2.  İdari Dava Dairesi  2022/487 E.  2022/1390 K.

T.C. İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, İstanbul İli, Arnavutköy Devlet Hastanesinde İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayken, hizmet gereği sözleşmesinin fesih edilmesine ve asli görevine iade edilmesine ilişkin 08.12.2020 tarih ve 21244 Sayılı kararın iptali ile mahrum kaldığı tüm parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İstanbul 11. İdare Mahkemesi’nin 27/10/2021 tarih ve E:2021/48, K:2021/1145 Sayılı kararına karşı davalı tarafça istinaf yoluna başvurularak; davacı hakkındaki iddiaların disiplin ceza zamanaşımına uğramasının olmadığı anlamına gelmeyeceği, işlemin mevzuata uygun olduğu iddiasıyla kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; davacı tarafından, İstanbul İli, Arnavutköy Devlet Hastanesinde İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayken, hizmet gereği sözleşmesinin fesih edilmesine ve asli görevine iade edilmesine ilişkin 08.12.2020 tarih ve 21244 Sayılı kararın iptali ile mahrum kaldığı tüm parasal haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince “Uyuşmazlıkta; davalı idarenin, Sağlık Bakanlığı Hizmet Sözleşmesi’nin 11/2- ( ğ ) maddesinde yer alan “Bakanlık gerekçesini belirtmek kaydıyla süresi bitmeden önce sözleşmeyi feshedebilir” hükmü gereğince davacının sözleşmesini hizmet gereği feshettiği ve davacının eski görev yerine iadesine karar verdiği, ancak Mahkememizin 12/04/2021 tarihli ara kararı ile; İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen 11/11/2019 tarih ve 5589 Sayılı Başhekimlik yazısında yapılan tespitlerle ilgili olarak davacı hakkında somut tespit bulunup bulunmadığının bildirilmesinin ve varsa buna ilişkin tutanak ve belgelerin gönderilmesinin davalı idareden istenilmesine rağmen, davalı idarece davacının sözleşmesinin feshine dayanak alınan sebeplerin somut bilgi veya belge ile ortaya konulmadığı, davacı hakkında geçmiş yıllara ilişkin olarak yapılan inceleme sonrasında 2015 yılı için 30, 2016 yılı için 15, 2017 yılı için 45 ve 2018 yılı için de 15 ihtar puanı verilmesi teklif edilebileceği ancak zamanaşımı nedeni ile teklif edilmediği, bu hususların sözleşmesinin yenilenmesinde değerlendirilmesi yönünde teklif getirilmişse de zamanaşımı nedeni ile ceza puanı teklif edilmeyen ve bu sebeple de yargısal bir denetimden geçmeyen, ceza hukuku kapsamında suç duyurusunda bulunulmayan ya da kamuyu zarara uğrattıkları gerekçesi ile kamu zararı dosyası oluşturulmayan davacının işlediği iddia edilen fiiler nedeni ile davacının sözleşmesinin yenilenmediği görülmüş olup, idarenin yalnızca soyut sebeplere dayanarak sözleşmeyi süresinden önce feshetmesinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun düşmeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine, dolayısıyla da hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin eylem ve işlemleri nedeniyle meydana gelen zararları tazmin sorumluluğu bulunduğu ve davacının sözleşmesinin feshedilerek eski görev yerine iadesine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin isteminin de kabulü ile; iptal kararının niteliği gereği, iptal edilen işlem hukuk aleminde hiç doğmamış gibi eski hâlin iadesi sonucunu doğurduğundan, davacıya eksik ödenen her bir maaşın eksik kalan kısımlarının ödenmesi gereken tarihlerden itibaren, ödemenin yapılacağı tarihe kadar işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/4. maddesinde, “Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.” hükmü düzenlenmiştir.

02/11/2011 tarih ve 28103 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 663 Sayılı Sağlık Alanında Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin “Atama, personelin niteliği ve mali haklar” başlıklı 42.maddesinin 1.fıkrasında; “Bakanlıkta ekli ( II ) sayılı cetvelde belirtilen pozisyonlarda sözleşmeli olarak personel istihdam edilir. Yeni açılacak hastaneler için söz konusu cetveldeki başhekim, başhekim yardımcısı, müdür ve müdür yardımcısı pozisyonu sayıları, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Bakanlıkça %20’ye kadar artırılabilir. Bakanlık ve bağlı kuruluşlarındaki diğer personel 657 Sayılı Kanun ve 4924 Sayılı Kanuna tabi olarak çalışır.” hükmüne; 7.fıkrasında; “Ekli ( II ) sayılı cetvelde yer alan sözleşmeli personelle ilgili bu maddede belirtilen asgari şartların dışında Bakanlıkça ilave nitelik ve şartlar belirlenebilir.” hükmüne; 10.fıkrasında ise; “Ekli ( II ) sayılı cetvelde belirtilen pozisyonlardaki sözleşmeli personelin sözleşmeleri iki yıldan dört yıla kadar yapılabilir ve süre sonunda tekrar sözleşme imzalanabilir. Bu şekilde istihdam edilecek personelle yapılacak sözleşme ekinde kurumsal hedefler ve performans değerlendirme kriterleri de gözetilerek hazırlanan bireysel performans kriterleri ve hedefleri belirtilir. Sözleşme eki performans hedeflerindeki gerçekleşmelere bağlı olarak süresinden önce de sözleşmeler sona erdirilebilir. …” hükmüne yer verilmiştir.

Diğer yandan, davacı ile davalı idare arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 11.maddesinin 2/ğ bendinde “Bakanlık gerekçesini belirtmek kaydıyla süresi bitmeden önce sözleşmeyi fesih edebilir.” kuralına yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı olarak 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel statüsünde görev yaptığı İstanbul Arnavutköy Devlet Hastanesinde ilgili hastanenin 11/11/2019 tarih ve 5589 Sayılı yazısı ile 01/12/2017 tarihinde başhekim olarak göreve başlayan Dr. C.Ş tarafından yapılan değerlendirmelerde; göreve başlamasıyla birlikte 4734 Sayılı KİK kapsamında hastanenin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmet alımlarında belli başlı firmalardan temin edildiğini bazı mal ve hizmet alımlarında edinim maliyetlerin piyasanın üzerinde gerçekleştirildiği, Kanunun ana dokusuna muhalefetten özellikle uzun süreli pazarlık ihalelerinin gerçekleştirildiği bu pazarlık ihaleleri ile doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen alımların özellikle hep aynı firmalardan temin edildiği örnekler verilmek suretiyle bazı alımlarla ilişkili 2013-2018 dönemlerindeki alımlarına ilişkin kamu zararının oluşup oluşmadığı alım yönetmelerinin ve usullerinin mevzuata uygun olup olmadığının incelenmesi talebiyle İstanbul İl Müdürlüğüne yazılı olarak başvurulması neticesinde yapılan inceleme neticesinde ihale komisyonu başkan ve üyeleri ile müdür yardımcısı davacı hakkında Mali yönden işlem yapılmasına gerek olmadığı disiplin yönünden 26/12/2014 tarih ve 12613 Sayılı Bakan onayı ile yürürlüğe giren Hizmet Sözleşmesinin Ek-1 de yer alan “Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, hükmü gereği 2015 yılı için 30, 2016 yılı için 15, 2017 yılı için 45 ve 2018 yılı için de 15 ihtar puanı verilmesi teklif edilecek iken, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun 127. maddesi kapsamında zaman aşımı söz konusu olması nedeniyle söz konusu cezasının verilmediği, kamu zararı oluştuğuna ilişkin bir dosya oluşturulmadığı, iş bu davanın ise davacı tarafından İstanbul İli, Arnavutköy Devlet Hastanesinde İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı olarak görev yapmaktayken, sözleşmesinin fesih edilmesine ve asli görevine iade edilmesine ilişkin 08.12.2020 tarih ve 21244 Sayılı kararın iptali ile mahrum kaldığı tüm parasal haklarının ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta; davacının asli görevinin labaratuvar teknisyenliği olduğu, 663 Sayılı KHK kapsamında idari işler müdür yardımcılığı görevini yürüttüğü, 663 Sayılı KHK ile kişilerin ihtiyaç ve bilgi birikiminden yararlanılması amacı ile gördürülen ikincil görevlere atamalarda idarelerin takdir yetkisinin hukukun temel ilkeleri ile sınırlı olmak üzere daha geniş olduğunun kabulü gerektiği, bu yorumun KHK’nin ruhuna da uygun olduğu açıktır.

Olayda, davacı hakkında geçmiş yıllara ilişkin olarak yapılan inceleme sonrasında 2015 yılı için 30, 2016 yılı için 15, 2017 yılı için 45 ve 2018 yılı için de 15 ihtar puanı verilmesi teklif edilebileceği ancak zamanaşımı nedeni ile teklif edilmediği, bu hususların sözleşmesinin yenilenmesinde değerlendirilmesi yönünde teklif getirildiği, bir fiilin disiplin zamanaşımına uğramış olmasının o durumun hiç olmadığı anlamına gelmeyeceği ancak disiplin yönünden ceza verilememe sonucunu doğurduğu, şayet elde edilen veriler kişinin başarısız ve verimsiz olduğunu gösteriyor ise idarenin bu durumu göz önüne alabileceği, nitekim Sağlık Bakanlığı Hizmet Sözleşmesi’nin 11/2- ( ğ ) maddesinde yer alan “Bakanlık gerekçesini belirtmek kaydıyla süresi bitmeden önce sözleşmeyi feshedebilir” hükmü gereğince davacının sözleşmesini hizmet gereği feshettiği ve davacının eski görev yerine iadesine karar verdiği, idarelerin geniş takdir yetkisi içerisinde ikincil görev olarak bir kişiyi atamasına yargı kararı ile zorlanamayacağı aksi düşüncenin ikinci görev olarak yürütülen işlerin kişiler için kazanılmış hakka dönüşebileceği, oysa davacının asli başka bir görevi bulunduğu ve bu görevine iade edildiği görülmektedir.

Bu durumda, davacının ikinci görev olarak yürüttüğü İdari ve Mali İşler Müdürlüğü görevindeki sözleşmesinin süresinden önce feshedilmesinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, işlemin hukuka uygun olması nedeniyle parasal hakkının bulunmadığı sonucuna varılmakla işlemde hukuka aykırılık aksi yöndeki istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 11. İdare Mahkemesi’nin 27/10/2021 tarih ve E:2021/48, K:2021/1145 Sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 296,30-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 24,00-TL posta gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 162,10-TL istinaf başvurma harcının karar kesinleştiğinde davacıdan tahsili için Mahkemece ilgili vergi dairesine harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta gideri avansından varsa artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 08.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, davacının Arnavutköy Devlet Hastanesinde İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı olarak görev yaparken sözleşmesinin feshedilmesi ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davayı inceledi. Mahkeme, idarenin sözleşmeyi feshetme gerekçelerinin somut bilgi ve belgelerle desteklenmediğini belirterek, işlemin kamu yararı ve hukuka uygun olmadığını tespit etti. Sonuç olarak, davanın reddine ve istinaf başvurusunun kabulüne karar verildi. Davacıdan yargılama giderleri talep edildi ve karar kesinleşti.