ÖZET: Sosyal Denge Sözleşmesi, 01.07.2021-30.06.2024 tarihleri arasında Türk Yerel Hizmet Sendikası ile bir il belediyesi arasında imzalanmış olup, mevzuatta belirtilmeyen konularla ilgili düzenlemeler içerdiği tespit edilmiştir. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesi, belediyelerde sosyal denge tazminatının ödenmesine dair belirli kurallar getirmekte, bu tazminatın tutarının ise 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu çerçevesinde belirlenmesini öngörmektedir. Bu bağlamda, sosyal denge tazminatının yalnızca belirlenen tavan tutarını aşmamak kaydıyla düzenlenebileceği ifade edilmektedir.

İncelemeler sonucunda, sözleşmede yer alan bazı maddelerin, sosyal denge tazminatı ile ilgili olmadığı ve mevzuata aykırı düzenlemeler içerdiği görülmüştür. Örneğin, “Sosyal Denge Sözleşmesinden Yararlanamama Şartları” başlıklı madde, idari ceza alan personeli cezalandırmayı amaçlayan bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir. Bu durum, sosyal denge sözleşmesinin kapsamının dışına çıkılması anlamına gelmektedir ve hukuken geçerliliği sorgulanmaktadır.

Kamu İdaresi, sosyal denge sözleşmesinin mevzuat hükümlerine uygun olarak güncelleneceğini belirtmiş ve yeni sözleşmelerin yalnızca sosyal denge tazminatının tutarını belirlemeye yönelik hükümler içermesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu çerçevede, sosyal denge sözleşmelerine ek hükümlerin konulması, Anayasa ve ilgili kanunlara aykırı olarak değerlendirilmektedir.

BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Mevzuatında Belirtilenin Dışındaki Konularla İlgili Hükümlerin Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kurum ile Türk Yerel Hizmet Sendikası arasında akdedilen ve 01.07.2021-30.06.2024 tarihleri arasında geçerli olan sosyal denge tazminatı sözleşmesinde; mevzuatında yer almayan ve sözleşmenin konusu olmayan çeşitli konularda düzenlemeler yapıldığı tespit edilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde; belediyelerin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, ödenebilecek aylık tutarın 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçemeyeceği ve anılan Kanun’da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesinde; 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verileceği, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminat tutarının ise ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendika ile belediye başkanı arasında imzalanan sözleşme ile belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Madde metninden açıkça anlaşılacağı üzere belediye başkanı ile sendika temsilcisi sadece ödenecek olan sosyal denge tazminat tutarını kanuni sınırlar içinde tespit etmek üzere yetkilendirilmiştir. Aynı maddede ayrıca mahalli idarelerle imzalanan sözleşmenin Kanun’un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılamayacağı da açıkça belirtilmiştir.

4688 sayılı Kanun uyarınca imzalanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2024-2025 yıllarını Kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşme’nin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasında; sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’si olarak belirlenmiş, Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda belirtilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, sosyal denge sözleşmesinde sadece tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilmektedir. Sosyal denge sözleşmelerine, sözleşmenin adı farklı olsa dahi, farklı ödemelere ve hususlara ilişkin hükümler konulması mevzuata açıkça aykırı olmaktadır.

Yapılan incelemelerde; Kurum ile Türk Yerel Hizmet Sendikası arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesinin incelenmesi neticesinde; mevzuatında yer almayan ve sözleşmenin konusu olmayan çeşitli konularda düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.

Örneğin; “Sosyal Denge Sözleşmesinden Yararlanamama Şartları” başlıklı 21’inci maddede idari ceza alan personele belirtilen süre kadar sözleşmeden yararlanamayacaklarına dair yapılan düzenleme personeli cezalandırmaya yönelik aylıktan kesme mahiyetinde bir yaptırımı içermektedir.

Yukarıda yer verilen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi maddeleri incelendiğinde, ilgili hükümlerin sosyal denge tazminatı ödenmesiyle ilgili olmadığı görülmektedir. Sosyal denge sözleşmesi yeni bir sendikal hakkın kullanımını içermediği ve hukuk sistemimizde toplu iş sözleşmesi ya da toplu sözleşme statüsünde olmadığı için, dönemler itibarıyla akdedilen toplu sözleşmeler ile çizilen sınırın dışında bir düzenlemenin sözleşmede yer alması hukuki açıdan mümkün değildir. Bu nedenle, sadece sosyal denge tazminatının düzenlenme metni olması gereken sosyal denge sözleşmesinde, sosyal yardımların veya çeşitli faaliyetlerin de düzenlenmesi; mali yükümlülük içerip içermediğine bakılmaksızın Anayasa, personel kanunları ve toplu sözleşmelere aykırıdır.

Kamu İdaresi cevabında, Kurum ile yetkili sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin belirtilen hususlar ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde güncelleneceği ifade edilmiştir.

Bu itibarla, Kurum ile yetkili sendika arasında imzalanacak sözleşmelerin mevzuatta belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılması ve sosyal denge tazminatı sözleşmelerine sosyal denge tazminatının tutarının belirlenmesi ve uygulanmasına ilişkin hükümler dışında herhangi bir hüküm konulmaması gerekmektedir.