ÖZET: Sosyal Denge Sözleşmesi, 14.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olan ve Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BELSEN) ile bir ilçe belediyesi arasında imzalanmıştır. Ancak, bu sözleşmede mevzuatta yer almayan konulara, örneğin sosyal çalışmalara erişim ve personele izin verilmesi gibi düzenlemelere yer verildiği tespit edilmiştir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca, sosyal denge tazminatının ödenmesi için belediye meclisinin kararı gerekmektedir ve bu tazminatın tutarı, en çok üyeye sahip sendika ile belediye başkanı arasında yapılacak sözleşme ile belirlenebilir.

375 sayılı KHK’nın Ek 15. maddesi, sosyal denge tazminatının ödenebileceği durumları ve tavan tutarını belirlemektedir. 03.09.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7. Dönem Toplu Sözleşme’de de sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı belirlenmiştir. Ancak, sosyal denge sözleşmesinin yalnızca bu tazminata ilişkin düzenlemeleri içermesi gerektiği, diğer sosyal yardımların veya faaliyetlerin eklenmesinin mevzuata aykırı olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle, sözleşmenin adı “Toplu İş Sözleşmesi” değil, “Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi” olmalıdır. Mevzuat dışı konuların sözleşmeye dahil edilmesi, hukuki açıdan geçerliliğini yitirmektedir.

BULGU: Sosyal Denge Sözleşmesine Mevzuatta Belirtilen Konular Dışında Hükümler Konulması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

İdare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BELSEN) arasında imzalanan ve 14.06.2024 tarihinden itibaren geçerli olan toplu iş sözleşmesinde, mevzuatında yer almayan ve sözleşmenin konusu olmayan, sosyal çalışmalardan yararlanma, personele muhtelif günlerde izin verilmesi vb. gibi konularda düzenlemeler yapıldığı görülmüştür.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 32’nci maddesine göre; 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediye başkanı arasında, toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ifade edilmiştir.

375 sayılı KHK’nın Ek 15’inci maddesinde ise; belediyeler ve bağlı kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebileceği, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ile ilgili belediyede en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.

03.09.2023 tarih ve 32298 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 01.01.2024-31.12.2025 tarihleri için geçerli 7. Dönem Toplu Sözleşmenin Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde; “Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32 nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120’sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.” denilmektedir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeden de görüleceği üzere, sosyal denge sözleşmesinde sadece; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev ünvanı ile derecesi gibi kriterlere göre tavan tutarı aşmamak kaydıyla ödenebilecek tazminatın aylık tutarı düzenlenebilecektir. Sosyal denge sözleşmelerine, sözleşmenin adı farklı olsa dahi, farklı ödemelere ve hususlara ilişkin hükümler konulması mevzuata açıkça aykırı olacaktır.

Ayrıca, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin toplu iş sözleşmesi olduğu belirtilmiştir. Ancak, Anayasanın 53’üncü maddesinde memurlar ve diğer kamu görevlilerine toplu sözleşme yapma hakkı tanınmıştır. Toplu sözleşme, kamu görevlilerinin geneline ve hizmet kollarına yönelik mali ve sosyal haklarını belirlemek üzere yürütülen toplu sözleşme görüşmeleri sonucunda mutabık kalınması durumunda taraflarca imzalanan sözleşmeyi ifade etmektedir. Nitekim söz konusu durum 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde de açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle idare ile ilgili sendika arasında imzalanan sözleşmenin adı “Toplu İş Sözleşmesi” değil, “Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi” olmalıdır.

Belediye ile yetkili sendika Tüm Bel-Sen arasında akdedilen ve yürürlük tarihi 14.06.2024-31.12.2025 olan sosyal denge sözleşmesinin incelenmesi neticesinde, sözleşmenin bazı maddelerinde mevzuatına aykırı hususlara yer verildiği tespit edilmiştir.

Şöyle ki;

“Sosyal Çalışmalardan Yararlanma” başlıklı 15’inci maddesinde;

Belediyenin mülkiyeti ve kendi varlıkları üzerinde kurulu olup, belediye ya da özel kurumlarca işletilen lojman, kamp, kreş, spor, kültür ve benzeri tesislerden çalışanların eş ve çocuklarının ücretsiz olarak yararlanacağı,

Çalışanlardan, kendisine ve eşine ait konutu bulunmayanların talebi halinde, işveren sendika üyelerine kurmuş veya kuracak olduğu kooperatife imkanları nispetinde rayiç bedeli üzerinde 10 yıl süreli arsa temin etmesi, belediyenin imkânı yok ise diğer belediyelerden temin edilmesi yönünde yardımcı olunacağı,

Kurum tarafından, çalışanların talebi halinde hastalanma, düğün, taşınma ve cenaze gibi ihtiyaçlarında kurumun araçlarından ücretsiz yararlanacağı,

“Sendikal İzinler” başlıklı 22’nci maddesinde;

Sendika faaliyetlerine katılacak personele yasal izinler dışında yılda toplam 20 iş gününe kadar ücretli izin verileceği,

“Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı 25’inci maddesinde;

Sözleşmeden yararlanan belediye çalışanlarının alkol, kumar vb. alışkanlıklar ile ailesinin şikâyeti üzerine aile içi şiddet uyguladığı tespit edildiği durumlarda; söz konusu çalışanın sözleşme hükümlerinde yer alan mali ve sosyal yardımlarının çalışanın eşine ödeneceği,

Çalışanların yıllık izinleri resmi tatil ve idari izinli sayıldığı günlere denk gelmesi halinde bu sürelerin yıllık izinde sayılmayacağı ve bu izinlerin 657 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesine göre daha sonra kullandırılacağı,

Engelli çalışanlara 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde ve 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nda 1 gün olmak üzere izin kullandırılacağı,

“İş Sağlığı ve Güvenliği” başlıklı 26’ncı maddesinde;

Çalışanlardan, tedavisi yurt içinde resmi kurumlarda yapılamayan hastaların tedavi giderlerinin yasal hükümler çerçevesinde işveren tarafından karşılanacağı,

“Belediye Organlarına Gözlemci Olarak Katılma” başlıklı 27’nci maddesinde;

Belediye Meclisi, Belediye Encümeni ve Komisyonlara sendikanın gözlemci olarak katılabileceği,

hükümleri yer almaktadır.

Sosyal denge sözleşmesi toplu sözleşme statüsünde olmadığı için, dönemler itibarıyla akdedilen Toplu Sözleşmeler ile çizilen sınırın dışında bir düzenlemenin sözleşmede yer alması hukuki açıdan mümkün değildir. Bu nedenle, sadece sosyal denge tazminatına ilişkin hususları içermesi gereken sosyal denge sözleşmesinde, sosyal yardımların veya faaliyetlerin de düzenlenmesi; mali yükümlülük içerip içermediğine bakılmaksızın Anayasa, personel kanunları ve sendikal hak olarak dönemler itibarıyla akdedilen Toplu Sözleşmelere aykırıdır.

Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde, sosyal denge sözleşmelerinde mevzuatında yer almayan konuların düzenlenmemesi gerektiği değerlendirilmektedir.