ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, sözleşmeli bilişim personelinin daire başkanı olarak görevlendirilmesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırıdır. Kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerini yerine getirecek personelin devlet memuru olması gerektiği belirtilmiş, sözleşmeli personelin bu tür görevlerde bulunamayacağı vurgulanmıştır. Bu nedenle, sözleşmeli personelin belirtilen görevler dışında çalıştırılmaması gerektiği sonucuna varılmıştır.

BULGU: Sözleşmeli Olarak İstihdam Edilen Bilişim Personelinin Bakanlık Merkez Teşkilatı Yönetici Kadrolarında Görevlendirilmesi

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Sözleşmeli olarak istihdam edilen bilişim personelinin daire başkanı kadrosunda görevlendirildiği görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümlere ilişkin genel ilkeleri açıklayan 128’inci maddesinin ilk fıkrasında devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle gördürülmesi hüküm altına alınmıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam Şekilleri” başlıklı 4’üncü maddesinde de Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenlerin memur sayılacağı ve sözleşmeli personelin ise kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri olduğu ifade edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 31’inci maddesinde bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisinin harcama yetkilisi olduğu ve
32’nci maddesinde de harcama yetkililerinin, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumlu olduğu ifade edilmiştir.
17.5.1987 tarih ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 99 Seri No’lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde; bir görevin vekâleten yürütülmesi halinde görevin gerekleri ve nitelikleri değişmeyeceğinden bu görevi vekâleten yürütecek olanların asil memurda aranan şartlara sahip olmaları gerektiği, asilde aranan şartlara sahip vekil memur bulunamadığı takdirde hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir.
657 sayılı Kanuna göre memur ve amir arasında hiyerarşi bulunmaktadır. Dolayısıyla, sözleşmeli personelin memur ve amiri arasında bir hiyerarşik kademeye konulması veya bir memurun amiri olması mevzuat hükümlerine aykırıdır. 657 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklere göre bir memur tarafından yürütülmesi gereken daire başkanlığı görevi vekâleten de olsa sözleşmeli statüsündeki bir personel eliyle yürütülemez. Buna ilave olarak, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince, sözleşmeli personel, kadroya dayalı olarak çalışan devlet memurlarının amiri olarak görev yapamayacaktır. Zira memur ile sözleşmeli personel farklı statülere sahip olup farklı kanunlara tabidirler.
Yapılan incelemede, 31.12.2008 tarih ve 27097 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Büyük Ölçekli Bilgi İşlem Birimlerinde Sözleşmeli Bilişim Personeli İstihdamına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik uyarınca Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan üç sözleşmeli bilişim personelinin, aynı genel müdürlükte daire başkanı olarak görevlendirildiği görülmektedir.
Daire başkanlığı görevi, genel esaslara göre yürütülmesi gereken asli ve sürekli bir görevdir. Harcama biriminde ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından sorumlu olan daire başkanlığı görevinin süreli sözleşmeler ile istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle gördürülmesi mümkün değildir.
Kamu İdaresi cevabında, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğünün Bakanlığın teknik iş ve işlemlerinin yürütüldüğü bir hizmet birimi olduğu, bilgi teknolojileri alanında iş tecrübesi yüksek, bilgi sahibi ve nitelikli yöneticilere ihtiyaç duyulduğu, dolayısıyla teknik personelin sevk ve idaresini yine teknik bilgiye sahip olan kişiler tarafından yürütülmesi gerektiği, bu kişilerin personel ihtiyacından dolayı tedviren daire başkanı olarak görevlendirildiği ve kendilerine yürütmüş oldukları daire başkanlığı görevi için ayrıca bir ücret ödenmeği ifade edilmiştir.
Ancak, genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memuru olmaları gerektiği açıktır. 657 sayılı Kanuna göre memur ve amir arasında hiyerarşi bulunmaktadır. Dolayısıyla, sözleşmeli personelin memur ve amiri arasında bir hiyerarşik kademeye konulması veya bir memurun amiri olması mevzuat hükümlerine aykırıdır. Bu itibarla, 657 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklere göre bir memurca yürütülmesi gereken müdürlük görevinin tedviren de olsa sözleşmeli statüsündeki bir personel eliyle yürütülmesinin hukuken mümkün bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Sonuç olarak; sözleşmeli bilişim personellerinin sözleşmesinde belirtilen görev dışında çalıştırılmaması, bu personelin daire başkanı olarak görevlendirilmemesi ve daire başkanlıklarına yapılan görevlendirmelerin yürürlükte bulunan mevzuatın izin verdiği şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.