ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları kapsamında yapılan incelemede, bir belediye şirketinin şüpheli ticari alacaklar için gerekli karşılıkları ayırmadığı belirlenmiştir. 1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nde, şüpheli ticari alacakların tanımı yapılmakta ve bu alacaklar için karşılık ayrılmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Şirketin, tahsili şüpheli hale gelmiş 11.427.447,16 TL tutarındaki alacaklar için herhangi bir karşılık ayırmaması, mali tablolarında 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabı ve 654 Karşılık Giderleri Hesabı’nın eksik görünmesine yol açmıştır.

Mevzuat gereği, tahsilatı şüpheli olan alacaklar için ihtiyatlılık ilkesi doğrultusunda karşılık ayrılması gerektiği ifade edilmektedir. Dava veya icra aşamasında bulunan, protesto edilmiş veya birden fazla talep edilmiş alacaklar, şüpheli ticari alacaklar arasında yer almakta ve bu alacaklar için karşılık ayrılması, finansal tabloların güvenilirliğini artırmaktadır. Ayrıca, Vergi Usul Kanunu’na göre şüpheli alacaklar için karşılık ayrılması zorunlu olmamakla birlikte, bu durum işletmenin finansal sağlığını etkileyen önemli bir unsurdur.

Sonuç olarak, şüpheli ticari alacaklar için karşılık ayrılması, muhasebe uygulamalarının temel ilkelerinden biri olup, işletmenin finansal durumunu doğru bir şekilde yansıtması açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Şüpheli Ticari Alacaklar İçin Karşılık Ayrılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket tarafından şüpheli hale gelen bazı ticari alacaklar için karşılık ayrılmadığı tespit edilmiştir.

1 Sıra No’lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’nin eki Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve Hesap Planı Açıklamaları’nda;

128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabının, ödeme süresi geçmiş bu nedenle vadesi bir kaç defa uzatılmış veya protesto edilmiş, yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış senetli ve senetsiz alacakları kapsadığı,

129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabının; şüpheli ticari alacaklar için ayrılan karşılıkları kapsadığı, hesaplanan karşılık tutarının 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabına alacak, 654 Karşılık Giderleri Hesabına borç olarak kaydedileceği; şüpheli alacağın tahsiline bağlı olarak, tahmin olunan zararın kısmen ya da tamamen gerçekleşmemesi halinde, gerçekleşmeyen kısmın 644 Konusu Kalmayan Karşılıklar Hesabına alacak, 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabına da borç kaydedileceği ifade edilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca şüpheli ticari alacaklar; dava ve icra safhasında bulunan alacaklar ile yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan ve dava veya icra takibine konu edilmeyecek kadar düşük meblağlı alacaklardan oluşmakta olup tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacaklar için ihtiyatlılık ilkesi gereğince karşılık ayrılmalıdır. Alacağın tahsili veya tahsil edilemeyeceğinin kesinleşmesi durumunda ise 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına alacak kaydedilmelidir. Şüpheli hale gelen alacakla ilgili olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca karşılık ayrılması zorunlu olmayıp ihtiyaridir.

Yapılan incelemede, tahsili şüpheli hale gelmiş olan 11.427.447,16 TL şüpheli ticari alacak için karşılık ayrılmadığı tespit edilmiştir. Bu durum 2024 yılı mali tablolarında 129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı Hesabı ve 654 Karşılık Giderleri Hesabının 11.427.447,16 TL eksik görünmesine neden olmuştur.

Sonuç olarak, muhasebenin amacının, finansal tablo kullanıcılarına doğru ve güvenilir bilgi sunmak olduğu ve ihtiyatlılık ilkesinin amacının işletme faaliyetlerinde var olan belirsizlik ve riskler ile ilgili olarak gerekli önlemlerin alınması olduğu göz önünde bulundurulduğunda, şüpheli ticari alacaklar için karşılık ayrılması gerektiği değerlendirilmektedir.