akdedilen ve 01.06.2024-31.12.2025 tarih aralığını kapsayan sözleşmede aşağıdaki hususlara yer verilmiştir.
Sözleşmenin “Sosyal Çalışmalara Yardımcı Olmak” başlıklı 10’uncu maddesinde, idarenin sendikaya salon, araç ve gereç temini sorumluluğu yüklenmiş,
Sözleşmenin “Sendika Yöneticisi ile Temsilcilerinin İşyeri Sendikal Çalışmaları” başlıklı 18’inci maddesinde, sendika temsilcilerinin amirine bilgi vermek, işlerini aksatmamak kaydıyla sendikal faaliyetler için işyerlerinden ayrılabileceği veya idarenin göstereceği amaca uygun bir mekanda toplantı yapabileceği belirtilmiş,
Sözleşmenin “Sendikal İzinler” başlıklı 22’inci maddesinde, sendika faaliyetlerine katılmak için ilgili personellere yasal izinler haricinde yılda 20 iş gününe kadar izin verileceği düzenlemiş,
Sözleşmenin “Sözleşmenin Kapsamı Ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 5’inci maddesinde Toplu İş Sözleşmesinin imzalandığı tarihte sözleşmeye taraf sendikaya üye olmayan kamu çalışanları Toplu İş Sözleşmesinin sağladığı haklardan; bu sözleşmenin 27. Maddesinde belirtilen iyileştirme zammından mahsup edilmek üzere, sözleşmenin tarafı olan sendikaya sendikanın üyelik aidatı kadar (memur taban aylığının %1,5’u) dayanışma aidatı ödemleri suretiyle yararlanabileceği,
Sözleşmenin “Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı 25’inci maddede, bazı gün ve haftalarda çalışanlara ücretli izin verilebileceği ifade edilmiştir.
Sosyal denge sözleşmeleri, kendiliğinden çok çeşitli sosyal ve mali hakları düzenleyen ya da düzenlemesi gereken bir metin değildir. İşçi dışındaki çalışanların sosyal ve mali haklarının iç mevzuatımıza uygun olarak düzenlendiği metin, 4688 sayılı Kanun’un 28 ve 29’uncu maddelerine göre dönemler itibariyle akdedilen toplu sözleşmelerdir.
Sosyal denge sözleşmesi yeni bir sendikal hakkın kullanımını içermediği ve hukuk sistemimizde toplu iş sözleşmesi ya da toplu sözleşme statüsünde olmadığı için, dönemler itibariyle akdedilen toplu sözleşmeler ile çizilen sınırın dışında bir düzenlemenin sözleşmede yer alması hukuki açıdan mümkün değildir. Bu nedenle, sadece sosyal denge tazminatının düzenlenme metni olması gereken sosyal denge sözleşmesinde, sosyal yardımların veya faaliyetlerin de düzenlenmesi; ister mali yükümlülük içersin isterse de içermesin Anayasa, personel kanunları ve sendikal hak olarak dönemler itibariyle akdedilen toplu sözleşmelere aykırıdır.
Sonuç olarak, sosyal denge sözleşmelerinde mevzuatında yer almayan hususların düzenlenmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.