ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, kamu idareleri tarafından tahsisli olarak kullanılan taşınmazların muhasebe kayıtlarının yapılmadığını ortaya koymuştur. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 5393 sayılı Belediye Kanunu, kamu idarelerinin taşınmazları tahsis etmesine olanak tanımaktadır. Ancak, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nde belirtilen kurallar doğrultusunda, bu taşınmazların ilgili varlık hesaplarında izlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Yapılan denetimlerde, kamu idaresinin tahsisli olarak kullandığı yedi taşınmazın mali tablolarda yer almadığı tespit edilmiştir. Bu durum, Belediyenin 2024 yılı bilançosunun güvenilirliğini zedelemekte ve ilgili hesapların doğru bilgi sunmasını engellemektedir. Kamu İdaresi, gerekli işlemlerin yapıldığını belirtmiş olsa da, bu işlemlerin mevzuata uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Taşınmazların yönetimi ve kontrolü açısından, muhasebenin temel ilkelerinden biri olan tam açıklama ilkesine uygun kayıt düzeninin oluşturulması gerekmektedir. Bu sayede, tahsisli taşınmazların gerçek durumu mali tablolarda doğru bir şekilde yansıtılacak ve kamu kaynaklarının etkin yönetimi sağlanacaktır.

BULGU: Tahsisli Kullanılan Taşınmazların Muhasebe Kayıtlarının Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kamu İdaresi tarafından tahsisli olarak kullanılan taşınmazların ilgili varlık hesaplarında izlenmediği görülmüştür.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 47’nci maddesinde; kamu idarelerinin, kanunlarında belirtilen kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla mülkiyetlerindeki taşınmazları birbirlerine tahsis edebileceği hüküm altına alınmıştır. Benzer bir düzenleme 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 75’inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile belediyelerin kendilerine ait taşınmazları, asli görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak kamu kurum ve kuruluşlarına devredebileceği veya süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere tahsis edebileceği şeklinde yapılmıştır.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin, “Maddi Duran Varlıklar Hesap Grubuna İlişkin İşlemler” başlıklı 187’nci maddesinin 5’inci fıkrasında; kamu idarelerince tahsisli olarak kullanılanların yardımcı hesaplar itibarıyla izleneceği belirtilmiş ve 188,189, 190, 191, 192 ve 193 ve 203’üncü maddelerinde tahsisli kullanılan taşınmazların niteliklerine göre, 250 Arazi ve Arsalar Hesabı, 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hesabı veya 252 Binalar Hesabı’nda, ayrılması gereken amortisman tutarlarının ise Muhasebat Genel Müdürlüğünün Amortisman ve Tükenme Paylarına ilişkin 47 sıra numaralı Genel Tebliği’nin “Tahsisli Taşınmazların Amortisman İşlemleri” başlıklı 7’nci maddesi gereği tahsisli kullanan idare tarafından 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabı’nda, bu hesaplar karşılığında da 500 Net Değer Hesabı’nda izlenmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Anılan Yönetmelik’e göre 2024 yılı Mahalli İdareler Detaylı Hesap Planı’nda ilgili varlık hesapları itibarıyla 03 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar, bu hesaplar karşılığı 500 Net Değer Hesabı itibarıyla da, 12 Tahsisli Kullanılan Taşınmazlar şeklinde ikinci düzey alt kodlara yer verilmiştir.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin taşınmaz işlemlerinin incelenmesi neticesinde tahsisli kullanılan 7 taşınmazın yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri çerçevesinde mali tablolarda izlenmediği tespit edilmiştir.

Tahsisli kullanılan taşınmazların muhasebeleştirilmemesi sonucunda Belediyenin 2024 yılı Bilançosu, söz konusu taşınmaz hesapları alt kodlarında ve 257 Birikmiş Amortismanlar Hesabı ile 500 Net Değer Hesabı alt kodları itibariyle doğru ve güvenilir bilgi sunmamaktadır.

Kamu İdaresi cevabında gerekli işlemlerin gerçekleştirildiği belirtilmiş olmakla birlikte kullanıldığı belirtilen menkul kodların İdarenin emlak servisinin otomasyon sistemine ilişkin kodlar olduğu ve bulgu konusu edilen hususa ilişkin bir işlemin yapılmadığı anlaşılmıştır.

Kamu İdaresi tarafından taşınmazların yönetimi ve kontrolü için muhasebenin temel kavramlarından olan tam açıklama kavramı gereği tahsisli kullanılan taşınmazlarla ilgili farklı bir kayıt düzeninin bulunduğu ve bu durumdaki taşınmazlara ilişkin yapılacak kayıtların mevzuata uygun olarak düzenlenmesi, varlıkların gerçek durumunun mali tablolarda yer almasının sağlanması gerekmektedir.