ÖZET: 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir İlçe Belediyesi ile diğer kamu idareleri arasında gerçekleştirilen taşınmaz tahsis işlemlerinin muhasebe kayıtlarının yapılmadığını ortaya koymuştur. Bu durum, bilançoda söz konusu varlıklara dair eksik ve güvenilir olmayan bilgiler sunulmasına yol açmaktadır. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, kamu idarelerinin taşınmazlarını birbirlerine tahsis edebilmesine olanak tanımaktadır. Ancak, tahsis edilen taşınmazların muhasebeleştirilmesi, bu kaynakların doğru bir şekilde raporlanması açısından kritik öneme sahiptir.

Yapılan incelemelerde, 54 bağımsız birim taşınmazın diğer kamu kurumlarına tahsis edildiği, bunlardan yalnızca 41’inin muhasebe kayıtlarına alındığı, 13 taşınmazın ise kaydedilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, tahsisli taşınmazların tesliminde tutanak düzenlenmediği ve tahsis amacına uygun kullanılıp kullanılmadığına dair denetimlerin eksik olduğu anlaşılmıştır. Yerinde yapılan tespitlerde, 27 taşınmazdan 5’inin kullanılmadığı ve üzerinde yapı bulunmadığı belirlenmiştir.

Kamu idaresinin, tahsis edilen taşınmazlara ilişkin muhasebe kayıtlarını sunduğu belirtilse de, bu kayıtların eksik olduğu görülmüştür. Genel kabul gören muhasebe ilkeleri gereği, kamu idarelerinin varlıklarının gerçek durumunu mali tablolarda yansıtması ve taşınmazların mülkiyet ile kullanım durumlarına dair kayıtların mevzuata uygun şekilde tutulması gerekmektedir.

BULGU: Tahsis Edilen Taşınmazların Muhasebe Kayıtlarının Yapılmaması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Kamu İdaresi ile diğer kamu idareleri arasında tahsis işlemine konu edilen taşınmazlar, muhasebe kayıtlarına alınmadığından bilançonun söz konusu varlıklara ilişkin tam ve güvenilir bilgi sunmadığı görülmüştür.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 47’nci maddesinde kamu idarelerinin, kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazları birbirlerine tahsis edebileceği hüküm altına alınmıştır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinde de benzer bir düzenleme ile belediyelere kendilerine ait taşınmazları diğer kamu idarelerine tahsis etme yetkisi verilmiştir.
Tahsis işleminin konusu olan taşınmaz mal, kamu hizmetinin ifası amacıyla ilgili idarenin kullanımına bırakıldığından tahsis yapan ve yapılan idarelerin, bu kaynakların tam ve doğru olarak raporlanmasını teminen tahsis işlemini muhasebeleştirmesi gerekmektedir.
Nitekim Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 188 ve 192’nci maddelerinde de tahsis edilen taşınmazların niteliğine göre, 250 Arazi ve Arsalar Hesabı veya 252 Binalar Hesabı’nda takip edileceği hükmüne yer verilmiştir. Anılan Yönetmelik’in 189 ve 193’üncü maddelerinde ise tahsis işleminin muhasebe kayıtlarının nasıl yapılacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Yönetmelik’te belirtilen bu hükümlere göre; Kamu İdaresi tarafından tahsis edilen arsa ve arazilerin, kayıtlı değerleri üzerinden 250.02 Arazi ve Arsalar Hesabı’na alacak, 500.11 Net Değer Hesabı’na borç kaydedilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede 54 adet bağımsız birim (arsa-arazi) taşınmazın diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edildiği bunlardan 41 adet tahsisin 250 Arazi ve Arsalar Hesabı’na (250.02. Kamu İdaresinin Tahsis Ettiği Taşınmazlar) kaydedildiği, kalan 13 taşınmazın ise muhasebe kayıtlarına tahsisli taşınmazlar olarak kaydedilmediği tespit edilmiştir.
Ayrıca, Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Tahsis ve Devri Hakkında Yönetmelik’in 24’üncü maddesinin birinci bendine göre, tahsisli taşınmazların tutanak düzenlenmeden teslim edildiği; aynı Yönetmelik’in “Tahsisin Kaldırılması” başlıklı 9’uncu maddesinin 1/(b) bendinde belirtilen hüküm gereğince tahsis amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı, maliki kamu idaresinin izni olmaksızın üçüncü kişilere kullandırılması ve (c) bendinde belirtilen hükme göre ise boş bırakılıp bırakılmadığına ilişkin denetimlerde 54 adet taşınmazdan 27 adet arsa ve araziye ilişkin tahsis amacına uygun kullanılıp kullanılmadığına yönelik tespitler yapılmış olup, kalan 27 adet taşınmaza ilişkin tespitlerin ise yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yerinde tespit tutanağı tutulan 27 adet taşınmaz içinden, 5 adet taşınmazın kullanılmadığı; tespit tarihi itibarıyla üzerinde herhangi bir yapı olmadığı görülmüştür. Tahsis amacına uygun kullanılmayan bu taşınmazlara ilişkin ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Kalan 27 adet taşınmaza ilişkin olarak tahsis tarihinden itibaren tahsis amacına uygun kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir çalışma ise yapılmamıştır.
Kamu idaresi cevabında; Belediye tarafından tahsis edilen ve tahsisli kullanılan taşınmazlara ilişkin muhasebe kayıtlarının gönderildiği belirtilmiştir. Ancak söz konusu kayıtların muhasebe kayıtlarında yer almayan 13 adet taşınmaza ait olmadığı görülmüştür.
Muhasebenin genel kabul görmüş bir ilkesi olan tam açıklama kavramı gereği Kamu İdaresi varlıklarının gerçek durumunun mali tablolarda yer alması ve taşınmazların mülkiyet ve kullanım durumlarına ilişkin muhasebe kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılması gerekmektedir.