|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir bağlı idaresinde sözleşmeli personel ve işçi statüsündeki bireylerin müdür olarak görevlendirildiğini ortaya koymuştur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesi, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler tarafından yürütüleceğini belirtmektedir. Bu bağlamda, sözleşmeli personelin, kamu hizmetlerinin asli ve sürekli görevlerini yürütme yetkisine sahip olmaması gerektiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesi, sözleşmeli personelin belirli alanlarda çalıştırılabileceğini, ancak bu personelin kadro unvanının gerektirdiği niteliklere sahip olmasının zorunlu olduğunu vurgulamaktadır.
Mevzuat hükümleri incelendiğinde, müdürlük gibi üst düzey yönetici pozisyonlarının, yalnızca 657 sayılı Kanun’a tabi devlet memurları tarafından yürütülmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Sözleşmeli veya işçi statüsündeki personelin, memur ve amir pozisyonlarında yer alması, yasal çerçeveye aykırıdır. Ayrıca, bu tür atamaların, kariyer ve liyakat ilkelerini zedeleyerek, kurumsal yapıyı olumsuz etkileyebileceği ve personelin motivasyonunu düşürebileceği düşünülmektedir. Sonuç olarak, işçi ve sözleşmeli personelin müdür kadrosunda görevlendirilmemesi gerektiği, atamaların mevcut mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiği açıktır. Bu durum, kamu kurumlarının etkinliğini ve personel motivasyonunu korumak adına büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Sözleşmeli Personel ve İşçi Statüsündeki Personelin Müdür Olarak Görevlendirilmesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İdare tarafından sözleşmeli personel ile işçi statüsündeki personelin müdür olarak görevlendirildiği tespit edilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “İstihdam şekilleri” başlıklı 4’üncü maddesinde; “Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.
A) Memur: Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler…
B) Sözleşmeli personel: … sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.”
Hükmüne yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Norm kadro ve personel istihdamı” başlıklı 49’uncu maddesinde “.Belediye ve bağlı kuruluşlarında, norm kadroya uygun olarak çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, ekonomi, bilişim ve iletişim, plânlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında avukat, mimar, mühendis, şehir ve bölge plâncısı, çözümleyici ve programcı, tabip, uzman tabip, ebe, hemşire, veteriner, kimyager, teknisyen ve tekniker gibi uzman ve teknik personel yıllık sözleşme ile çalıştırılabilir. Sözleşmeli personel eliyle yürütülen hizmetlere ilişkin boş kadrolara ayrıca atama yapılamaz. Bu personelin, yürütecekleri hizmetler için ihdas edilmiş kadro unvanının gerektirdiği nitelikleri taşımaları şarttır.
Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurlar, belediye başkanının talebi, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle, belediyelerin birim müdürü ve üstü yönetici kadrolarında geçici olarak görevlendirilebilirler.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Diğer yandan, “Tedviren” görevlendirmenin düzenlendiği 99 seri nolu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde ise; asilde aranan şartlara sahip vekil bulunmadığı takdirde hizmetin aksamadan yürütülebilmesi bakımından herhangi bir şekilde boşalmış veya boş bulunan bir görevin öncelikle varsa yardımcıları yoksa asilde aranan şartlara en yakın personel tarafından tedviren gördürülmesi belirtilmiştir.
Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar’ın 6’ncı maddesinde de “İlgililer sözleşmelerinde belirtilen görev dışında başka bir işte çalıştırılamaz.” denilmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerinin yerine getirilmesiyle görevli birim yetkililerinin 657 sayılı Kanun’a tabi devlet memuru olmaları gerektiği açıktır. Söz konusu istihdam ihtiyacı 657 sayılı Kanun’a göre istihdam edilen devlet memurları arasından ya da 5393 sayılı Kanun’un 49’uncu maddesi kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar arasından karşılanmalıdır.
657 sayılı Kanun’a göre memur ve amir arasında hiyerarşi bulunmaktadır. Dolayısıyla sözleşmeli personelin, memur ve amiri arasında bir hiyerarşik kademeye konulması veya bir memurun amiri olması mevzuat hükümlerine aykırı olduğu düşünülmektedir. 657 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler dikkate alındığında, memur tarafından yürütülmesi gereken müdürlük görevi vekaleten veya tedviren sözleşmeli veya işçi statüsündeki bir personel eliyle yürütülemeyeceği anlaşılmaktadır.
İlave olarak yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince; memur, işçi ve sözleşmeli personelin farklı statülere sahip olarak farklı kanunlar çerçevesinde görev yaptıkları düşünüldüğünde sözleşmeli veya işçi personelin devlet memurlarının amiri olarak görev yapamayacağı da anlaşılmaktadır.
İdarenin yönetici kadrolarına yaptığı atamalar incelendiğinde; 4 sözleşmeli personel ile 1 kadrolu işçinin müdür olarak tedviren görevlendirildiği görülmüştür. Bu şekilde bir uygulamanın; 657 sayılı Kanun’un belirttiği kariyer ve liyakat ilkelerini zedelediği, “Belediye ve Bağlı Kuruluşlar ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik” ile yapılan düzenlemeleri devre dışı bıraktığı, kurumsallaşmayı engellediği, kurum içinde mali kontrolü zayıflatıp riskleri çoğalttığı, personelin kariyer planlarını ertelemesi yada bırakması suretiyle personelin motivasyonunda ve veriminde düşüşe sebep olacağı düşünülmektedir.
Sonuç itibarıyla; işçi ve sözleşmeli personelin müdür kadrosunda görevlendirilmemesi, yapılan atamaların yürürlükte bulunan mevzuatın izin verdiği şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.