3.  Daire  2020/2642 E.  2021/1887 K.

T.C. ADANA BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

İSTEMİN ÖZETİ : Davalı idare ile 01.06.2018 tarihli “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesi imzalayan davacı şirket tarafından, Kamu İhale Kurulu tarafından 20.02.2019 tarihinde yayımlanan 2019/DK.D.48 Sayılı düzenleyici kararda belirtilen “2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisindeki Değişikliklere Bağlı Fiyat Farkı Uygulaması” çerçevesinde fiyat farklarından kesinti yapılmadığının anlaşıldığından ve 4.030.717,08-TL tutarında fazla ödeme yapıldığından bahisle davacının idarede bulunan alacaklarından mahsup edilmek suretiyle tahsil edileceğinin bildirilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın 26.04.2019 tarih ve 11577 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan verilen Adana 1. İdare Mahkemesi’nin 06/10/2020 gün ve E:2019/137, K:2020/935 Sayılı ret kararının; sözleşmeden doğan yükümlülüklerini tam ve eksiksiz bir şekilde ifa ederken imzalanan sözleşme gereği bu güne kadar gerçekleştirilmiş iş bölümlerine ait hakedişlerinin davalı idarece incelendiği ve fiyat farkı olarak hakedişlerinden kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğu, ihale dökümanında ilan edilen sözleşme taslağı ile alakalı herhangi bir değişikliğin bulunmadığı, anılan Bakanlar Kurulu’nun kararından sonra sözleşmenin imzalandığı, sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamayacağı, Kamu İhale Kurulunun düzenleyici kararının geçmişe yönelik uygulanmak istenildiği, kamu ihale kurumunun sözleşmeler düzenlendikten sonra sözleşmelerin yürürlüğünde değişiklik yapmaya yönelik bir yetkisinin olmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.

DAVALI ADANA SU VE KANALİZASYON İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN

SAVUNMASININ ÖZETİ :Dava konusu işlemle davacının herhangi bir menfaatinin ihlal edilmediğinden meşru bir menfaatinin bulunmadığı, ehliyet yönünden davanın reddinin gerektiği, davacı şirket ile imzalanan ihale sözleşmesinin 14.2 maddesinde bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkının hesaplanacağının belirtildiği, 2018/118118 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının uygulandığı dönemde ÖTV’ye ilişkin değişikliklerden kaynaklanan fiyat değişimlerinin hakediş tutarlarına yansıtıldığı, dava konusu işlemin Kamu İhale Kurulu’nca 20.02.2019 tarihinde verilen 2019/DK.D-48 Sayılı Düzenleyici Kamu İhale Kurulu Kararına göre tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Adana Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi’nce işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, davalı idare ile 01.06.2018 tarihli “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesi imzalayan davacı şirket tarafından, Kamu İhale Kurulu tarafından 20.02.2019 tarihinde yayımlanan 2019/DK.D.48 Sayılı düzenleyici kararda belirtilen “2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisindeki Değişikliklere Bağlı Fiyat Farkı Uygulaması” çerçevesinde fiyat farklarından kesinti yapılmadığının anlaşıldığından ve 4.030.717,08-TL tutarında fazla ödeme yapıldığından bahisle davacının idarede bulunan alacaklarından mahsup edilmek suretiyle tahsil edileceğinin bildirilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın 26.04.2019 tarih ve 11577 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesi’nce; ”dava konusu işlemin Kamu İhale Kurulu’nun 20/02/2019 tarih ve 2019/DK.D-48 Sayılı kararına istinaden tesis edildiği, söz konusu kararda sözleşmesinde fiyat farkı hesaplanacağı düzenlenen ve akaryakıt girdisine ilişkin olarak “b1” veya “b3” katsayısı belirlenen hizmet alımları ile yapım işleri sözleşmelerinde, 14.05.2018 tarihli ve 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının uygulandığı dönem için akaryakıt girdisinin nev’ine uygulanan ÖTV’de meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan fiyat farkının, Fiyat Farkına İlişkin Esaslar’ın 5. maddesine göre hesaplanan fiyat farkından bağımsız olarak hangi esaslara göre hesaplanacağının gösterildiği, söz konusu kurul kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava dışı bir şirket tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay’da açılan davada, söz konusu düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle Danıştay 13. Dairesinin 11.09.2019 tarih ve E:2019/2394 Sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği, davalı idare ile davacı şirket arasında imzalanan 01.06.2018 tarihli “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesinin 14.2. Maddesinde, bu sözleşme kapsamında yapılan işler için fiyat farkı hesaplanacağı kuralına yer verildiği, bu haliyle davalı idare tarafından Kamu İhale Kurulu’nun 20/02/2019 tarih ve 2019/DK.D-48 Sayılı kararı uyarınca fiyat farkı hesabı yapılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan davacı şirket tarafından her ne kadar Kamu İhale Kurulunun düzenleyici kararının geçmişe yönelik uygulanmak istenildiği, kamu ihale kurumunun sözleşmeler düzenlendikten sonra sözleşmelerin yürürlüğünde değişiklik yapmaya yönelik bir yetkisinin olmadığı ileri sürülmüş ise de; Kurul kararının, anılan 14.05.2018 tarihli ve 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının nasıl uygulanacağına ilişkin açıklayıcı nitelikte bir düzenleme olduğu, Bakanlar Kurulu kararının uygulandığı dönem için geçerli olduğu belirtildiğinden, bu durumun geriye yürümezlik ilkesinin ihlâli niteliğinde yorumlanamayacağı; geçmişe yürümenin ise, yeni getirilen düzenlemenin eski kural döneminde tamamlanmış ve hukuki sonuçlarını doğurmuş hukuksal durum, ilişki ve olaylara uygulanması durumunda söz konusu olacağı açık olduğundan, Kurul kararının uygulanmasına yönelik dava konusu işlem ile söz konusu ilkenin de ihlâl edilmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53. maddesinde, bu Kanun’a ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na ilişkin bütün mevzuatı, standart ihale dokümanlarını ve tip sözleşmeleri hazırlamak, geliştirmek ve uygulamayı yönlendirmek Kamu İhale Kurumu’nun görev ve yetkileri arasında sayılmış; ayrıca, Kurum’un Kurul kararıyla bu Kanun’un ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin standart ihale dokümanı, tip sözleşme, yönetmelik ve tebliğler çıkarmaya yetkili olduğu; Kurul’un ve Kurum’un yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar alarak kullanacağı kurala bağlanmıştır.

4735 Sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasında ise, sözleşme türlerine göre fiyat farkı verilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite Kamu İhale Kurumunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu kuralına yer verilmiş; 02/07/2018 tarih ve 700 Sayılı KHK’nin 140. maddesiyle, fıkrada yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.

31/08/2013 tarih ve 28751 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2013/5217 ve 2013/5215 Sayılı Bakanlar Kurulu kararları uyarınca yürürlüğe konulan, sırasıyla, 4734 Sayılı Kamu İhale Kanuna Göre İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar ile Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar’ın 5. maddelerinde, fiyat farkı ödenmesine veya kesilmesine esas alınacak formüller ile bu formüllerde yer alan katsayılar ve endeksler tanımlanmış; Yapım İşlerine İlişkin Esasların 6. maddesinin 12, Hizmet Alımlarına İlişkin Esasların ise 7. maddesinin 14. fıkrasında, akaryakıt girdisinin nevine uygulanan Özel Tüketim Vergisinde (ÖTV) değişiklik gerçekleşmesi hâlinde, bu değişikliğin bayi satış fiyatlarında yol açtığı artış veya azalış dikkate alınarak, b (yapım işlerinde “b3”, hizmet alımlarında “b1”) katsayısının hesaplanmasına esas alınan miktarın uygulama ayına karşılık gelen kısmı için bu vergide birim başına meydana gelen değişiklik miktarının, 5. maddeye göre yapılan fiyat farkı hesabından bağımsız olarak ayrıca ödeneceği veya kesileceği kuralına yer verilmiştir.

Bu kapsamda, Kamu İhale Kurulu’nun 06/05/2015 tarih ve 2015/DK.D-86 Sayılı kararıyla, sözleşme konusu iş kapsamında ağırlıklı olarak kullanılan akaryakıt türüne uygulanan ÖTV’de değişiklik meydana gelmesi ve bu değişikliğin de bayi satış fiyatlarında artış veya azalış meydana getirmesi durumunda, söz konusu değişiklikten kaynaklanan fiyat farkının hesaplanmasına ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Fiyat Farkına İlişkin Esasların “Uygulama Esasları” başlıklı maddelerinde ÖTV’den kaynaklı fiyat farkının hesaplanabilmesi için iki şartın bir arada gerçekleşmesi aranmıştır. Birinci şart, ÖTV’de değişiklik olması, ikinci şart ise, bu değişikliğin bayi satış fiyatlarında bir artış veya azalış meydana getirmesidir. Bu şartlar bir arada gerçekleştiğinde, ÖTV’de birim başına meydana gelen değişiklik miktarı, Esasların 5. maddesine göre hesaplanan fiyat farkı hesabından bağımsız olarak ayrıca ödenecek veya kesilecektir.

17/05/2018 tarih ve 30424 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 14/05/2018 tarih ve 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının eki Karar’ın 1. maddesinde ise, “17/05/2018 tarihi itibarıyla bu Karar eki listedeki malların Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunca ilan edilen akaryakıt bayi satış fiyatlarına esas alınan yurtiçi rafineri çıkış fiyatlarında, bu tarihten itibaren, uluslararası petrol fiyatları veya döviz kurlarına bağlı olarak meydana gelecek artış durumunda, söz konusu malların tâbi olduğu özel tüketim vergisi tutarları, gerçekleşen artış tutarı kadar azalış yapılmak suretiyle; uluslararası petrol fiyatları veya döviz kurlarına bağlı olarak meydana gelecek azalış durumunda, söz konusu malların tâbi olduğu özel tüketim vergisi tutarları, 17/05/2018 tarihinde uygulanan özel tüketim tutarlarını geçmeyecek şekilde uygulanır.” kuralına yer verilmiş, ekli listede kurşunsuz benzin, motorin, otogaz dâhil olmak üzere on üç ürüne yer verilmiştir.

Kamu İhale Kurulu’nun 20/02/2019 tarih ve 2019/DK.D-48 Sayılı kararında, 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde ÖTV’ye bağlı fiyat farkı uygulamasına ilişkin olarak “…

2-) Hizmet alımı ile yapım işi sözleşmelerinde, 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının uygulandığı dönem için akaryakıt girdisinin nev’ine uygulanan ÖTV’de meydana gelen değişikliklerden kaynaklanan fiyat farkı hesabının bu Kurul Kararında belirtilen kurallara göre yapılmasına ve Fiyat Farkına İlişkin Esasların 5. maddesine göre hesaplanan fiyat farkından bağımsız olarak kesilmesine; hesaplama neticesinde artı değer bulunması hâlinde herhangi bir işlem tesis edilmemesine,

3-) Bu Kararın, 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararının uygulandığı dönem için geçerli olmasına, bu dönemde ÖTV’de meydana gelen değişiklikler nedeniyle 6/5/2015 tarihli ve 2015/DK.D-86 Sayılı Kurul Kararının uygulanmamasına, anılan Bakanlar Kurulu Kararı hükümlerinin herhangi bir nedenle uygulanmaması durumunda 6/5/2015 tarihli ve 2015/DK.D-86 Sayılı Kurul Kararında yer verilen esasların dikkate alınmasına,

…” karar verilmiştir.

Özet olarak belirtilecek olursa, gerek yapım işlerinde gerekse de hizmet alımlarında yüklenicilere ödenecek veya kesilecek fiyat farkı, yukarıda belirtilen Esaslar’da yer alan iki ayrı düzenlemeye göre hesaplanmaktadır.

Bunlardan birincisi, Esaslar’ın 5. maddesinde yer alan formül çerçevesinde bu formülde yer alan katsayı ve fiyat endeksleri esas alınmak suretiyle yapılan ödeme veya kesinti; diğeri ise, Yapım İşlerine İlişkin Fiyat Farkı Esasları’nın 6. maddesinin 12. ve Hizmet Alımlarına İlişkin Fiyat Farkı Esasları’nın 7. maddesinin 14. fıkrası kapsamında ÖTV’de değişiklik meydana gelmesi ve bunun da bayi satış fiyatlarına artış veya azalış olarak yansıması hâlinde yapılan ödeme veya kesintidir.

Esaslar’ın 5. maddesi çerçevesinde yapılan ödeme veya kesintinin amacı, işin ifası sürecinde işin mahiyetine uygun olarak idare tarafından belirlenecek fiyat endekslerinde meydana gelen artış veya azalışlardan kaynaklı maliyet değişimlerinin ilave ödeme veya kesinti yapılmak suretiyle yüklenicilerin hakediş ödemelerine yansıtılmasıdır. Bu kapsamda, diğer malzemelerin yanında, ihaleyi gerçekleştiren idare tarafından belirlenen (ifa edilen iş içerisinde akaryakıt girdisinin oranını temsil eden) b katsayısı ile (akaryakıta ilişkin üretici fiyatlarındaki değişimi yansıtan) endeks kullanılarak akaryakıt fiyatlarında meydana gelen değişimler de ilave ödeme veya kesinti olarak hakediş ödemelerine yansıtılmaktadır.

Esaslar’ın 5. maddesi çerçevesinde ödenen veya kesilen fiyat farkları dışında, ÖTV’de meydana gelen artış veya azalışlara bağlı olarak akaryakıt fiyatlarında meydana gelen artış veya azalışlardan kaynaklı maliyet değişimlerinin yüklenicilere ayrıca ödenmesi veya kesilmesinin gerekçesi ise, Esasların 5. maddesinde kullanılan akaryakıt girdisine ilişkin endekslerin rafineri çıkış fiyatını esas alan üretici fiyat endeksleri olması ve bu endeksin ÖTV’de yapılan artış veya azalışı yansıtmamasıdır.

2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının temel amacı ise, Karar eki listede yer alan malların EPDK tarafından ilan edilen akaryakıt bayi satış fiyatlarına esas alınan yurt içi rafineri çıkış fiyatlarında, uluslararası petrol fiyatları veya döviz kurlarına bağlı olarak artış meydana gelmesi durumunda, söz konusu malların tâbi olduğu özel tüketim vergisi tutarlarında gerçekleşen artış tutarı kadar azalış yapılmak suretiyle rafineri çıkış fiyatlarındaki bu artışların bayi satış fiyatları üzerindeki etkisini ortadan kaldırmaktır.

Bu uygulama ile, uluslararası petrol fiyatları veya kur artışı dolayısıyla akaryakıt rafineri çıkış fiyatlarında oluşan artışın bayi satış fiyatlarına etkisi ortadan kaldırılarak bayi satış fiyatları sabit tutulmakla birlikte; üretici fiyat endeksleri artmış olduğundan, yüklenicilere Esaslar’ın 5. maddesi çerçevesinde rafineri çıkış fiyatlarındaki artıştan kaynaklı fiyat farkı ödemeleri yapılmaya devam edilmektedir.

Bu durum yüklenicilere fazladan bir ödeme yapılmasına yol açmakla birlikte, gerek fiyat farklarına ilişkin Esaslar’da gerekse de 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararında bu konuda bir düzenleme olmadığı gibi, bu alanda düzenleme yapma konusunda Kamu İhale Kurumuna verilmiş bir yetki de bulunmamaktadır.

Kamu İhale Kurumu’nun, Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar ile Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esasların “Uygulama Esasları” başlıklı maddeleri uyarınca tesis edilen Kurul’un 06/05/2015 tarih ve 2015/DK.D-86 Sayılı kararının uygulanabilmesi için ÖTV’de değişiklik meydana gelmesi ve bu değişikliğin bayi satış fiyatlarında artış veya azalış getirme şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerektiği, ancak 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı hükümlerinin geçerli olduğu dönemde bu kararın uygulanması imkânı bulunmadığından ÖTV’deki değişim nedeniyle fiyat farkı hesaplanmasına ilişkin Kurul kararının tesis edildiği belirtilmiştir.

Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise; sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren norm olarak tanımlanmaktadır (ÖZAY İl Han, Günışığında Yönetim, 2017, İstanbul, s. 426).

İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla genel düzenleyici işlemler), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak tüzük, yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.

17/05/2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, yurtiçi rafineri çıkış fiyatlarında artış veya azalış durumlarına göre ÖTV tutarında değişiklik yapılmak suretiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca ilan edilen bayi satış fiyatlarının değişmemesi sağlanmıştır.

4735 Sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasında fiyat farkı verilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite Kamu İhale Kurumu’nun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nun (Cumhurbaşkanı’nın) yetkili olduğu belirtilmiş olup; 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararına bakıldığında, kararda, fiyat farkına ilişkin olarak bir kesinti veya ödemenin yapılıp yapılmaması noktasında bir iradenin ortaya konulmadığı görülmüştür.

Öte yandan, 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararı sonrasında akaryakıtın tüketici/bayi satış fiyatı aynı kalmasına rağmen, Fiyat Farkına İlişkin Esasların 5. maddesi çerçevesinde yapılan genel fiyat farkı hesabı sonucu yükleniciye fazla ödeme yapılmasının kamu zararına neden olacağı, kamu zararının önlenmesi amacıyla anılan kararın yürürlüğe konulduğu ve bu kararın mevzuatta yer alan hükmün yorumlanması suretiyle tesis edildiği iddia edilmektedir.

Ancak, 4735 Sayılı Kanun’da Kamu İhale Kurumu’na verilen yetki, esas ve usulleri tespite yetkili olan Cumhurbaşkanı’na esas ve usulleri teklif etmekle sınırlı olduğundan, 2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu kararının uygulandığı dönemde, Fiyat Farkına İlişkin Esasların 5. maddelerindeki formüllerle yapılan hesaplamalara göre yüklenicilere fazla ödenen kısmın geri alınmasına ilişkin Kurul kararı, esas ve usulleri tespite yetkili makamın yürürlüğe koyduğu 5. maddelerde yer alan formüllerin dolaylı olarak değiştirilmesi sonucunu doğurduğundan, dava konusu işlemin dayanağı olan Kurul kararının açıklayıcı ve yorumlayacı görev ve yetkisinin kullanılması sonucu tesis edilen bir karar olduğunun kabulüne imkan bulunmamaktadır.

Bu durumda; yukarıda açıklanan hususlar ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı idare ile 01.06.2018 tarihli “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesi imzalayan davacı şirket tarafından, Kamu İhale Kurulu tarafından 20.02.2019 tarihinde yayımlanan 2019/DK.D.48 Sayılı düzenleyici kararda belirtilen “2018/11818 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Çerçevesinde Özel Tüketim Vergisindeki Değişikliklere Bağlı Fiyat Farkı Uygulaması” çerçevesinde fiyat farklarından kesinti yapılmadığının anlaşıldığından ve 4.030.717,08-TL tutarında fazla ödeme yapıldığından bahisle davacının idarede bulunan alacaklarından mahsup edilmek suretiyle tahsil edileceğinin bildirilmesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın 26.04.2019 tarih ve 11577 Sayılı işleminin, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinde bulunmayan bir hesaplama yöntemi ile hukuka ve mevzuata aykırı olarak tesis edildiği ve iptali gerektiği sonucuna varıldığından, aksi yönde verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Adana 1. İdare Mahkemesi’nin 06/10/2020 tarihli ve E:2019/1337, K:2020/935 Sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 1.158,10 TL yargılama giderinin ve 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgili tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 02/11/2021 tarihinde oyçukluğu ile karar verildi.

KARŞI OY: İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararında, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. Maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf isteminin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk tarafından verilen karara katılmıyorum.

 


ÖZET: Adana Bölge İdare Mahkemesi, davacı şirketin, davalı idare ile imzalanan “Araç ve İş Makinesi Kiralama Hizmet Alımı” sözleşmesi kapsamında, Kamu İhale Kurulu’nun 20.02.2019 tarihli düzenleyici kararına dayanarak yapılan fiyat farkı kesintisinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacının 4.030.717,08 TL fazla ödeme yaptığını belirterek, iptal talebini kabul etmiş ve davalı idarenin işlemine karşı davacının lehine karar vermiştir. Ayrıca, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.