|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Elazığ Belediyesi ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında imzalanan sosyal denge sözleşmelerinde mevzuata aykırı düzenlemelere yer verildiğini ortaya koymuştur. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi, belediyelerde sosyal denge tazminatı ödenebileceğini belirtirken, bu tazminatın tavan tutarının 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, sosyal denge sözleşmeleri yalnızca belirli kriterlere göre düzenlenmeli ve başka hususlara yer verilmemelidir.
İncelemeler, 15.04.2024 tarihinde imzalanan sosyal denge tazminatı sözleşmesinin bazı maddelerinde sosyal denge tazminatı dışında konulara yer verildiğini göstermektedir. Özellikle, sözleşmenin yürürlük süresi ve yeni sözleşme görüşmelerinin başlamasıyla ilgili hükümler, 4688 sayılı Kanun’un belirlediği süre ve geçerlilik koşullarına aykırıdır. Ayrıca, sosyal denge tazminatı ile ilgili olmayan maddeler, bu tazminatın belirlenmesine dair kriterlerle ilgili olmadığı için mevzuata uygunluk taşımamaktadır. Kamu İdaresi, gelecekteki sosyal denge tazminatı sözleşmelerinde bu tür mevzuata aykırı düzenlemelere dikkat edileceğini belirtmiştir. Dolayısıyla, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinde yalnızca belirlenen kriterler çerçevesinde düzenlemeler yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. |
BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hükümler Konulması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Elazığ Belediyesi ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında akdedilen sosyal denge sözleşmelerinde mevzuata aykırı olarak düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde; belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenebilecek aylık tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği ve anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun; “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde toplu sözleşmenin bu Kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi ifade eder denilmiş olup, “Toplu sözleşmenin tarafları ve imza yetkisi” başlıklı 29’uncu maddesinde (Değişik: 4/4/2012-6289/19 md.) aynen “Toplu sözleşme görüşmelerine kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti, kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti katılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde (Değişik: 4/4/2012-6289/22 md.) aynen;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmü yer almıştır.
4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2024 ve 2025 Yıllarını Kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla çeşitli adlar altında yapılan ödemeler dahil ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.
Yukarıda yer verilen 4688 sayılı Kanunu’na göre; toplu sözleşme kamu idaresi adına Kamu İşveren Heyeti ile kamu görevlileri adına Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti arasında yapılan sözleşme olup, Kanun’un 32’nci maddesinde mahalli idarelerle imzalanan sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı açıkça belirtilmiştir. Sosyal denge sözleşmesinde sadece görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilecektir. Sosyal denge sözleşmelerine, sözleşmenin adı farklı dahi olsa, farklı ödemelere ve hususlara ilişkin hükümler
konulması ilgili mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Yapılan incelemede; Elazığ Belediyesi ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında 15.04.2024 tarihinde imzalanmış yürürlük süresi 01.04.2024 ile 31.12.2025 tarihlerini kapsayan Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin bazı maddelerinde mevzuata aykırı olarak sosyal denge tazminatı dışındaki hususlara yer verildiği görülmüştür.
Öncelikle sözkonusu Sözleşmenin “Yürürlük ve Süre” başlıklı maddesinde; yeni bir sosyal denge tazminatı sözleşmesi imzalanana kadar, süresi sona eren bu sosyal denge tazminatı sözleşmesinin yürürlüğünün devam edeceği, bu sözleşmenin bitim tarihinden önce yeni sözleşme görüşmeleri başlanacağı belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde yapılabileceği, yapılacak sözleşmelerin toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanacağı ve sözleşme süresinin hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Mezkûr Kanun ile sözleşme yapma süresi ve sözleşmenin geçerlilik süresi kesin olarak belirlendiği için yukarıda yer verilen Toplu İş Sözleşmesi’nin yeni sözleşme görüşmelerine eski sözleşmenin bitim tarihinden önce başlanacağına ve yeni sözleşme imzalanıncaya kadar eski sözleşmenin geçerli olacağına ilişkin hükümleri mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Bunların dışında Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinin; “Madde 7- İşverenin Hak ve Yükümlülükleri, Madde 8- Sendika ve Üyelerin Hak ve Yükümlülükleri, Madde 9- Sendikal Çalışmalar Madde 10- Sosyal Haklar ve Eğitim, Madde 11- İşyerine Geliş ve Gidiş İçin Servis Hizmeti, Madde 12- İşyeri Kurulu” başlıklı muhtelif maddelerinde sosyal denge tazminatı dışındaki hususlara ilişkin hükümler yeraldığı görülmüştür.
Sözleşmelerde yer alan yukarıda adları geçen maddelerdeki düzenlemeler sosyal denge tazminatının uygulanmasına ilişkin olarak görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarıyla ilgili olmadığından 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Kamu İdaresinin cevabında yeni yapılacak sosyal denge tazminatı sözleşmelerinde “yeni bir sosyal denge tazminat sözleşmesi imzalanıncaya kadar süresi sona eren bu sosyal denge tazminat sözleşmesinin yürürlüğünün devam edeceği, bu sözleşmenin bitim tarihinde önce yeni sözleşme görüşmeleri başlanacağı” maddesi ile sözleşmenin muhtelif maddelerinde sosyal denge tazminatı dışındaki hususlara ilişkin hükümler çıkarılarak, bundan sonra söz konusu tavsiyelere daha dikkat edileceği ifade edilmiştir.
Bu itibarla sosyal denge tazminatı sözleşmelerinde, ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere ilişkin hükümler dışında herhangi bir hüküm konulmaması gerektiği değerlendirilmektedir.