|
ÖZET: Tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ve gecikme cezalarına ilişkin alacakların muhasebeleştirilmediği ve mali tablolarda raporlanmadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımını sağlamak amacıyla mali işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasını zorunlu kılmaktadır. İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 53. maddesi, işsizlik sigortası primleri ve gecikme zamlarını İşsizlik Sigortası Fonunun gelirleri arasında saymakta, bu alacakların muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarda yer alması gerektiğini vurgulamaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumu, işsizlik sigortası primlerinin toplanmasından ve ilgili kayıtların tutulmasından sorumludur. Ancak, tahakkuk eden ancak henüz tahsil edilemeyen primler ve gecikme cezalarıyla ilgili olarak ne yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Protokolde yapılan değişiklikle, tahakkukların Fona aylık olarak bildirilmesi gerekliliği kaldırılmıştır. Kamu İdaresi, SGK’nın primlerin takibi ve tahsili konusundaki yetkilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, işsizlik sigortası primleri ve gecikme zamlarının muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarda doğru bir şekilde yer alması için Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, tahsil edilemeyen alacaklarla ilgili bilgileri zamanında İşsizlik Sigortası Fonuna bildirmesi gerekmektedir. Bu durum, 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun bir mali yönetim sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: Tahsil Edilememiş İşsizlik Sigortası Primleri ve Gecikme Cezalarından Kaynaklanan Alacakların Muhasebeleştirilmemesi ve Mali Tablolarda Raporlanmaması
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları
Tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarından kaynaklanan alacakların muhasebeleştirilmediği ve mali tablolarda raporlanmadığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 1’inci maddesinde, Kanun’un amacının, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek olduğu ifade edilmiştir.
Kanun’un 50’nci maddesinde ise bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirileceği, bütün mali işlemlerin muhasebeleştirilmesinin ve her muhasebe kaydının belgeye dayanmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu hükümler gereğince, tüm mali işlemlerin zamanında muhasebeleştirilmesi ve mali tablolar aracılığıyla raporlanması gerekmektedir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamları İşsizlik Sigortası Fonunun gelirleri arasında sayılmıştır. Bu itibarla, işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarından henüz tahsil edilememiş tutarların, 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre İşsizlik Sigortası Fonunun alacağı olarak muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarında raporlanması gerekmektedir.
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun “İşsizlik Sigortası Primleri ile Sosyal Güvenlik Primlerine İlişkin Hükümler” başlıklı 49’uncu maddesinde, işsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve işyeri bazında kayıtların tutulmasından, toplanan primler ile uygulanacak gecikme cezası ile gecikme zammının Fona aktarılmasından, teminat ve hakedişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Güvenlik Kurumunun görevli, yetkili ve sorumlu olduğu; Sosyal Güvenlik Kurumunun bir ay içinde tahsil ettiği primler ile gecikme cezası, gecikme zammını ayrı ayrı göstermek suretiyle tahsil edildiği ayı izleyen ayın onbeşine kadar Fona aktaracağı; uygulamaya ilişkin hususların Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kurum arasında düzenlenen bir protokol ile belirleneceği ifade edilmiştir.
Tahsil edilen primler ile gecikme cezası, gecikme zammının tahsil edildiği ayı izleyen ayın onbeşine kadar İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılacağı belirtilmiş, tahakkuk eden ancak henüz tahsil edilememiş primler ile gecikme cezası, gecikme zammına ilişkin ne yapılması gerektiği belirtilmemiştir. Uygulamaya ilişkin hususların düzenlendiği Protokolde 01.01.2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere yapılan değişiklikle, tahakkukların Fona aylık olarak bildirileceğini belirten düzenleme kaldırılmıştır.
Kamu İdaresince, SGK’nın, primlerin takip ve tahsil görevinin kendilerine verilmesi gerekçesiyle Kanun’da bir değişiklik yapılması, eğer Kanun’un söz konusu işleme cevaz verdiği değerlendiriliyorsa iki kurum arasındaki veri paylaşımını düzenleyen Protokolde bir değişiklik yapılması gerektiği yönünde görüş bildirdiği; İç Denetim Biriminin görüşünde söz konusu alacakların muhasebeleştirmesine ve mali tablolarında raporlamasına Kanun’un cevaz vermediği, primlerin tahsiline ilişkin iş ve işlemlerin SGK tarafından yürütüldüğünden, primlere ilişkin muhasebe kayıtlarının da SGK’nın mali tablolarına yansıtıldığı ifade edilmiştir. Ancak Kurumun geliri niteliğindeki prim ve ceza tutarlarının 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak Kurum mali tablolarında yer alması gerekmektedir.
Bu itibarla, henüz tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarına ilişkin gerçekleşme bilgilerinin, İşsizlik Sigortası Fonu tarafından 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarında raporlanabilmesi için zamanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Fona bildirilmesinin sağlanması gerekmektedir.