ÖZET: 2024 yılı itibarıyla geçerli olan toplu iş sözleşmesinde, sosyal denge sözleşmesine mevzuatta belirtilmeyen konular eklenmiştir. Bu sözleşme, Tüm BELSEN sendikası ile ilgili idare arasında imzalanmış olup, sosyal çalışmalardan yararlanma ve personele izin verilmesi gibi hususları içermektedir. Ancak, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. maddesi gereği, sosyal denge tazminatının belirlenmesi yalnızca belirli kriterlere dayanarak yapılabilir. Bu durum, sözleşmenin içeriğinin hukuki çerçevede kalmasını zorunlu kılmaktadır.

Sözleşmede yer alan bazı maddeler, mevzuata aykırı düzenlemeler içermektedir. Örneğin, çalışanların ailelerinin sosyal yardımlardan yararlanması, izinlerin belirli günlerde verilmesi gibi konular, sosyal denge tazminatı ile ilgili yasal çerçeve dışında kalmaktadır. Ayrıca, sosyal denge sözleşmesi, toplu sözleşme statüsünde olmadığı için, bu tür düzenlemelerin sözleşmede yer alması hukuken mümkün değildir.

Sonuç olarak, sosyal denge sözleşmelerinin yalnızca yasal çerçevede belirlenen sosyal denge tazminatı ile sınırlı kalması gerektiği anlaşılmaktadır. Mevzuatta yer almayan konuların eklenmesi, hukuki açıdan sorunlar doğurabileceği gibi, kamu görevlilerinin haklarının da ihlaline yol açabilir.

BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Mevzuatta Belirtilen Konular Dışında Hükümler Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BELSEN) arasında imzalanan ve 01.04.2024 tarihinden itibaren geçerli olan toplu iş sözleşmesinde, mevzuatında yer almayan ve sözleşmenin konusu olmayan, sosyal çalışmalardan yararlanma, personele muhtelif günlerde izin verilmesi vb. gibi konularda düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesine göre; 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediye başkanı arasında, toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ifade edilmiştir.

375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde ise; belediyeler ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ile ilgili belediyede en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.

03.09.2023 tarih ve 32298 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01.01.2024-31.12.2025 tarihleri için geçerli 7. Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden de görüleceği üzere, sosyal denge sözleşmesinde sadece; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev ünvanı ile derecesi gibi kriterlere göre tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilecektir. Sosyal denge sözleşmelerine, sözleşmenin adı farklı olsa dahi, farklı ödemelere ve hususlara ilişkin hükümler konulması mevzuata açıkça aykırı olacaktır.

Ayrıca, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin toplu iş sözleşmesi olduğu belirtilmiştir. Ancak, Anayasanın 53’üncü maddesinde memurlar ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınmıştır. Toplu sözleşme, kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi ifade etmektedir. Nitekim söz konusu durum 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde de açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle idare ile ilgili sendika arasında imzalanan sözleşmenin adı “Toplu İş Sözleşmesi” değil, “Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi” olmalıdır.

İdare ile yetkili sendika Tüm Bel-Sen arasında akdedilen ve yürürlük tarihi 01.04.202431.12.2025 olan sosyal denge sözleşmesinin incelenmesi neticesinde, sözleşmenin bazı maddelerinde mevzuatına aykırı hususlara yer verildiği tespit edilmiştir.

Şöyle ki;

“Sosyal Çalışmalardan Yararlanma” başlıklı 15’inci maddesinde;

Belediye kuramlarınca işletilen spor, kültür ve benzeri tesislerden çalışanların eş ve çocuklarının ücretsiz olarak yararlanacağı,

Kurum tarafından, çalışanların talebi halinde; hastalanma, cenaze, düğün, taşınma gibi ihtiyaçlarında kurumun araçları şoförü ile birlikte tahsis edileceği,

“Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı 23’üncü maddesinde;

Sözleşmeden yararlanan belediye çalışanlarının ailesinin şikâyeti üzerine aile içi şiddet uyguladığı tespit edildiği durumlarda; söz konusu çalışanın sözleşme hükümlerinde yer alan mali ve sosyal yardımlarının çalışanın eşine ödeneceği,

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kutlanıldığı hafta boyunca kadın çalışanların yapılan etkinliklere katılmaları için gerekli kolaylık sağlanacağı ve 8 Mart haftası boyunca dönüşümlü olarak kadın çalışanlar 1 gün izinli sayılacağı,

Çalışanların yıllık izinleri resmi tatil ve idari izinli sayıldığı günlere denk gelmesi halinde bu sürelerin yıllık izinde sayılmayacağı ve bu izinlerin 657 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesine göre daha sonra kullandırılacağı,

Çalışanların kurumla olan bağını güçlendirerek aidiyet duygusunu arttırmak amacıyla; Doğal Yaşam Parkı ve Aşık Veysel Rekreasyon Alanındaki buz pistinden personel kimlik kartını göstermek suretiyle eş ve çocukları ile yararlandırılacağı,

İşverenin, 2024 yılında açılmak üzere ESHOT’ta ünvan değişikliği sınavı açılması için gerekli çalışmaları yapacağı,

Engelli çalışanlara 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde ve 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda 1 gün olmak üzere izin kullandırılacağı,

Çalışanlardan şehit dul ve yetimleri ile anne, baba ve kardeşlerinin 18 Mart Şehitler Günü’nde; malul gaziler ile eşlerinin ise 19 Eylül Gaziler Günü’nde izinli sayılacağı,

İş bu sözleşme kapsamındaki koruma ve güvenlik kadrosunda çalışanlara, maktu mesai ücretlerinin ESHOT’ta %100 oranında ödemesinin yapılacağı,

Her yıl eylül ve ağustos aylarında düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı’na memur personelin kartını göstermek koşuluyla ücretsiz yararlanacağı ve 1. derece yakınlarına (eş ve çocuklarına) kolaylık sağlanacağı,

Eşi doğum yapan personele 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 104’üncü maddesinin (b) fıkrasında düzenlenen 10 gün ücretli izne ek olarak 10 gün ücretli daha izin verileceği,

Fuar hollerde görev yapan personelin, Kocakapı Otoparkı’ndan mesai saatleri içerisinde (08:00-18:00) ücretsiz olarak yararlandırılacağı,

İşveren, çalışanın vefatı halinde 1’inci derece yakınının işe alımında öncelik sağlanacağı,

“İş Sağlığı ve Güvenliği” başlıklı 24’üncü maddesinde;

Çalışanlardan, tedavisi yurt içinde resmi kurumlarda yapılamayan hastaların tedavi giderlerinin yasal hükümler çerçevesinde işveren tarafından karşılanacağı,

Tüm memurlara yılda bir kez tam teşekküllü sağlık taraması yapılacağı,

“Belediye Organlarına Gözlemci Olarak Katılma” başlıklı 25’inci maddesinde;

Çalışanları ilgilendiren kararlarla ilgili (Belediye Meclislerinde, Kent Meclislerinde, Belediye Encümeninde) gündemlerin görüşüldüğü Komisyonlara sendikanın gözlemci olarak katılabileceği,

hükümleri yer almaktadır.

Sosyal denge sözleşmesi toplu sözleşme statüsünde olmadığı için, dönemler itibarıyla akdedilen Toplu Sözleşmeler ile çizilen sınırın dışında bir düzenlemenin sözleşmede yer alması hukuki açıdan mümkün değildir. Bu nedenle, sadece sosyal denge tazminatına ilişkin hususları içermesi gereken sosyal denge sözleşmesinde, sosyal yardımların veya faaliyetlerin de düzenlenmesi; mali yükümlülük içerip içermediğine bakılmaksızın Anayasa, personel kanunları ve sendikal hak olarak dönemler itibarıyla akdedilen Toplu Sözleşmelere aykırıdır.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine İdare tarafından, Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ve çeşitli ILO sözleşmelerine atıf yapılarak imzalanan toplu iş sözleşmesinin mevzuata uygun olduğu, sözleşmede yer alan hükümlerin yine yasalarda belirtilen ölçütler çerçevesinde belirlendiği ve kamu görevlilerinin mali haklarının yanı sıra sosyal haklarında da düzenleme yapılmasının hukuka uygun olduğu ifade edilmiştir.

Ancak, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde sosyal denge sözleşmesinin, toplu sözleşme sayılmayacağı belirtilmiştir. Sosyal denge sözleşmesi niteliği gereği bir toplu sözleşme olmamasının yanı sıra sadece belediyenin norm kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen personeline yasal sınırlar içerisinde ödenecek sosyal denge tazminatının belirlenmesi amacıyla yapılan bir sözleşme niteliğindedir.

Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, sosyal denge sözleşmelerinde mevzuatında yer almayan konuların düzenlenmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.