|
ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, sulama kooperatifleri ve sulama birliklerinden kaynaklanan alacakların muhasebe kayıtlarında yer almadığını ve bu alacakların tahsili için gerekli yasal işlemlerin başlatılmadığını ortaya koymuştur. Yapılan incelemelerde, 2020 yılına ait 467.157.598,00 TL tutarındaki alacakların 2021 yılında da kayıtlara geçirilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, kooperatifler ve sulama birlikleri ile Devlet Su İşleri (DSİ) arasında imzalanan sözleşmelerde, ödenmeyen taksitlerin tahsil edilmesi için yasal süreçlerin başlatılması gerektiği belirtilmesine rağmen, bazı bölge müdürlüklerinin yalnızca ödeme emri göndermekle yetindiği görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, muhasebe sisteminin etkinliğini sağlamak amacıyla kamu hesaplarının düzenli bir şekilde tutulmasını ve raporlanmasını öngörmektedir. Mali tabloların, kamu idarelerinin mali durumu ve performansı hakkında doğru bilgi sunması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, alacakların muhasebeleştirilmesi ve raporlanması işlemlerinin, ilgili mevzuat ve muhasebe standartlarına uygun olarak gerçekleştirilmesi önemlidir. Ayrıca, alacakların takibi ve tahsil süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi için bir sistem oluşturulması gerektiği ifade edilmektedir. Kurumun, alacakların izlenebilirliğini sağlamak ve tahsilat süreçlerini etkin bir şekilde yönetmek amacıyla gerekli önlemleri alması gerektiği değerlendirilmektedir. |
BULGU: Sulama Kooperatifleri ve Sulama Birliklerinden Olan Alacakların Muhasebe Kayıtlarında Yer Almaması ve Tahsili İçin Gerekli Yasal İşlemlerin Başlatılmaması
2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
Kurumun sulama kooperatifleri, sulama birlikleri, kalkınma kooperatifleri gibi kurumlardan olan alacaklarının muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.
Bölge müdürlüklerinde gerçekleştirilen incelemelerde yeraltı suyu sulama kooperatifleri, sulama birlikleri, yerüstü suyu sulama kooperatifleri ve kalkınma kooperatifleri gibi kurumlardan olan alacakların mevcut olduğu, 2020 yılı Sayıştay Mali Raporunda da konu edilen 467.157.598,00 TL alacak tutarının 2021 yılında da Kurumun muhasebe kayıtlarında raporlanmadığı görülmüştür.
Diğer yandan hem kooperatifler hem de sulama birlikleri ile DSİ arasında imzalanan sözleşme ve protokollerde zamanında ödenmeyen taksitler için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı ve yasal faizi ile birlikte tahsil edileceğine ilişkin hükümler mevcut olmasına rağmen, bazı bölge müdürlükleri tarafından sadece ödeme emri gönderilmesi ya da borç bildiriminde bulunulması ile yetinildiği, sözleşme ve protokol hükümlerine uyulmadığı tespit edilmiştir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe sistemi” başlıklı 49’uncu maddesinde; “Muhasebe sistemi; malî raporların düzenlenmesi ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacak ve karar, kontrol ve hesap verme süreçlerinin etkili çalışmasını sağlayacak şekilde kurulur ve yürütülür. Kamu hesapları, kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemler ile garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” Aynı Kanun’un “Kamu gelir ve giderlerinin yılı ve mahsup dönemi” başlıklı 51’inci maddesinde; “Kamu gelir ve giderleri tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterilir. Bütçe gelirleri tahsil edildiği, bütçe giderleri ise ödendiği yılda muhasebeleştirilir. Kamu hesapları malî yıl esasına göre tutulur. Malî yılın bitimine kadar fiilen yapılmış olan ödemelerden mahsup edilememiş olanların, ödenekleri saklı tutulmak suretiyle, mahsup işlemleri malî yılın bitimini izleyen bir ay içinde yapılabilir.” şeklindeki düzenlemelerle muhasebe sisteminin temel ilkeleri ortaya konulmuştur.
Mali tabloların sunulmasına ilişkin ilkeleri belirleyen 1 No’lu Devlet Muhasebesi Standardı’nda da malî tabloların amacı belirtilmiştir. Buna göre, Kurumca düzenlenen malî tabloların amacı, idarenin malî durumu, performansı ve nakit akışları hakkındaki bilgileri sağlamaktır. Malî tablolar, kamu idarelerinin kaynaklarının dağılımı ve kullanımını, faaliyetlerinin nasıl finanse edildiği ve nakit ihtiyacının nasıl karşılandığını, faaliyetlerini finanse edebilme ve sorumlulukları ile taahhütlerini yerine getirebilme yeteneğini, malî durumu ve malî durumundaki değişiklikleri, faaliyetlerindeki performans, etkinlik ve başarısını, kendilerine sağlanan kaynakları bütçelerine uygun ve yasal şekilde kullanıp kullanmadıklarını, malî işlemlerinde saydam olup olmadıklarını gösterir.
Bu nedenle malî tabloların, kullanıcıların karşılaştırma yapabilmelerini mümkün kılmak için önceki dönemin verilerini de içermeleri ve açıklamaları ile birlikte herkes tarafından anlaşılmalarını sağlayacak şekilde hazırlanmaları gerekir. Ancak bu şekilde malî tablolar, kamu idarelerinin varlıkları, yükümlülükleri, öz kaynakları, gelirleri, giderleri ve nakit akışları hakkında tam ve doğru bilgi verebilir.
Buna göre, kurulacak muhasebe sistemi, malî raporların düzenlenmesi ve kesin hesabın çıkarılmasına temel olacaktır. Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır. Bu amaçla; görev, yetki ve sorumlulukların açık olarak tanımlanması, kamu hesaplarının standart bir muhasebe sistemi ve genel kabul görmüş muhasebe prensiplerine uygun bir muhasebe düzenine göre oluşturulması, hükümet politikaları, kalkınma planları, yıllık programlar, stratejik planlar ile bütçelerin hazırlanması, yetkili organlarda görüşülmesi, uygulanması ve uygulama sonuçları ile raporların kamuoyuna açık ve ulaşılabilir olması gerekir.
Mali tabloların, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri uyarınca tüm mali işlemleri içerecek şekilde düzenlenerek hesap ve kayıt düzeninde saydamlık, açıklık ve hesap verme sorumluluğunun yerine getirilmesini temin etmek üzere;
– Kurumun cari ve geçmiş dönem alacaklarına ilişkin muhasebeleştirme ve raporlama işlemlerini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği ile muhasebe standartlarının öngördüğü şekilde yürütmesi, alacakların takip ve tahsil süreçlerinin tahakkuk esaslı tek bir sistem üzerinden yürütülmesi,
– Alacakların tarh, tahakkuk ve tahsilinde görevli olanların hesap verme sorumluluklarını gösterecek şekilde mahiyetlerine göre ilgili hesaplara doğru tutarda kaydedilmesi, bu kapsamda tahsilata ilişkin alındıların, Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nde belirtilen mali bilgileri içerecek şekilde düzenlenmesi,
– Alacakların dönem, konu ve sorumlular bazında izlenebilir olmasına imkan verecek bir kayıt düzeninin oluşturulması,
– Alacakların takipsiz kalmasının önlenmesi için, Kurum tarafından etkili bir takip sisteminin kurulması gerektiği,
Değerlendirilmektedir.