BULGU: Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesine Taraf Olmayan Sendikaların Üyelerinden Sözleşme Aidatı Kesilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Özel İdaresi

Memurlardan 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu çerçevesinde verilen sosyal denge ödemelerinden “Sözleşme Aidatı” adı altında Kanun ve Toplu Sözleşmeye aykırı olarak kesinti yapıldığı görülmüştür.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Üyelik ödentisi” başlıklı 25’inci maddesinde üyelik ödentisinin tutarı ve ne şekilde kesinti yapılacağı ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. Ayrıca ilgili maddede sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulmayacağı hüküm altına alınmıştır.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la değişiklikler yapılmış ve bu değişikliklerle kamu görevlileri sendikalarına toplu sözleşme hakkı tanınmış, yerel yönetim hizmetleri kolunda da ayrıca sosyal denge tazminatının belirlenmesine yönelik sözleşme yapılabileceği ifade edilmiştir. Bu bağlamda 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde sosyal denge sözleşmesinin yapılma usulü ve şekli belirlenmiş, bu maddede “sözleşme aidatına” ilişkin bir düzenlemeye ise yer verilmemiştir.

Mezkur Kanun’un 28’inci maddesinin ikinci fıkrasında da, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı öngörülmüştür.

Yine Kanun’un “Gelirler” başlıklı 24’üncü maddesinde sendika gelirleri arasında üyelerin ödeyecekleri üyelik ödentileri sayılmış, 25’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamayacağı kuralına yer verilmiştir.

25.08.2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ile 2023 Yıllarını Kapsayan Altıncı Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Toplu sözleşmenin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı esas ve usuller dahilinde yararlanır.” denilmektedir.

25.08.2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ile 2023 Yıllarını Kapsayan Altıncı Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükmün yürütmesinin durdurulmasına Danıştay Onikinci Dairesinin 2021/6335 Esas sayılı kararıyla 02.03.2022 tarihinde karar verilmiştir.

01.09.2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 2020 ile 2021 yıllarını kapsayan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında, “Sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinden aynı unvanlı personelden alınacak aidatın iki katına kadar taraf sendika sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri söz konusu sözleşmeden aynı esas ve usuller dahilinde yararlanır.” denilmektedir. 01.09.2019 tarih ve 30875 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’nın “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı Dördüncü Bölümünün 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükmün Danıştay Onbirinci Dairesinin 18.12.2019 tarih ve 2019/4940 Esas sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4’üncü Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4’üncü bölümünün 1’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinden aynı unvanlı personelden alınacak aidatın iki katına kadar taraf sendika sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.” hükmü Danıştay Onbirinci Dairesinin 09.01.2019 tarih ve 2017/2122 Esas sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

2016 ve 2017 Yıllarını Kapsayan 3’üncü Dönem Toplu Sözleşme’nin “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı 4’üncü bölümünün 1’inci maddesindeki “Sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olmayan kamu görevlilerinden aynı unvanlı personelden alınacak aidatın iki katına kadar taraf sendika sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.” hükmü Danıştay Onbirinci Dairesinin 2016/1698 Esas, 2017/6525 Karar sayılı ilamıyla iptal edilmiştir.

Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesi’nin E:2021/6541, K:2021/10867 sayılı kararında, davalı sendikaya üye olan davacının maaşından ayrıca sosyal denge tazminatı aidatı adı altında kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve yapılan kesintilerin davalı sendikadan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı belirtilmiştir.

İl Özel İdaresi ile Sendika arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmelerinin ilgili maddesinde yer alan hükmün dayanağının Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin İlgili Yılları Kapsayan Toplu Sözleşme/Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararının “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı Dördüncü Bölümünde yer alan hüküm olduğu, söz konusu hükümlerinde Danıştay Daire kararıyla yürütmesinin durdurulmasına/iptaline karar verildiği, ayrıca idareler tarafından kesintisi gerçekleştirilerek taraf sendikalara “Dayanışma aidatı, Sözleşme aidatı” adı altında ödenen bedellerin sendikaya üyesi olan çalışanlardan dahi alınamayacağına ilişkin Yargıtay kararlarının bulunduğu görülmüştür.

Aynı zamanda 03.09.2023 tarih ve 32298 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2024 ve 2025 Yıllarını Kapsayan 7. Dönem Toplu Sözleşmesinde “Dayanışma aidatı, Sözleşme aidatı, Sendika aidatı vb.” bir hükme yer verilmediği anlaşılmıştır.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Genel Esaslar” başlıklı birinci kısmının “II. Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin hukuk devleti olduğu vurgulanmış, “Cumhuriyetin Temel Organları” başlıklı üçüncü kısmının “Yargı” başlıklı üçüncü bölümünün “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinde, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organların ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği öngörülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararların sonuçları” başlıklı 28’inci maddesinin birinci fıkrasında da, “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.” hükmüyle de idarenin yargı kararlarını aynen ve gecikmeksizin yerine getirmesi gerektiği ayrıca vurgulanmıştır.

Yapılan incelemede, İl Özel İdaresi ile Sendika arasında 01.01.2024-31.03.2024 ve 01.04.2024-31.12.2025 tarihleri arasında uygulanmak üzere, 09.11.2023 tarih ve 236 karar numaralı ve 21.04.2024 tarih ve 85 karar numaralı Meclis kararlarına istinaden 03.01.2024 ve 13.05.2024 tarihlerinde sözleşmeler imzalandığı görülmüştür.

Sözleşmelerin “Sözleşmenin Kapsamı ve Yararlanma Koşulları” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı ünvanlı üyesinden aldığı aidatın oranında (taban aylığın %1,5’i) sosyal denge sözleşmesi aidatı alınacağı, taraf sendikaya sözleşme aidatı ödemeyi kabul ve taahhüt edecekleri dilekçeyi idareye vermesi ile aidatı ödeyen kamu görevlilerinin, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanacağı düzenlemesine yer verildiği ve bu doğrultuda, idare tarafından sendikaya üyesi olmayan veya taraf sendika dışında üyeliği bulunan kişilerden aidat kesilerek sözleşme imzalayan taraf sendikaya ödemede bulunulduğu anlaşılmıştır.

Adı geçen Kanun ve yargı kararları dikkate alındığında, sosyal denge sözleşmelerinin tarafı olan sendika üyesi dışındaki, sendikasız veya taraf sendikadan farklı bir sendikaya üyeliği bulunan çalışanlardan, sosyal denge sözleşmesinde sağlanan haklardan yararlanma koşulu olarak “sendika aidatı”, “sözleşme aidatı”, “dayanışma aidatı” ya da başkaca herhangi bir ad altında sendika lehine bir ödemede bulunmasının istenmesi mümkün değildir.

Kamu İdaresi cevabında, “sözleşme aidatı” adı altında kesinti uygulamasına son verildiğini bildirmiş olsa da idare cevabının eki belgeler incelendiğinde bu düzeltmenin 2025 ocak ayı itibariyle yapıldığı görülmüştür. Dolayısıyla bulgu konusu hususun ortadan kalkmadığı düşünülmektedir.

Sonuç olarak; İl Özel İdaresi ile yetkili sendika arasında yapılan sosyal denge sözleşmelerinde, sendika üyesi olmayan kamu görevlilerinin sözleşmeden faydalanabilmesi için sözleşme aidatı alınmasına yönelik bir şarta yer verilmemesi ve sözleşme aidatı kesintisi yapılmaması gerekmektedir.