ÖZET: Tahsili şüpheli hale gelen alacaklarla ilgili muhasebe kayıtlarının eksikliği, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Bakanlığa bağlı döner sermayeli işletme birimlerinde, ticari ve diğer alacakların tahsilatında sorunlar yaşanmakta, bu alacaklar 128-Şüpheli Ticari Alacaklar ve 138-Şüpheli Diğer Alacaklar hesaplarında izlenmemektedir. 26509 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, bu hesapların hangi durumlarda kullanılacağını belirlemekte ve tahsil edilememe ihtimali doğduğunda karşılık ayırma işleminin yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Denetim sırasında, birçok döner sermayeli işletmede, tahsil edilemeyen alacakların kaydedilmediği ve bu alacaklar için karşılık ayrılmadığı tespit edilmiştir. Özellikle, gerçek kişilerden alacaklar ve kiracılardan tahsil edilemeyen kira alacakları, ilgili hesaplara aktarılmamıştır. Bu durum, muhasebe uygulamalarında ihtiyatlılık ilkesinin göz ardı edildiğini göstermektedir.

Kamu İdaresi, bu bulgular ışığında il sağlık müdürlüklerine gerekli talimatları vermiştir. Dolayısıyla, ticari ve diğer alacakların muhasebe sistemine uygun bir şekilde kaydedilmesi, mali tabloların doğruluğu ve güvenilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: Tahsili Şüpheli Hale Gelen Alacaklarla İlgili Muhasebe Kayıtlarının Yapılmaması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Bakanlığa bağlı döner sermayeli işletme birimlerinin uhdesinde olan ticari ve diğer alacaklardan tahsili şüpheli hale gelenler 128-Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı veya 138- Şüpheli Diğer Alacaklar Hesabında izlenmemekte ve bunlar için karşılık ayırma işlemi yapılmamaktadır.
01.05.2007 tarih ve 26509 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Döner Sermayeli İşletmeler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 128-Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabının niteliğini düzenleyen 109’uncu maddesinde; hesabın, işletmelerin mal ve hizmet satış faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ve ödeme süresi geçmiş, bu nedenle vadesi bir kaç defa uzatılmış veya protesto edilmiş, yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış alacakların izlenmesi için kullanılacağı belirtilmektedir.
Aynı Yönetmelik’in 138-Şüpheli Diğer Alacaklar Hesabının niteliğine ilişkin 121’inci maddesinde; hesabın, ödeme süresi geçmiş bu nedenle vadesi birkaç defa uzatılmış veya yazı ile birden fazla istenmiş ya da dava veya icra safhasına aktarılmış diğer alacakların izlenmesi için kullanılacağı ifade edilmektedir.
Yine bahsi geçen Yönetmelik’in 111, 123 ve 433’üncü maddelerinde; şüpheli ticari ve şüpheli diğer alacaklar hesabında izlenen tutarların tahsil edilememe ihtimalinin kuvvetlenmesi halinde karşılık ayırma işlemi yapılacağı düzenlenmektedir.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükümleri kapsamında, muhasebe işlemlerine dair yerinde denetim çalışmaları sırasında ve muhasebe sistemi üzerinden yapılan incelemelerde Bakanlığa bağlı döner sermayeli işletmeler ve işletme birimlerinin büyük çoğunluğunda;
– Önemli bir kısmı 120.11-Gerçek Kişilerden Alacaklar Hesabında kayıtlı, tahsili gerçekleştirilememiş, birkaç defa yazıyla istenmiş ve yine bir kısmı dava veya icra safhasına gelmiş kişi bazlı alacak tutarlarına rastlanmış ancak bu safhaya gelinen tutarların,
– Bakanlığa bağlı il müdürlükleri ve sağlık tesislerinde yer alan kantin ve benzeri ticari alanların kiracılarından geçmişe dönük vadesi geçmiş, birkaç defa yazıyla isteme ve dava yahut icra safhasına geçilen kira alacaklarının,
ilgisine göre 128-Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı ile 138-Şüpheli Diğer Alacaklar hesabına aktarılmadığı tespit edilmiştir.
Diğer yandan, söz konusu ticari ve diğer alacakların bir kısmının tahsil edilmeme olasılığı kuvvetlendiği halde, bu alacaklar için karşılık ayırma işleminin yapılmadığı da görülmektedir. Ancak GYMY ve DSİBMY’nin ilgili hükümlerinde de geçtiği üzere, muhasebe uygulamasında muhtemel risklere ve olaylara karşı karşılık ayrılması ihtiyatlılık kavramının bir gereğidir.
Kamu İdaresi cevabından bulguda yer alan tespit ver değerlendirmelere iştirak edilerek, bahsi geçen hususların giderilebilmesi adına il sağlık müdürlüklerine talimat verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bahsi geçen ticari ve diğer alacakların muhasebeye uygun şekilde kaydedilmesi ve söz konusu tutarlar bakımından mali tabloların tamlık, doğruluk ve uygunluk koşullarını sağlaması gerekmektedir.