ÖZET: Su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine yönelik tedbirlerde önemli eksiklikler tespit edilmiştir. 2014 yılında yürürlüğe giren İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği, su idarelerine kayıpları azaltma yükümlülüğü getirmiştir. Yönetmelik, büyükşehir ve il belediyelerinin su kayıplarını 2023 yılı itibarıyla %30, 2028 yılına kadar ise %25 seviyesine indirmesini öngörmektedir. Ancak yapılan denetimlerde, su kayıplarının azaltılmasına yönelik gerekli önlemlerin yeterince uygulanmadığı görülmüştür.

İncelemeler, Yeşilyurt, Battalgazi ve Akçadağ ilçelerinde debimetre eksikliği ve SCADA sisteminin etkin kullanılmaması gibi sorunları ortaya koymuştur. Ayrıca, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) kurulum çalışmaları devam etmekte, ancak hidrolik modelleme ve veri entegrasyonu henüz tamamlanmamıştır. Kaçak su kullanımı denetiminde ise, rutin denetim aşamasına geçilmesine rağmen abonelik iptali için gerekli yönetim kararları alınmamıştır. Bu durum, su yönetiminde stratejik kararların alınmasını zorlaştırmakta ve mevcut su kayıplarının önlenmesini engellemektedir.

Sonuç olarak, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması için mevzuatta belirtilen tedbirlerin eksiksiz bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu adımlar, kurum kaynaklarının daha verimli kullanılmasını sağlayacak ve belirlenen hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunacaktır.

BULGU: Su Kayıp ve Kaçaklarının Önlenmesine İlişkin Tedbirlerde Eksiklikler Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

MASKİ tarafından alınan su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin tedbirlerde bazı eksikliklerin mevcut olduğu görülmüştür.

08.05.2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği’nin “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesiyle; Su idarelerinin su temininde, depolanmasında, iletiminde, dağıtımında ve tüketiminde su kayıplarının azaltılmasına yönelik görev ve sorumlulukları Yönetmelik kapsamına dâhil edilmiştir.

Yönetmelik’in “Su kayıplarının azaltılması” başlıklı 9’uncu maddesiyle; Büyükşehir ve il belediyeleri, su kayıplarını 2023 yılına kadar en fazla %30, 2028 yılına kadar ise en fazla %25 düzeyine indirmekle yükümlü tutulmuştur.

Aynı Yönetmelik’in “Su kayıplarını azaltmak üzere alınacak tedbirler” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasıyla İdarelerin, içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerindeki idari ve fiziki su kayıplarının önlenmesi ile sistemin izlenmesi ve kontrolü için bu Yönetmelik uyarınca çıkarılacak olan Teknik Usuller Tebliği’nde verilen yöntemleri uygulayacağı hüküm altına alınmıştır.

16.07.2015 tarihli ve 29418 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İçme Suyu Temin ve Dağıtım Sistemlerindeki Su Kayıplarının Kontrolü Yönetmeliği Teknik Usuller Tebliği’nin “Genel hükümler” başlıklı 5’inci maddesi uyarınca İdareler, içme-kullanma suyu temin ve

dağıtım sistemlerindeki idari ve fiziki su kayıplarının önlenmesi için idari ve fiziki su kayıplarının ölçüme dayalı olarak belirlenmesini, şebekenin ve sistemin şartnamelere ve uygulama projelerine uygun yapılmasını, kullanılan malzemelerin standartlara uygun olarak temin edilmesini, sistemde ana basınç bölgesi ve alt bölgelerin oluşturulmasını, şebekede etkili bir basınç ve debi yönetimi ile optimum işletme şartlarının sağlanmasını, sistemin izlenmesini, kayıt altına alınmasını ve etkili bir su yönetim sistemini sağlamakla yükümlüdürler.

Bu çerçevede aynı Tebliğ’in “Su Kayıplarının Önlenmesinde İzlenecek Adımlar” başlıklı üçüncü bölümünün 6, 7, 8, 9, 10 ve 11’inci maddeleriyle temin edilen içme suyu hacminin ve debisinin ölçülmesi, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) veri tabanının kurulması, izleme sistemlerinin kurulması (Veri tabanlı izleme ve kontrol sistemi-SCADA), şebekenin hidrolik modellemesinin ve kalibrasyonunun yapılması, şebekelerin sahada alt bölgelere ayrılması, yazılımların ve verilerin, ana veri tabanı ile entegre hale getirilmesi, içme-kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerinin entegre yönetimi ve aktif sızıntı kontrolü ile fiziki kayıpların tespiti ve azaltılması; “Abonelik Hizmetleri ve İzinsiz Su Kullanımı” başlıklı beşinci bölümünün 35 ve 37’nci maddeleriyle de izinsiz su tüketimleri hakkında ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir.

Yukarıda belirtilen Yönetmelik ve Tebliğ hükümleri doğrultusunda İdarenin, su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi ve su kayıplarını, 2028 yılına kadar %25 düzeyine indirmesi gerekmektedir.

Yapılan incelemede;

-Yeşilyurt, Battalgazi ve Akçadağ ilçelerinin tamamında, diğer ilçelerin ise sadece merkezlerindeki terfi ve depo merkezlerinde debimetre bulunduğu; kalan 10 ilçenin merkez dışındaki birimlerinde sarfiyatın yüksek olduğu yerlere öncelik verilmek suretiyle debimetre takılması işlemlerine devam edildiği,

-İçme-kullanma suyu temin ve dağıtım sisteminin uzaktan sevk ve kontrolü için SCADA mevcut olmasına rağmen yukarıda açıklanan nedenle 2.250 adet terfi ve depo merkezinden sadece 1.004’ü için izleme ve kontrol yapılabildiği,

-Coğrafi Bilgi Sistemi kurulması çalışmalarına devam edildiği,

-Hidrolik modellemeye yönelik çalışmaların, henüz tamamlanmadığı,

-Yazılımların ve verilerin, ana veri tabanı ile entegre hale getirilmesi ile ilgili yeni bir yazılım sistemi üzerinde çalışmaların devam edildiği,

-Kaçak su kullanımı denetiminde, ihbar üzerine yapılan denetim aşamasından rutin denetim aşamasına geçildiği; kullanım miktarları, kullanan bağımsız birim sayısı ile abone sayısının karşılaştırılmak suretiyle denetim faaliyetlerinin belirlendiği,

-Su bedeli ödenmeden yapılan kullanımlarda abonelik iptaline yönelik kriterler için henüz Yönetim Kurulu kararı alınmadığı,

anlaşılmıştır.

Tüm terfi ve depo merkezlerinde debimetre olmaması, tüketilen suyu ölçülebilir hale getirmemekte; SCADA siteminin de tam anlamıyla çalışmasına engel teşkil etmekte ve anlık su dağıtım ve tüketimleri tüm merkezler itibariyle görülememektedir. Bu durum, içme- kullanma suyu temin ve dağıtım sistemlerinin modellenmesini (Hidrolik modelleme), dolayısıyla sistemin yönetimi ile ilgili stratejilerin belirlenmesini engellemektedir. CBS’nin etkin bir şekilde çalışmaması, su dağıtımı altyapı ve üst yapı tesislerinin izlenmemesine yol açmaktadır. Bunun yanında sistem yazılımlarının entegre olmaması da su yönetiminde topyekün bir çalışmanın önüne geçmektedir. Mevcut durum, su yönetimi ile ilgili süreçlerin sağlıklı bir şekilde işletilmesini engellemekte ve kaçak su kullanımları ile şebekeden kaynaklı su kayıplarının tam anlamıyla önüne geçememekte; su kayıp oranlarındaki 2023 yılı hedefi dahi tutturulamamaktadır.

Diğer taraftan hem İdare açısından ana gelir kaynağı olan, hem de kontrolsüz, kaçak ve usulsüz su tüketiminin önüne geçilmesi suretiyle su kaybını önleyen tüm kullanımların aboneliğe bağlanmasına ve abonelerin borç ödemesinin sağlanmasına ilişkin tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanma aşamasına gelmemesi de mevcut su kaybına katkıda bulunmaktadır.

Kamu İdaresince Kahramanmaraş depremleriyle şehrin altyapısının önemli ölçüde zarar görmesi ve yeni rezerv ve yerleşim alanlarının tayini sonucu içmesuyu arzına ilişkin iş yükünün artması nedeniyle takibe konu 109 bölgenin ancak 27’sinin izole edilebildiği, izole bölgeler baz alınarak hidrolik model çalışmalarına başlanıldığı, basınç kontrol odalarıyla ilgili çalışmaların devam ettiği, yeni yapılan hat ve yapıların, CBS sistemine işlendiği ve eski hat ve yapıların sayısallaştırılarak CBS sistemine entegre edilmesine ve zarar gören altyapıların yenilenmesine devam edildiği belirtilse de; su kayıp ve kaçaklarının önlenmesine ilişkin süreç henüz tamamlanmamıştır.

Bu itibarla, su kayıp ve kaçaklarının azaltılması, bu suretle Kurum kaynaklarının daha verimli kullanılması ve Yönetmelik’te hedeflenen kayıp seviyesine ulaşılabilmesi için mevzuatta belirtilen çalışmaların tamamlanması için azami gayretin gösterilmesi gerekmektedir.