ÖZET: Sosyal Denge Sözleşmesi’ne ilişkin 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesi ile sendika arasında imzalanan sözleşmede, sosyal denge tazminatı ile ilgili olmayan hükümlerin yer aldığını ortaya koymuştur. Anayasa’nın 53. maddesi, kamu görevlilerinin toplu sözleşme yapma hakkını güvence altına alırken, 128. madde ise memurların mali ve sosyal haklarının kanunla düzenlenmesi gerektiğini belirtmektedir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15. maddesi, belediyelerde sosyal denge tazminatı ödemelerini düzenlemekte ve bu ödemelerin belirli bir tavan tutarını aşamayacağını ifade etmektedir.

İncelemeler sonucunda, sözleşmede yer alan bazı maddelerin, mevzuata aykırı olduğu tespit edilmiştir. Örneğin, kreş hizmetleri, sosyal yardımlar, ulaşım ve iyileştirme zammı gibi konular, sosyal denge tazminatı ile ilgili olmayan unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Kamu idaresi, bu düzenlemelerin mali bir yük doğurmadığını ve iyi niyetli sosyal öneriler kapsamında değerlendirildiğini savunsa da, Anayasa’nın 128. maddesi gereği, memurlara yapılacak ödemelerin yasal bir dayanağının bulunması zorunludur.

Sonuç olarak, sosyal denge sözleşmelerinde yalnızca mevzuatta belirtilen tazminatların düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Mevzuat dışındaki hususların sözleşmelere eklenmesi, hukuki sorunlara yol açabilir ve bu nedenle dikkatle değerlendirilmelidir.

BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hükümler Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Belediye ile sendika arasında imzalanan sosyal denge sözleşmesine sosyal denge tazminatı sözleşmesinin konusu olmayan hükümlerin konulduğu görülmüştür.

Anayasa’nın “A. Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı” başlıklı 53’üncü maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip oldukları; toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususların kanunla düzenleneceği, “D. Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128’inci maddesinde ise; memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, hakları ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği, ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümlerinin saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 15’inci maddesinde belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği; ödenebilecek aylık tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği ve anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle tayin edilebileceği hüküm altına alınmıştır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli İdarelerde Sözleşme İmzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde; belediyelerde, belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere sözleşme imzalanabileceği belirtilmiştir. Aynı maddenin devamında ise yapılacak olan bu sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Yukarıda ifade edilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sosyal denge sözleşmesinde sadece, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilecektir.

Yapılan incelemelerde; Belediye ile yetkili sendika arasında imzalanan ve 27.06.202431.12.2025 tarihleri arasında geçerli olan sosyal denge tazminatı konulu Toplu İş Sözleşmesi’nin 14’üncü maddesinde “kreş”, 15’inci maddesinde “sosyal çalışmalardan yararlanma”, 22’inci maddesinde “ulaşım”, 23’üncü maddesinde “diğer haklar ve ücretli izinler”, 24’üncü maddesinde “iş sağlığı ve güvenliği” ve 26’ıncı maddesinde “iyileştirme zammı” (bu madde 10.09.2024 tarihinde düzenlenen ek protokol ile değiştirilmiştir.) başlıkları altında mevzuata uyumlu olmayan hususların yer aldığı tespit edilmiştir.

Kamu idaresi cevabında, Sosyal Denge Sözleşmesindeki düzenlemelerin herhangi bir mali yük doğurmadığı, uygulamada bütçesel bir etkisinin bulunmadığı ve iyi niyetli sosyal öneriler kapsamında değerlendirildiğini ifade etmektedir.

Ancak Sözleşmenin “Kreş (Çocuk Bakım Evi) başlıklı 14’üncü maddesinde, kreşlerin her türlü ihtiyacının karşılanacağı, çalışanların çocuklarının kreşten ücretsiz yararlanacağı, çocuklarının sağlık kontrollerinin yapılacağı,

Sözleşmenin “Sosyal Çalışmalardan Yararlanma” başlıklı 15’inci maddesinde Belediyenin mülkiyeti ve kendi varlıkları üzerinde kurulu olup, belediye veya özel kurumlarca işletilen lojman, kamp, kreş, etüd, spor, kültür ve benzeri tesislerden çalışanların eş ve çocuklarının ücretsiz yararlanacağı,

Sözleşmenin “Ulaşım” başlıklı 22’nci Maddesinde, çalışanların işyerine geliş gidişleri için toplu taşıma araçlarından ücretsiz yararlandırılacağı,

Sözleşmenin “İyileştirme Zammı” başlıklı 26’ncı maddesinde, bayramlarda ve özel günlerde ödeme yapılacağına, eğitim yardımı yapılacağına ilişkin hükümler bulunmaktadır.

Anayasanın 128’inci maddesine göre memurların mali ve sosyal haklarının kanunla veya toplu sözleşme ile düzenlenmesi gerekmektedir. Buna göre memurlara yapılacak ödemelerin yasal bir dayanağının bulunması zorunludur. Yukarıda ifade edilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; sosyal denge sözleşmesinde sadece tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilecektir.

Sonuç olarak, sosyal denge sözleşmelerinde mevzuatında yer almayan hususların düzenlenmemesi gerekmektedir.