|
ÖZET: Sosyal Denge Sözleşmesi, 1 Nisan 2024 tarihinden itibaren geçerli olan ve Büyükşehir İlçe Belediyesi ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında imzalanan bir anlaşmadır. Ancak, yapılan denetimlerde sözleşmede mevzuatta yer almayan konulara ilişkin düzenlemelerin bulunduğu tespit edilmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi, sosyal denge tazminatının belirlenmesi için yalnızca belirli kriterlere dayanarak bir çerçeve sunmaktadır. Bu çerçeve dışında kalan düzenlemeler, hukuki açıdan geçersiz kabul edilmektedir.
Sözleşmenin bazı maddeleri, disiplin cezası alan personelin tazminatından, başarılı personele ek tazminat verilmesine kadar çeşitli konuları kapsamaktadır. Ancak bu düzenlemelerin sosyal denge tazminatı ile ilgili olmadığı ve dolayısıyla mevzuata aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Sosyal denge sözleşmesi, yalnızca tazminat tutarının belirlenmesine yönelik bir metin olmalı ve bu kapsamda yeni haklar veya sosyal yardımlar içermemelidir. Kamu idaresi, sözleşmenin mevzuata uygun yapıldığını savunsa da, yapılan düzenlemelerin cezalandırma ve ödüllendirme gibi konuları içerdiği görülmektedir. Bu nedenle, sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin yalnızca tazminat tutarının belirlenmesi amacıyla düzenlenmesi ve diğer hükümlerin eklenmemesi gerektiği vurgulanmaktadır. |
BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Mevzuatında Belirtilenin Dışındaki Konularla İlgili Hükümlerin Konulması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kurum ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında akdedilen ve 01.04.2024 tarihinden itibaren geçerli olan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde; mevzuatında yer almayan ve sözleşmenin konusu olmayan çeşitli konularda düzenlemeler yapıldığı tespit edilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde; belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenebilecek aylık tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği ve anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesinde; 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verileceği, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminat tutarının ise ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendika ile belediye başkanı arasında imzalanan sözleşme ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere belediye başkanı ile sendika temsilcisi sadece ödenecek olan sosyal denge tazminat tutarını kanuni sınırlar içinde tespit etmek üzere yetkilendirilmiştir. Aynı maddede ayrıca mahalli idarelerle imzalanan sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılamayacağı da açıkça belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2024-2025 yıllarını Kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında; sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’si olarak belirlenmiş, Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda belirtilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, sosyal denge sözleşmesinde sadece tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilmektedir. Sosyal denge sözleşmelerine, sözleşmenin adı farklı olsa dahi, farklı ödemelere ve hususlara ilişkin hükümler konulması mevzuata açıkça aykırı olmaktadır.
Yapılan incelemelerde, Kurum ile Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesinin incelenmesi neticesinde; mevzuatında yer almayan ve sözleşmenin konusu olmayan çeşitli konularda düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.
Örneğin;
– “Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 5’inci maddesinde; disiplin cezası alan personele belirtilen süreler kadar sosyal denge tazminatı ödemesi yapılmayacağı,
– “Sosyal Denge Tazminatı” başlıklı 6’ncı maddesinde; başarılı personele %30 oranında ilave sosyal denge tazminatı verebileceği,
– “Sosyal Haklar ve Eğitim” başlıklı 10’uncu maddesinde; işverenin kuruluşları ve tesisleri ile düzenlediği etkinliklerden üyelerin kendileri ile bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocuklarının ücretsiz veya indirimli yararlanması, işverenin başka kurum veya kuruluşların düzenlediği kurs, seminer, konferans gibi faaliyetler için salon, ekip, araç ve gereçleri ücretsiz tahsis edebileceği şeklindeki düzenlemeler ile ödüllendirme, cezalandırma, yan hak sağlama gibi hususlara yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi maddeleri incelendiğinde, ilgili hükümlerin sosyal denge tazminatı ödenmesiyle ilgili olmadığı görülmektedir. Sosyal denge sözleşmesi yeni bir sendikal hakkın kullanımını içermediği ve hukuk sistemimizde toplu iş sözleşmesi ya da toplu sözleşme statüsünde olmadığı için, dönemler itibarıyla akdedilen toplu sözleşmeler ile çizilen sınırın dışında bir düzenlemenin sözleşmede yer alması hukuki açıdan mümkün değildir. Bu nedenle, sadece sosyal denge tazminatının düzenlenme metni olması gereken sosyal denge sözleşmesinde, sosyal yardımların veya çeşitli faaliyetlerin de düzenlenmesi; mali yükümlülük içerip içermediğine bakılmaksızın Anayasa, personel kanunları ve toplu sözleşmelere aykırıdır.
Kamu idaresi cevabında; Toplu Sözleşme’de Sosyal denge tazminatının bazı kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceğinin söylendiği ve Devlet Memurlarına Ödenecek Zam Ve Tazminatlara İlişkin Bakanlar Kurulunun Kararı’nın 8’inci maddesinde “…bir takvim yılı içerisinde kullanılan hastalık izin süreleri toplamının 7 günü aşması halinde aşan sürelere isabet eden zam ve tazminatlar %25 eksik ödenir.” hükmü bulunduğu belirtilerek, Kurum ile yetkili sendika arasında imzalanan sözleşmenin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara göre yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak Sosyal Denge Sözleşmesinde yapılan düzenlemelerin cevapta belirtilen mevzuat maddeleri kapsamında olmadığı, cezalandırma, ödüllendirme ve yan hak sağlamaya ilişkin olduğu görülmüştür.
Bu itibarla, Kurum ile yetkili sendika arasında imzalanacak sözleşmelerin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılması ve sosyal denge tazminatı sözleşmelerine sosyal denge tazminatının tutarının belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin hükümler dışında herhangi bir hüküm konulmaması gerekmektedir.