ÖZET: Üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı altında işletilen sosyal tesislerin Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği tespit edilmiştir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, iktisadi kamu kuruluşlarının kazançlarının vergi kapsamına alındığını belirtmektedir. Bu bağlamda, üniversite çalışanları dışındaki bireylere sürekli hizmet sunan sosyal tesisler, iktisadi işletme olarak kabul edilmekte ve dolayısıyla Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

Denetim bulguları, sosyal tesislerin Kurumlar Vergisi muafiyeti kapsamında olmadığını ve gerekli muhasebe kayıtlarının tutulmadığını göstermektedir. Ayrıca, gelirlerin ayrı bir hesapta takip edilmesine rağmen, giderlerin üniversitenin genel giderleri içinde kaydedilmesi nedeniyle maliyet ve karlılık durumlarının belirlenemediği anlaşılmaktadır. Kamu İdaresi, tesislerin kâr amacı gütmediğini savunsa da, mevcut mevzuat gereği bu tesislerin iktisadi işletme niteliği taşıdığı ve vergi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerektiği açıktır.

Sonuç olarak, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesindeki sosyal tesislerin Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi, gerekli defter ve belgelerin düzenlenmesi ve maliyet ile karlılık durumlarının ayrı bir kodla takip edilmesi önem arz etmektedir. Bu düzenlemeler, üniversitenin mali şeffaflığını artıracak ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlayacaktır.

BULGU: Sosyal Tesislere Kurumlar Vergisi Mükellefiyetinin Tesis Edilmemesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde işletilen sosyal tesislerin Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği görülmüştür.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Verginin konusu” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; iktisadi kamu kuruluşlarının kazançları kurumlar vergisinin kapsamına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Mükellefler” başlıklı 2’nci maddesinin üçüncü fıkrasında; Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve söz konusu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında sayılanlar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise; iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemelerinin, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunmasının, tüzel kişiliklerinin olmamasının, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun’un “Muafiyetler” başlıklı 4’üncü maddesinde ise muafiyet kapsamında olan kurum, kuruluş ve faaliyetler sayılmıştır.

İktisadi işletme tanımı içinde yer alan ve devamlı olarak yapılan ticari, sınai veya zirai faaliyetten söz edebilmek için bu işletmenin tedavül ekonomisine katılması, başka bir ifadeyle işletmede üretilen veya alınan malların veya verilen hizmetin bir bedel karşılığı satılmış olması gerekmektedir. Aksi halde, diğer unsurlar var olsa dahi bir iktisadi işletmenin varlığından söz edilemeyecektir.

Buna göre, üniversite çalışanları dışındaki kişi ve kuruluşlara devamlı olarak hizmet veren sosyal tesisler bir iktisadi işletme olduğundan Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerekmektedir.

Denetimlerde, Üniversitenin Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren iki konukevi, restoran, lahmacun fırını, yüzme havuzu ve spor tesislerinden oluşan sosyal tesislerin Kurumlar Vergisi muafiyeti kapsamında bulunmamakla birlikte vergi mükellefiyetinin tesis edilmediği ve mevzuatına göre tutulması gereken defter, belge ve cetvellerinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca Üniversitenin bahsi geçen sosyal tesislerinde gelirlerin ayrı bir alt hesapta takip edilmesine karşın gider ve maliyetlerinin Üniversitenin giderleri içerisinde takip edilmesi nedeniyle maliyetleri ve giderleri ile karlılık durumlarının da net olarak belirlenemediği anlaşılmaktadır.

Kamu İdaresinin cevabında, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde işletilen sosyal tesislerin kâramacı gütmediği ve iktisadi işletme olmadığı; ayrıca 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Mali kolaylıklar” başlıklı 56’ncı maddesi gereğince genel bütçeye dahil kamu kurum ve kuruluşlarına tanınan mali muafiyetler, istisnalar ve diğer mali kolaylıklardan aynen yararlanılması gerektiği ifade edilmiştir.

Her ne kadar İdare tarafından Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde işletilen sosyal tesislerin kâr amacı gütmediği ve iktisadi işletme olmadığı; ayrıca 2547 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesi gereğince Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmemesi gerektiği ifade edilmişse de; 5520 sayılı Kanun’un yukarıda geçen bir ve ikinci maddeleri gereğince üniversiteye ait ticari işletme olarak işletilen konukevleri, restoran, lahmacun fırını, yüzme havuzu ve spor tesislerinin iktisadi işletme niteliğini haiz olduğu ve Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte, 5520 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde Kurumlar Vergisinden muaf olan kurum, kuruluş ve faaliyetler sayılmış olup üniversite bünyesinde ticari faaliyette bulunan işletmeler bu kapsamda değerlendirilmemiştir. Bu nedenle Kamu İdaresince yapılan açıklamalar bulgu konusu hususu karşılamamaktadır.

Sonuç olarak; Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde işletilen sosyal tesislerin Kurumlar Vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesiyle birlikte mevzuatına göre tutulması gereken defter, belge ve cetvellerin düzenlenmesi ve gelir, gider ve maliyetleri ile karlılık durumlarının Üniversite bütçesinden ayrı bir kodla takip edilmesi gerekmektedir.