ÖZET: Tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ve gecikme cezalarına ilişkin alacakların muhasebeleştirilmediği ve mali tablolarda raporlanmadığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini sağlamak amacıyla mali işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasını zorunlu kılmaktadır. İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 53. maddesi, işsizlik sigortası primleri ve gecikme zamlarını İşsizlik Sigortası Fonunun gelirleri arasında saymakta ve bu alacakların muhasebeleştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Sosyal Güvenlik Kurumu, işsizlik sigortası primlerinin toplanmasından ve ilgili kayıtların tutulmasından sorumlu olup, tahsil edilen primlerin ve gecikme cezalarının belirli bir süre içinde Fona aktarılması gerekmektedir. Ancak, tahakkuk eden ancak henüz tahsil edilemeyen primler ve gecikme cezaları ile ilgili ne yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Kamu idaresi, bu alacakların muhasebeleştirilmesi için gerekli verilerin Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan talep edildiğini belirtmiştir.

Sonuç olarak, tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ve gecikme zamlarına dair bilgilerin, 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak zamanında muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarda raporlanabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından düzenli veri paylaşımının sağlanması önem arz etmektedir.

BULGU: Tahsil Edilememiş İşsizlik Sigortası Primleri ve Gecikme Cezalarından Kaynaklanan Alacakların Muhasebeleştirilmemesi ve Mali Tablolarda Raporlanmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Sosyal Güvenlik Kurumları

Tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarından kaynaklanan alacakların muhasebeleştirilmediği ve mali tablolarda raporlanmadığı görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 1’inci maddesinde, Kanun’un amacının, kalkınma planları ve programlarda yer alan politika ve hedefler doğrultusunda kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolü düzenlemek olduğu ifade edilmiştir.

Kanun’un 50’nci maddesinde ise bir ekonomik değerin yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirileceği, bütün mali işlemlerin muhasebeleştirilmesinin ve her muhasebe kaydının belgeye dayanmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu hükümler gereğince, tüm mali işlemlerin zamanında muhasebeleştirilmesi ve mali tablolar aracılığıyla raporlanması gerekmektedir.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamları İşsizlik Sigortası Fonunun gelirleri arasında sayılmıştır. Bu itibarla, işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarından henüz tahsil edilememiş tutarların, 5018 sayılı Kanun hükümlerine göre İşsizlik Sigortası Fonunun alacağı olarak muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarında raporlanması gerekmektedir.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun “İşsizlik Sigortası Primleri ile Sosyal Güvenlik Primlerine İlişkin Hükümler” başlıklı 49’uncu maddesinde, işsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve iş yeri bazında kayıtların tutulmasından, toplanan primler ile uygulanacak gecikme cezası ile gecikme zammının Fona aktarılmasından, teminat ve hakedişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından, yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Güvenlik Kurumunun görevli, yetkili ve sorumlu olduğu; Sosyal Güvenlik Kurumunun bir ay içinde tahsil ettiği primler ile gecikme cezası, gecikme zammını ayrı ayrı göstermek suretiyle tahsil edildiği ayı izleyen ayın onbeşine kadar Fona aktaracağı; uygulamaya ilişkin hususların Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kurum arasında düzenlenen bir protokol ile belirleneceği ifade edilmiştir.

Tahsil edilen primler ile gecikme cezası, gecikme zammının tahsil edildiği ayı izleyen ayın on beşine kadar İşsizlik Sigortası Fonuna aktarılacağı belirtilmiş, tahakkuk eden ancak henüz tahsil edilememiş primler ile gecikme cezası, gecikme zammına ilişkin ne yapılması gerektiği belirtilmemiştir. Uygulamaya ilişkin hususların düzenlendiği Protokol’de 01.01.2017 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere yapılan değişiklikle, tahakkukların Fona aylık olarak bildirileceğini belirten düzenleme kaldırılmıştır.

Kamu idaresi bulgu konusu hususa ilişkin olarak, tahakkuk eden işsizlik sigortası primlerine ilişkin verilerin SGK’dan talep edildiğini, konu ile ilgili yazışmaların yapıldığını, söz konusu yazılara istinaden SGK Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünden 05.03.2025 tarihli ve 113265998 sayılı yazı ile bildirilen alacak tutarlarının 998.99.01-Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından Takip Edilen İşsizlik Sigortası Prim Alacağı ve 999- Diğer Nazım Hesaplar Karşılığı Hesabı kullanılarak kayda alındığını, düzenli aralıklar ile veri paylaşımının devam etmesinin beklendiğini belirtmiştir. Ancak 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamları İşsizlik Sigortası Fonunun gelirleri arasında sayıldığından işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarından henüz tahsil edilememiş tutarların İşsizlik Sigortası Fonunun alacağı olarak muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarında raporlanması gerekmektedir.

Bu itibarla, henüz tahsil edilememiş işsizlik sigortası primleri ile gecikme zamlarına ilişkin gerçekleşme bilgilerinin, İşsizlik Sigortası Fonu tarafından 5018 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak muhasebeleştirilmesi ve mali tablolarında raporlanabilmesi için zamanında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Fona bildirilmesi ile veri paylaşımının düzenli olmasının sağlanması gerekmektedir.